Haluk Ortaç yazdı: 12.Eylül 1980 ile, nereye EVRİLDİK !
,,,,, 68 ‘ li yıllardan,“ arada 12.Eylül 1980 “2024 ile ,bugünlere ulaşmak,,,,

,,,,, 68 ‘ li yıllardan,
“ arada 12.Eylül 1980 “
2024 ile ,bugünlere ulaşmak,,,,
Bugün den geriye son 55 yılın geçmişini ,
Beş cümle ile anlat deseler ne denirdi ?
1- 1968 kuşağının tüm dünyada ve yaşadığımız topraklarda yarattığı “sol görüşün “ etkisi, yansımaları ile özgürlük-eşitlik-sivil haklar-demokrasi-barış için,
kısaca dünya dertleri için,
kafa yoran,bunlara çözüm düşünen,daha iyi bir yaşam için örgütlenmeye çalışan bir idealist kuşak.
2- 1971 12.Mart asker muhtırası ile
Cumhuriyet’in geleceğini tehlikeye düşürmemek adına ve bu aldatıcı kılıf ile ama unutulamaz ibretlik “ Sosyal uyanış,ekonomik gelişmeyi aştı ” tespitinin ardından;
Başta 60 anayasasının temel hak ve özgürlük maddeleri olmak üzere toplumsal örgütlü tüm kazanımları yok etme girişimi,
3-1975-1978 yıllarında Milliyetçi Cephe Hükümetleri (MC) eli ve becerisi ile oynanan oyunlar ve 1980 yoluna döşenen ve senaryosu olan yol taşları.
SOL’ a karşı hemen tüm sağ partilerin kol kola girmesi dönemi.
Kısaca, 12.Eylül.1980 ‘e giden yolda ve 12.Mart.1971’in eksik bıraktıklarını tamamlama görevini üstlenmiş MC koalisyonları,
4- 12.Eylül.1980 faşist askeri darbesi ve darbe projesi ile
AKP’ ye kadar uzanan yıllar,
5- Ve AKP’nin kurulması ile başlayan,
“ bugünden sonra Türkiye de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ” tespiti ile devan eden, hep seçimleri kazanan “ iktidar “ olan bildiğimiz ,yaşadığımız AKP dönemi,
12.Eylül sabahına uyandığımda, memleketim de
bundan daha kötü günler yaşanır mı diye kendimi sorgulamıştım. İtiraf edeyim ki böylesi günleri yaşamak aklıma gelmemişti.
Burada bir nefes almak gerekiyor !
Yetmedi beş cümle değil mi ?.Bir tane daha yazayım,
6- Son yerel seçimler ve CHP ‘nin neredeyse yukarıdaki tüm zamanlar sonrasında birinci parti olması.
Şimdi bu sureci yaşamaya başladık.
Ve,
her insanın artık yeter dediği bir nokta vardır.
İşte o noktadan sonra,
öyle bir an gelir ki
ümitler tükenir,sabır da.
Ve,
sabır boyun eğmek değil mücadele etmektir.
Ve,
bir zulme engel olamıyorsanız
ONU HERKESE DUYURMA
ZAMANI GELMİŞTİR !
Şimdilerde böyle bir süreci mi yaşamaya başladık.
Demokrasi mücadelesinde, adaletsizliği engelleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir.
Fakat itiraz etmeyi beceremediğimiz bir zaman asla olmamalıdır.
Şimdilerde yaşanan böyle bir süreç midir ?
Eğer süreç buysa, ÜMİT VARSA,
bu süreci anlamanın ve doğru kavramanın yolu,
olay ve olgulara tarihsel ve bütünlüklü bir perspektif ile bakmaktan geçmektedir.
Geçmiş yaşanmışlıktır.
Deney ve pratik öğretir ve değişime zemin sağlar.
Ümid etmeyi hızlandırır.
Elimizi taşın altına koymayı veya örgütlü mücadeleyi seçmeyi bırakın bir yana
asgari müşterekte ;
Günlük yaşamımız devam ederken;
* Zemin oluşurken seyirci kalmıyorsak,
* Ucu bize dokunmuyor olsa bile ,sadece izlemiyorsak,
* Bizden olanlar yapınca susmuyorsak,
* İşimize yaramasa da ,fakat doğru ise destek vermiyorsak,
* İtiraz eden olursa yalnız bırakmıyorsak,
* Kendi kendine düzelmesini beklemiyorsak,
yani
yaşama dair, insana yakışan ümit etmeyi süsleyebiliyorsak,
ÜMİT ETMEK GÜZEL BİR ŞEY BE KARDEŞİM.
Yoksa;
Ümit mi?
Ümit en son kötülüktür.
Çünkü işkenceyi uzatır der F.Nietzsche.
Yine diğerleri gibi, bu dönemi de yaşayarak göreceğiz.
Her kesimde yığınlaştığımız bu günlerde,
gelecek için ,12.Eylül’ü lanetlerken
dersler alabilecek miyiz.?
Haluk Ortaç