Deniz kaplumbağalarının ölüm nedenleri araştırıldı.

Ege denizi kıyılarında ağırlıklı olarak İribaşlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil deniz kaplumbağasından (Chelonia mydas) oluşan 397 karaya vurma vakası kaydedildiği açıklandı.

Deniz kaplumbağalarının ölüm nedenleri araştırıldı.
Deniz kaplumbağalarının ölüm nedenleri araştırıldı.

Ege denizi kıyılarında ağırlıklı olarak Iribaşlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil deniz kaplumbağasından (Chelonia mydas) oluşan 397 karaya vurma vakası kaydedildiği açıklandı.

Prof. Dr. Oğuz Türkozan (Aydın ADÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü), Sezgin Karaman (Hakkari Yüksekova Meslek Yüksekokulu), Prof. Dr. Eyüp Başkale (Denizli Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü), Ayfer Şirin (İstanbul Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü) ve Bahattin Sürücü (Aydın Kuşadası EKODOSD) iş birliğiyle hazırlanan deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarında ki ölçüm nedenleri araştırıldı.

Yapılana araştırma sonucunda şunlar belirtildi:

Uzun vadeli karaya vurma verileri, deniz kaplumbağalarının kıyı ekosistemlerindeki mevsime ve yaşam evresine özgü hassasiyetlerini anlamak için kritik öneme sahiptir. Bu çalışma; tür kompozisyonu, mevsimsellik ve ölüm nedenlerindeki eğilimleri belirlemek amacıyla Kuşadası Körfezi'nden elde edilen 18 yıllık (2007–2024) ve Patara'dan alınan 6 yıllık (2019–2024) verileri değerlendirmektedir.

397 DENİZ KAPLUMBAĞASI KARAYA VURDU

Toplamda, ağırlıklı olarak Iribaşlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil deniz kaplumbağasından (Chelonia mydas) oluşan 397 karaya vurma vakası kaydedilmiştir. Karaya vurma vakaları zaman içinde önemli ölçüde artış göstermiş; yıllar arasında belirgin değişkenlikler ve özellikle Kuşadası Körfezi içinde belirgin mekansal kümelenmeler gözlemlenmiştir.

İNSAN FAALİYETLERİNİN YOĞUN OLDUĞU BÖLGELERDE ÖLÜM ARTIŞLARI YAŞANDI.

İncelenen kaplumbağaların yaklaşık yarısında görünür bir dış yaralanma olmaması, ölümlerin genellikle balıkçılık faaliyetleriyle etkileşim veya su altında kalmaya zorlanma gibi dolaylı stres faktörlerinden kaynaklandığını düşündürmektedir. Mevsimsel eğilimler ve boyut dağılımları, riskin kıyıdaki insan faaliyetlerinin yoğunlaştığı sıcak aylarda daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, belgelenen karaya vurma artışı; bölgesel denizel mekansal planlama ve kıyı yönetimi için gerekli olan kanıta dayalı bilgilerin sağlanmasında, uzun süreli vatandaş bilimi ve kurumsal ağların kritik rolünü vurgulamaktadır."