Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) tarafından Foça ve Karaburun Yarımadası kıyılarında Akdeniz foku ve yaşam alanlarının karadan ve denizden taranması, fokların yaşadığı mağaralara fotokapan takılması ve izlenmesine yönelik çalışmaları başladı.
FOKLARIN YAŞAM ALANLARINA GİRMEYİN UYARISI YAPILDI
Karaburun Yerel Fok Komitesinin de destek verdiği çalışmalar kapsamında, son olarak Mordoğan Ayıbalığı Mağarası’nda kritik bir saha çalışması gerçekleştirildi. Yürütülen bu faaliyetler, nesli tehlike altındaki Akdeniz foklarının belgelenmesinin yanı sıra yaşam alanları üzerindeki insan baskısını ortaya çıkarmayı da amaçlıyor. Mevzuat gereği, özel görevli ve izinli ekipler dışında fokların mağaralarına, doğumhanelerine ve evlerine girişlerin kesinlikle yasak olduğu hatırlatılıyor.
KIYILARIMIZDA SADECE 120 BİREY KALDI
SAD-AFAG ve Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından geçmişten bugüne yürütülen çalışmalar, Akdeniz foklarının Karaburun Yarımadası’nı çok aktif olarak kullandığını ortaya koydu Türkiye genelinde sadece 120 civarında ergin bireyden oluşan ve yılda yalnızca 10 civarında yavrulama gerçekleştirebilen bu nadir türün doğal yaşam alanları, doğallığını koruyan ve yapılaşmamış kıyı bölgelerinden oluşuyor. Ancak ne yazık ki bu hassas kıyısal alanlar, her geçen gün artan yapılaşma ve imar baskısı sonucunda tahribata uğrayarak daralmaya devam ediyor.
AKDENİZ FOKUNU KORUMAK KIYILARIMIZI KORUMAK DEMEKTİR
Fok komitesinden yapılan açıklamada Akdeniz fokunu korumak kıyılarımızı ve geleceğimizi korumaktır, denildi.
Komiteden yapılan açıklamada Tüm bu tehditlere rağmen Foça ve Karaburun’daki mağaralara yerleştirilen kameralardan elde edilen sonuçlar, umut verici veriler sunuyor. Kamera kayıtları, bölgede erkek, dişi ve yavru bireylerin varlığını kesin olarak ispatlarken, özellikle Mordoğan’daki yaşam alanlarında erkek ve dişi bireylerin birlikte görüntülendiğini ortaya koyuyor. Akdeniz foklarının son sığınakları olarak kayıtlara geçen bu kıyıların korunması, denizel ekosistemin geleceği açısından hayati bir önem taşıyor; çünkü Akdeniz fokunu korumak, aynı zamanda denizlerimizi, kıyılarımızı ve tüm yaşam alanlarımızı korumak anlamına geliyor.” Denildi.