Ege’nin can damarı Büyük Menderes nehrinde balık ölümleri tedirgin etti
Aydın’daki Büyük Menderes deltasındaki balık ölümleri VATANDAŞLARI TEDİRGİN ETTİ .Bölgede inceleme yapan STK’lar açıklama yaptı
Ege bölgesinin can damarı Büyük Menderes Deltası’nda meydana gelen balık ölümleriyle ilgili, Aydın ve çevre illerden gelen sivil toplum örgütleri tarafından, balık ölümlerinin gerçekleştiği alanda bir basın açıklaması yapıldı.
Aydın Çevre Birliği üyeleri, Egeçep, Ayçep, Sökeçep, Didimçep, Çineçep, Kuşadasıçep, Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği, Aydın Tema, Söke Tema, Uşak Çevre Birliği, Yatağan Turgut Yardımlaşma Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği, EKODOSD (Eko Sistemi Koruma ve Yaşatma Derneği) , siyasi partilerin temsilcileri ve doğaya duyarlı birçok çevreci basın açıklamasına katıldı.
Çevre dernekleri adına AYÇEP (Aydın Çevre Platformu) Yönetim Kurulu Sekreteri Gönül Yücel Hastaoğlu tarafından balık ölümleriyle ilgili basın açıklaması yapıldı.
Sanayi atıkları, zirai ilaçlar, kentsel atık sular ve jeotermal akışkanlarıyla kirletilen Menderes Nehri ve tahliye kanalının sorunlarının havza boyunca değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde, evsel ve endüstriyel kaynaklı atıksu üreten faaliyetlerin denetlenmesi gerektiği, arıtma tesisi kurma yükümlülüğü bulunan endüstriyel tesislere arıtma tesisleri kurdurulması ve kuranların arıtmalarını mutlaka çalıştırmasını ve denetlenmesini, kirletenler hakkında gerekli uygulamaların yapılması istendi.
Türkiye’de hazırlanmış ilk nehir yönetim planı olan Büyük Menderes Taslak Nehir Havza Yönetim Planı’na göre; Endüstriyel, tarımsal ve evsel kirlilik kaynaklarının, Büyük Menderes Nehri Havzası için başta gelen tehditler olduğu, ağır metal kirliliği, pestisit kirliliği, kentsel atıksuların ve diğer besi maddelerinin uygunsuz deşarjı, alandaki başlıca kirleticiler olduğu, özellikle deri sanayinin büyük kısmının atıksularını boşalttığı Dokuzsele Deresi, önemli bir sıcak nokta durumunda bulunduğu, Denizli ve Karacasu’daki deri fabrikalarının, büyük oranda kirlenmiş atıksu ürettikleri ve atığı doğru bir şekilde arıtmadan Çürüksu’ya ve en sonunda da Büyük Menderes’e boşalttıkları tespit edildiği belirtilmiştir. Endüstriyel, tarımsal ve evsel kaynaklar nedeniyle oluşan su kirliliği, biyoçeşitlilik ve ekosistemler açısından, Büyük Menderes Nehir Havzası için önemli tehditler arasında yer aldığı söylendi.
Ayrıca Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Çevre Raporlarında; Büyük Menderes Nehrinin kirletilmesine neden olan kirletici sektörler, kirliliğin yoğun olduğu sıcak noktalar, hangi noktada hangi tür kirlilik yükü yaşanıyor, illere ve ilçelere göre durum tespitlerinin hepsi belirtildiği açıklandı.
SORUNLAR BİLİNDİĞİ HALDE ÖNLEM ALINMADI TONLARCA BALIK ÖLDÜ
Belirtilen tüm bu sorunlar bilindiği halde, bugüne kadar gerekli tedbirler alınmamış, gerekli denetimler yapılmamış olacak ki, geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin en önemli sulak alanları arasında olan Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın ortasından geçen Kanal Menderes’te, tonlarca balık ölümü gerçekleştiği söylendi. İçlerinde 10’ar kiloluk sazan balıkları, 20’şer kiloluk yayın balıklarının olduğu 7 türden oluşan tonlarca balığın öldüğü tespit edildiği ve bölgenin ekolojisinin derin bir yara aldığı ve bu durumun alandaki zengin biyolojik çeşitliliği nasıl etkileyeceğinin sonuçlarının süreç içinde görüleceği belirtildi.
ÖNEMLİ BİR DOĞA ALANI
Ülkemizin de onayladığı, Akdeniz’in Deniz Ortamı ve Kıyı Bölgesinin Korunması Sözleşmesi”nin, Akdeniz’in Kara Kökenli Kaynaklardan ve Faaliyetlerinden Dolayı Kirlenmeye Karşı Korunması ve Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe ilişkin protokolleri kapsamında, Büyük Menderes Deltası öncelikli korunma altına alınması gereken bir yer olduğu ve aynı zamanda 2873 Sayılı Milli Park Kanunu ile koruma altında olan, Türkiye’nin en önemli biyolojik çeşitlilik alanları arasında yer alan ve nesli tehlike altındaki birçok türe ev sahipliği yapan önemli bir doğa alanı olduğuna dikkat çekildi.
4 İLİN SANAYİ ATIKLARI NEHİRE AKIYOR
Raporlarda da belirtildiği gibi, Büyük Menderes Nehri’nin Uşak, Denizli, Aydın ve Muğla bölgelerinden kaynaklanan kirlilik tehdidi altında bulunduğunu, dolayısıyla bu kirliliğin tüm havzayı olumsuz etkilediği, kirliliğin bu şekilde devam etmesi halinde, hem havzanın hem de Türkiye’nin en önemli doğa alanlarından birinin geleceğinin büyük tehlike altına gireceği belirtildi. Menderesin kirli sularıyla ürünlerini sulamak zorunda kalan çiftçilerin topraklarının tehdit altında olduğu, bu sularla sulanan ürünlerin insan sağlığı üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin büyük sorun yaratacağı söylendi.
Sorunları ve çözümleri açık bir şekilde bilinen, tonlarca balık ölümünde olduğu gibi çevresel felaketler oluşturan Menderesin kirliliğine artık dur denilmesi gerektiği bildirildi. Eğer bir önlem alınmazsa bu tür durumların sık sık yaşanacağının uyarısı yapıldı.
Başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Menderesi kirleten illerin yerel yöneticileri göreve davet edildi ve gereğinin ivedilikle yapılması istendi.







