Esra Işık’ın yargılanmasına yarın devam edilecek, Uluslararası Af Örgütü’nden açıklama var

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı  İkizköy Akbelen’de acele kamulaştırılan arsaların keşfi sırasında bilirkişi heyetine sarf ettiği sözler nedeniyle  42 gün cezaevinde kaldıktan sonra salıverilen Esra Işık’ın yargılanmasına yarın Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesi’Nde devam edilecek.

Esra Işık’ın yargılanmasına yarın devam edilecek, Uluslararası Af Örgütü’nden açıklama var
Esra Işık’ın yargılanmasına yarın devam edilecek, Uluslararası Af Örgütü’nden açıklama var

Yarın yapılacak duruşma öncesi Uluslararası Af Örgütü yazılı açıklama yaparak Esra Işık’a destek verdi, açıklamada şunlar denildi.

26 yaşındaki çevresel insan hakları savunucusu Esra Işık, Türk Ceza Kanunu’nun 265. ve 125. Maddeleri uyarınca “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla yargılanıyor. Işık, Muğla’ya bağlı İkizköy de dahil Akbelen Ormanı çevresindeki köyleri etkileyen acele kamulaştırma kararına karşı barışçıl bir protestoya katılmasının ardından 30 Mart’ta gözaltına alındı. 42 gün cezaevinde tutuldu. Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine serbest bırakıldı ancak hakkındaki dava devam ediyor. 22 Haziran 2026 tarihinde üçüncü duruşması görülen davanın bir sonraki duruşması 6 Temmuz 2026 tarihine ertelendi. Esra Işık, yalnızca haklarını kullandığı için gözaltına alınmış ve yargılamaya maruz bırakılmıştır. Esra Işık’a yöneltilen tüm suçlamalar derhal düşürülmelidir.

26 yaşındaki çevre savunucusu Esra Işık, 30 Mart 2026 tarihinde Muğla’nın Milas ilçesinde altı köyü etkileyen bir acele kamulaştırma kararı bağlamında keşif yapmak üzere bölgeye gelen bilirkişi heyetine karşı barışçıl bir protestoya katıldığı için gözaltına alındı. Daha sonra “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” (TCK Madde 265) ve “kamu görevlisine hakaret” (TCK Madde 125) suçlarından tutuklandı. Davanın 27 Nisan 2026 tarihinde görülen ilk duruşmasında, mahkeme Işık’ın tutukluluğunun devamına kararı verdi; ancak Esra Işık, 11 Mayıs 2026 tarihinde Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından serbest bırakıldı. Davanın üçüncü duruşması 22 Haziran 2026 tarihinde görüldü ve 6 Temmuz'a ertelendi.

30 Mart günü saat 19.30 civarında bir bilirkişi heyeti, 649 parsel arazi ve mülklerle ilgili acele kamulaştırma kararı bağlamında bölgede keşif yapmak üzere Karacahisar Mahallesi’ne geldi. Keşifler son derece sıkışık bir zaman diliminde ve karardan etkilenen arazi sahipleri ile yasal temsilcilerinin anlamlı katılımı olmadan gerçekleştirildi.

Resmi tutanağa göre, bir hakim, bir zabıt katibi ve mahkemenin görevlendirdiği bilirkişilerden oluşan heyet akşam saatlerinde bölgeye geldi. Süregelen kamulaştırma uyuşmazlıkları nedeniyle bölgede toplanan yerel halk, üzerinde yazı ve ibare olmayan, şirkete ait olduğunu düşündükleri bir araçla karşılaştı.

İkizköy muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Esra Işık da olay sırasında bölgede bulunan kişiler arasındaydı. Uluslararası Af Örgütü tarafından incelenen olay görüntülerinde, Esra Işık’ın da aralarında bulunduğu mahalle sakinlerinin, üzerinde tanıtıcı bir işaret taşımayan bir araçtaki kişilerle hararetli bir tartışma yaşadığı ve oldukça gergin bir atmosfer içinde bu kişilerin yerel halkı rahat bırakmalarını talep ettiği görülmektedir. Görüntüler, söz konusu aracın daha sonra bölgeden ayrıldığını göstermektedir. Esra Işık, yalnızca haklarını kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve hakkında dava açılmıştır. Kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Esra Işık, olay sırasında söz konusu grubun mahkeme heyeti olduğunu bilmediğini ve mahkeme görevlilerine yönelik herhangi bir tehdit veya hakaret içeren ifadede bulunmadığını belirtmektedir. Ayrıca, heyetin mahkeme personeli olduğunun açık bir şekilde anlaşılmadığını, bölgede daha önce de madencilik faaliyetleri kapsamında işaretsiz veya şirketle bağlantılı araçların bulunması nedeniyle benzer karışıklıkların yaşandığını belirtmiştir.

Milas Sulh Ceza Hâkimliği, 31 Mart tarihinde Esra Işık’ın tutuklu yargılanmasına karar vermiş; bu karara gerekçe olarak isnat edilen suçların mahiyetini ve bölgede yürütülen diğer incelemelere ilişkin devam eden süreçleri etkileyebileceği ihtimalini göstermiştir. 

Esra Işık’ın tutuklanması ve yargılanması, son 10 yıldır Milas-Yatağan bölgesindeki araziler, ormanlar ve tarımsal geçim kaynaklarıyla, özellikle de Akbelen Ormanı ve çevresindeki köylerle ilgili daha geniş ve devam eden hukuki ihtilaflar bağlamında meydana geldi. Esra Işık’ın aile öyküsü doğrudan bu uzun süreli yerinden etme süreciyle şekillendi. Anneannesi ve dedesi, kömür madenciliği faaliyetleri nedeniyle Muğla’nın Milas ilçesindeki Sekköy ve Karaağaç’ı zorunlu olarak terk etti ve İkizköy’e yerleşti. Babasının ailesi ise 2017 yılında kamulaştırma yoluyla madenciliğin genişlemesi nedeniyle nüfusu azalan bir mahalle olan Işıkdere’den taşınmak zorunda kaldı. Bugün aile, yeniden yerleştikleri evlerini ve tarım arazilerini bir kez daha kaybetme riskiyle karşı karşıya. Devam eden kamulaştırma uygulamaları, hem onların hem de diğer köylülerin mülkiyet hakları ve yaşam alanları üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaya devam etmektedir.

Yerel topluluklar zeytinlikleri, tarım arazilerini ve kırsal yerleşim alanlarını tehdit eden ormansızlaşmaya ve madencilik faaliyetlerinin genişlemesine karşı çıkmaktadır. 2024 ve 2026 yıllarında, Esra Işık’ın ailesine ait araziler de dahil birçok köyde yüzlerce parseli kapsayan acele kamulaştırma kararları çıkarıldı. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi de dahil yerel mahkemelerde çok sayıda kişinin katılımıyla bu uygulamalara itiraz edildi.

Öte yandan, 2025 yılında yapılan yasa değişiklikleri ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetleri daha da kolaylaştırıldı. Bu düzenlemeler, tarım arazilerinin madencilik sektörü için hızlı ve hedefli bir şekilde kamulaştırılmasına izin verdiği gerekçesiyle sivil toplum ve hukuk uzmanları tarafından eleştirilmektedir. Bunların sonucunda, Akbelen bölgesinde binlerce zeytin ağacı çoktan yerinden sökülmüştür.