İkizköy Akbelenli Esra Işık adliye önünde isyan etti "KÖYLÜLERİN ZEYTİNLİKLERİNİ YAŞAMLARINI GELECEĞİNİ BİR ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKMEK BU KADAR KOLAYMI KÖYLÜLERE REVAMI"
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen’de acele kamulaştırma nedeniyle keşfi amaçlı köylerine gelen heyete tepki göstermesi nedeniyle tutuklanan ve 42 gün cezaevinde kalan 26 yaşındaki Esra Işık’ın davası bugün Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Esra Işık’ın yurt dışı yasağı kaldırıldı, dava 22 Haziran tarihine ertelendi.
“Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla yargılanan Işık’ın davasının ikinci duruşması Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülürken, duruşma öncesinde çevreciler, İkizköylüler ve farklı illerden gelen destekçileri Milas Adliyesi önünde bir araya geldi.
Sloganlar eşliğinde adliye önüne gelen kalabalık, “Esra için adalet, Türkiye için adalet istiyoruz” ve “Adalet bir gün hepimize lazım olacak” sözleriyle destek mesajı verdi. Duruşmaya katılan çevreciler ve İkizköylüler, Esra Işık’ın yanında olduklarını belirterek yargılamanın adil şekilde sonuçlanmasını istedi.
İlk duruşmada tutukluluğunun devamına karar verilen Esra Işık, 11 Mayıs’ta verilen kararla adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmişti. Toplam 42 gün cezaevinde kalan Işık hakkındaki yargı süreci ise devam ediyor.
Esra Işık’ın avukatları, davada savunma delilleri toplanmadan mütalaa verilmesine tepki gösterirken, protestoların merkezinde yer alan acele kamulaştırma kararının Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunduğunu hatırlatmıştı.
Milas Adliyesi’nde görülen duruşmada mahkemeden çıkacak karar merakla beklenirken, destekçileri de duruşmayı yakından takip etti.
KEŞKE ESRA’YA EV HAPSİ VERSEYDİNİZ
Milas Adliyesi’nde bugün görülen davaya Esra Işık, annesi İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık, Aydın, Denizli, Muğla ili ve ilçelerinden gelen çevre örigütleri ile Esra Işık’ın avukatları Arif Ali Cangı, İpek Sarıca ve İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz katıldı. Sefa Yılmaz duruşmanın başında yaptığı konuşmada " keşke Esra Işık a yurtdışına çıkış yasağı koyacağınıza, ev hapsi yani köyden çıkış yasağı koysaydınız. Böylece söz konusu şirket Esra yı evinden, köyünden çıkaramazdı" demesi gülümsemelere yol açtı.
ESRA’NIN CEZALANDIRILMASI DEĞİL ÖDÜLLENDİRİLMESİ GEREKİRDİ
Avukat Arif Ali Cangı duruşma sonrası adliye önünde yaptığı açıklamada “22 Haziran'da Esra ışık ile ilgili karar duruşması yapılacağını belirterek biz hukuku ve Esra'yı savunmaya devam edeceğiz insanlığın binlerce yıllık kazanımları var insanların yaşadığı bölgede yaşama hakları olduğunu ve bunları savunmaya hakları olduğunu anlattık anlatmaya devam edeceğiz ve bu savunmaların kamu yararına olduğunu anlattık Esra'nın suçlu değil ödülünü ödüllendirilmesi gereken bir yaşam savaşçısı olduğunu söyledik” diye konuştu.
ESRA GÖZYAŞLARI İÇİNDE KONUŞTU HERKESİ AĞLATTI
Esra Işık adliye önünde Necati dedesinin nasırlı ellerini tutarak ve gözyaşları içinde yaptığı konuşmada herkesi ağlattı.
TERTEMİZ BİR MÜCADELE VERİYORUZ
Esra Işık şunları söyledi:
“Köyümüz için memleketimiz için toprağımız için bir mücadele veriyoruz tertemiz bir mücadele veriyoruz ve buradan soruyoruz memleketimizi sevmek suç mu toprağını yurdunuz sevmek suç mu evini barkını köylünü köyünü sevmek suç mu yetiştirdiğin zeytin ağacını sevmek sahip çıkmak suç mu bunlar suç mu önce bunu söyleyin bize ben sadece kendi toprağıma sahip çıkmadım ben sadece kendim memleketime sahip çıkmadım ben bu ülkenin bir karış toprağı için canımı bile veririm dedim veririm de yargılamalar bizim için önemli değil bizim için önemli olan bu memleketin dimdik ayakta kalması toprağının yaşaması zeytinin yaşaması köylüsünün mağdur edilmemesi yerlerde sürüklenmemesi yaşadığı topraklardan sürülmemesi emeğinin çalınmaması ben bu köylülerimizin nasıl ve ellerine sahip çıktım benim dedem Necati dedem, yıllarca emek verdi o ağaçları sırtında taşıdığı kovalarla suladı ayağında bir tane ayakkabı bir tane pabuç yokken çarık yokken yetiştirdi o ağaçları bu kadar kolay mı “
KÖYLÜLERİN ZEYTİNLİKLERİNİ YAŞAMLARINI GELECEĞİNİ BİR ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKMEK BU KADAR KOLAYMI KÖYLÜLERE REVAMI
Işık açıklamasının devamında ise “Bu emeklerimize bu nasırlı elleri bu çektiğimiz çilelerin bir anda hepsini yok etmek silmek bu kadar kolay mı bir şirkete peşkeş çekmek bu kadar kolay mı kolay mı ya ben buraya cenazemizin acısıyla da geldim , 100 yaşında kaybettik koca ninemizi köyümüzün zeytinlerimizin talan edilmesini görerek gitti koca ninemiz öyle koyduk toprağın bağrına ve biz yine kocan ninemizi toprağa koyarken yine ninemizin bir gün kemiklerini başka bir yere taşımak zorunda kalır mıyız diye düşündük ağladık bu ülkede yaşayan bu vatandaşlara bu köylere bu reva mıdır bu topraklarda üreten bizlere bizlere köylülere bu acizliği yaşatanlara reva mıdır bunu soruyoruz toprağımızı savunmak suç değil ama yargılayacaksınız yargılayın biz toprağımız için canımızı bile veririz ben bu ülkenin biri genciyim geleceğim sadece kendi geleceğimi değil bu memleketin geleceğini savunuyorum başka hiçbir derdim yok benim emeğimi yok etmeye çalışan ömrümden çalan geleceğime evime bakıma sırtına çökmeye çalışan şirketlerden başka bir derdim yok biz ülkemizin kalkınmasını istemiyorsun biz en çok biz isteriz ama bu yapılanlar sadece şirketlerin çıkarları içindir bu ülkenin kalkınması için değildir duyun artık bu feryadımızı” diyerek sözlerini tamamladı.





