Bodrum’da Kılıçdaroğlu tepkisi ve demokrasi yürüyüşü
Bodrum Siyasi Partiler Platformu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik “Mutlak Butlan” tartışmaları ve kayyum iddialarına karşı basın açıklaması, yürüyüş ve eylem düzenledi.
Platform tarafından yapılan açıklamada, halk iradesine yönelik anti-demokratik müdahalelere karşı demokrasiye sahip çıkılması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir düzende, halkın iradesine vurulmak istenen hiçbir kelepçeyi ve hiçbir kayyum zihniyetini kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bodrum Hilmi Uran Meydanı’Nda toplanan yaklaşık 200 kişi slogan atarak Belediye Meydanı’ na yürüdü. Direne direne kazanacağız, Hain Kemal, Onlar gidecek biz geleceğiz, faşizme karşı omuza sloganlarının atıldığı yürüyüşte tatilcilerde eylemcilere alkışlarla destek verdi.
Belediye Meydanı’Nda yapılan açıklamayı Yusuf Uyan okudu Uyan açıklamasında şunları söyledi;
“HALKIN İRADESİNE, DEMOKRATİK HAKLARA VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE SAHİP
ÇIKACAĞIZ!
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından CHP yönetimine ilişkin verilen “mutlak butlan”
kararı; yalnızca bir partiye dönük hukuki bir müdahale değil, Türkiye’de siyasal yaşamın
tamamını dizayn etmeye yönelik açık bir rejim hamlesidir.
İktidarını toplumsal rızayla sürdüremeyen AKP, devletin bütün imkanlarını kullanarak
muhalefeti etkisizleştirmeyi, toplumu korku ve baskıyla teslim almayı hedeflemektedir.
Türkiye uzun süredir anayasal düzenin fiilen askıya alındığı, hukukun kişilere ve siyasi
ihtiyaçlara göre işletildiği bir dönemin içindedir. İktidarını korumayı her şeyin üstünde gören
anlayış; emeğiyle yaşayan milyonların yoksulluğunu, işsizliğini ve geleceksizliğini çözmek
yerine baskıyı derinleştirmeyi tercih etmektedir.Bağımsız yargı değil iktidar tarafından alındığı herkesçe bilinen bu karar, Türkiye’nin tüm ilerici birikimine, demokratik değerlerine, hukuk devleti ilkesine ve emekçilere karşı sürdürülen Karşı Devrim teşebbüsünün en ciddi saldırılarından biridir. Trump’ı ve dünyanın bütün karanlık güçlerini arkasına alan iktidar, halkın iradesine, halk egemenliğine karşı giriştiği bu mücadelede başarılı olamayacak.
Bugün siyaset alanında CHP ile devam eden bu süreç; yarın işçilerin grevlerine, sendikal haklara,
üniversitelere, basına ve toplumun tüm örgütlü kesimlerine dönük saldırılar olarak
büyüyecektir. Çünkü emekçilerin itiraz etmediği, halkın susturulduğu bir düzen yaratılmak
istenmektedir.
Ancak bu ülkenin emekçileri, gençleri, kadınları ve demokrasi güçleri bu karanlığa mahkum
değildir.
Baskıyla kurulan hiçbir düzen kalıcı olmamıştır.
Halktan kopmuş hiçbir iktidar zorbalıkla ayakta kalamamıştır.
Bugün ihtiyaç olan şey; korkuya teslim olmak değil, dayanışmayı ve ortak mücadeleyi
büyütmektir. İşyerlerinde, kampüslerde, mahallelerde ve yaşamın her alanında demokrasiye,
özgürlüğe ve halkın örgütlü gücüne sahip çıkmaktır.
Bu ülkenin işçileri susarsa; yarın yalnızca siyasi partiler değil, sendikalar da fiilen kapatılacak, grev hakkı tamamen ortadan kaldırılacak, fabrikalarda, OSB’lerde, depolarda, hastanelerde kölelik düzeni derinleşecek.
Ülkenin geleceğini saraylarda kurulan siyasi hesaplar değil; emekçilerin, halkın ve örgütlü
toplumsal mücadelenin iradesi belirleyecektir.
Bizler Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri olarak;
Ülkenin siyasal yaşamını yargı kararlarıyla dizayn etmeye çalışan bu anlayışı kabul
etmiyoruz. Halkın iradesini, toplumsal muhalefeti ve örgütlü mücadeleyi baskıyla teslim alma
girişimlerine karşı sessiz kalmayacağız.
Çünkü biliyoruz:
Bu karanlığı dağıtacak olan sarayların gücü değil, halkın birleşik mücadelesidir.Faşizmin inşasına geçit vermeyelim!
Mutlak butlan kararına karşı demokrasi, özgürlük, seçme ve seçilme hakkı için mücadele edelim! ”





