Acele kamulaştırmaya direnen Esra Işık’ın duruşması yine ertelendi

Muğla’nın Milas ilçesinde ki İkizköy Akbelen ve 7 köyde acele kamulaştırılmak istenen  679 parselin keyfi sırasında bilirkişi heyetine tepki göstrmesi nedeniyle 42 gün tutuklu kalan Esra Işık’ın yargılanmasına bugün Milas 3. Asliye Cöeza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşma ertelendi. Esra Işık adilye önünde yaptığı konuşmada “Bizler bu memleketin topraklarını savunmayı onurumuz olarak görüyoruz. Bu toprakları savunmak haysiyetimizi savunmaktır. Topraklarımızı savunmak, memleketimizi savunmak, onurumuzu savunmaktır. Bizler onurumuzu da, toprağımızı da, köyümüzü de, memleketimizi de savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Acele kamulaştırmaya direnen Esra Işık’ın duruşması yine ertelendi
Acele kamulaştırmaya direnen Esra Işık’ın duruşması yine ertelendi

Muğla’nın Milas ilçesinde ki İkizköy Akbelen ve 7 köyde acele kamulaştırılmak istenen  679 parselin keyfi sırasında bilirkişi heyetine tepki göstrmesi nedeniyle 42 gün tutuklu kalan Esra Işık’ın yargılanmasına bugün Milas 3. Asliye Cöeza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşma ertelendi. Esra Işık adilye önünde yaptığı konuşmada “Bizler bu memleketin topraklarını savunmayı onurumuz olarak görüyoruz. Bu toprakları savunmak haysiyetimizi savunmaktır. Topraklarımızı savunmak, memleketimizi savunmak, onurumuzu savunmaktır. Bizler onurumuzu da, toprağımızı da, köyümüzü de, memleketimizi de savunmaya devam edeceğiz” dedi.

 

Duruşma 6 Temmuz 2026 saat 14.00’e ertelenmesine karar verildi.

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Akbelen, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacahisar ve Karadam köylerinde 679 parsel için çıkarılan ve Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi (YK Enerji) tarafından işletilen linyit termik santrali ile ilişkili olduğu öne sürülen kamulaştırma kararında keşif yapılırken köylülerle keşif heyetine  tepki gösteren ve 42 gün tutuklu kalan Esra Işık’ın yargılanmasına bugün devam edildi.

Milas 3. Ceza Mahkemesi, 1 Mayıs’ta Esra Işık hakkında yurt dışına çıkma yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye kararı vermişti.

Esra Işık’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması ise 1 Haziran’da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü.

Mahkeme heyeti, Esra Işık’ın adli kontrol şartının ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar vermiş, davayı ise 22 Haziran saat 10.00’a ertelemişti.

Bugün görülen duruşma öncesi yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri, Esra Işık’a destek olmak amacıyla Milas Adliyesi önünde bir araya geldi. Yurttaşlar, “Esra’ya özgür berat” ve “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları attı.

Esra’ya destek amacıyla Muğla ili ve ilçeleri ile  İzmir, Aydın , Ordu, Denizli ve Antalya illerinden çevre örgütleri geldi.

Mahkeme, duruşmanın 6 Temmuz 2026 tarihinde saat 14.00’te görülmesine karar verdi.

Esra Işıt adliye önünde şu açıklamayı yaptı:

Esra Işık, Milas Adliyesi önünde duruşma sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

AKBELEN DEMEK MEMLEKET DEMEK

“Bana duruşmada destek vermek için Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biz ve sizler, bu haklılığımızı, acele kamulaştırmaya karşı zeytinlerimizi ve topraklarımızı korumak için verdiğimiz mücadeleyi eninde sonunda kazanacağız.

BİZLER BU MEMLEKETİN GERÇEK SAHİPLERİYİZ

Akbelen demek memleket demek. Akbelen’e köylüler bu kadar canhıraş sarıldığı, bütün bedelleri ödemeyi göze aldığı ve bu mücadeleyi buraya kadar taşıdığı için kazanmamızı istemiyorlar. Çünkü Akbelen’in kazanması demek diğer köylere örnek olması demektir. Ezilen köylülere, ezilen köylere örnek olacaktır. Bunun için kazanmamızı istemiyorlar. Bu memleket umutlansın istemiyorlar. Ama biz umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz. Bizler bu memleketin gerçek sahipleriyiz.

Bugün verdiğimiz mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koyduk. Sadece burada köylüler yok; başka köylerden, başka şehirlerden gelen onlarca insanımız var. Biz defalarca şunu söyledik: Acele kamulaştırma kararı Akbelen’de uygulanırsa bunun devamı gelecek.

Geçtiğimiz yaz şirketlerin yasası Meclis’ten geçirilmeye çalışılırken direndik. ‘Eğer bu yasa geçerse, biz köylüler olarak mağdur olacağız, toprağımızdan olacağız, memleketimizden olacağız, yerimizden yurdumuzdan olacağız, evsiz barksız kalacağız’ demiştik. Aradan daha bir yıl geçmeden evimiz, barkımız, her şeyimiz kamulaştırıldı; el konulmaya çalışıldı.

Şu anda Yatağan’ın Turgut Mahallesi’nde de benzer kamulaştırmalar başladı. Köylülerin çığlıklarını duyuyoruz. Bizim çığlığımızı duyacaksınız, köylüleri duyacaksınız.

TOPRAKLARIMIZI SAVUNMAK, MEMLEKETİMİZİ SAVUNMAK, ONURUMUZU SAVUNMAKTIR.

Bizler bu memleketin topraklarını savunmayı onurumuz olarak görüyoruz. Bu toprakları savunmak haysiyetimizi savunmaktır. Topraklarımızı savunmak, memleketimizi savunmak, onurumuzu savunmaktır. Bizler onurumuzu da, toprağımızı da, köyümüzü de, memleketimizi de savunmaya devam edeceğiz.

Bizim tek bir derdimiz var; topraklarımız şirketlerin ve maden patronlarının eline peşkeş çekilmesin. Bu ülkenin insanları patronlardan daha değerli değil mi? Bu ülkenin toprakları patronlardan daha değerli değil mi?

Şirketlerin kasasına üç kuruş daha fazla girecek diye bizim mezarlarımızı mı tarumar edeceksiniz? Şirketler daha da zengin olacak diye, patronlar daha hızlı zengin olacak diye köyleri yerinden yurdundan mı edeceksiniz? Köyleri yoksullaştırmaktan, mülksüzleştirmekten utanmıyor musunuz? Utanmıyor musunuz?

Ne olur, memleketimiz bu feryadımı duysun. Bizler bu ülkenin ayakta kalmasını isteyen köylüleriz. Başka bir şey istemiyoruz.”