Katile Müebbet verildi kadınlar kararı ilk kez olumlu karşıladı “Cinsiyetçi Yargılamayı Aşan Bir Yargı Pratiği” TÜRKİYE’DE KADIN CİNAYETLERİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR

Muğla’nın Bodrum ilçesinde iki yıl önce boşandığı eşini öldüren Hacı Ömer Alçıya müebbet hapis cezası verildi. Öldürülen Hüsne Topal’ın ailesi ve kadın avukatlar adliye önünde açıklama yaptı, kararı kadın cinayetleri açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Bodrum Kadın Dayanışma Derneği “Gerek ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerekse fail hakkında herhangi bir indirim hükmünün uygulanmamasını, kadına yönelik şiddetle mücadele açısından önemli bir yargı kararı olarak değerlendiriyoruz.Bu karar kadın cinayetleri kararlarına örnek olacak” Açıklaması yaptı.

Katile Müebbet verildi kadınlar kararı ilk kez olumlu karşıladı “Cinsiyetçi Yargılamayı Aşan Bir Yargı Pratiği” TÜRKİYE’DE KADIN CİNAYETLERİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR
Katile Müebbet verildi kadınlar kararı ilk kez olumlu karşıladı “Cinsiyetçi Yargılamayı Aşan Bir Yargı Pratiği” TÜRKİYE’DE KADIN CİNAYETLERİNE ÖRNEK OLACAK BİR KARAR

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Yalıkavak mahallesinde 24 Temmuz 2024’te boşandığı eşi Hüsne Topal’ı silahla öldüren, Topal’ın arkadaşını da yaralayan katil zanlısı Hacı Ömer Alçı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın cezasında indirime gidilmedi.

Yaşanan olayda  46 yaşındaki Hacı Ömer Alçı, 2021 yılında boşandığı eşi Hüsne Topal’ı silahla öldürmüş, Topal’ın arkadaşı Sedat T. yaralanmıştı.

Katil zanlısı Hacı Ömer Alçı’nın yargılanması Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Karar duruşmasına sanığın yanı sıra maktul Hüsne Topal’ın annesi Hatun Topal, aile yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme heyeti, sanık Hacı Ömer Alçı’nın maktul Hüsne Topal’a yönelik “boşandığı eşe karşı kasten öldürme” suçunu işlediğini sabit görerek sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti.

Ayrıca sanığın fiilden sonraki tutum ve davranışları ile yargılama sırasında pişman olduğuna ilişkin olumlu bir kanaat oluşmadığı belirtilerek cezada indirime gidilmemesine karar verildi.

Mahkeme, suç delillerini gizlediği iddiasıyla tutuksuz yargılanan sanığın oğlu B.A.’nın dosyasının ise ayrılmasına hükmetti. Sanık B.A.’nın yargılanmasının ayrıca yapılacağı bildirildi.

BODRUM KADIN DAYANIŞMA DERNEĞİ VE HÜSNE TOPAL’IN AİLESİ AÇIKLAMA YAPTI

***Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Hüsne Topal’ın boşanmış olduğu Haci Ömer Alçı tarafından öldürülmesine ilişkin davada, Mahkeme Hacı Ömer Alçı hakkında kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinden, gerek eski eşe karşı gerekse kadına karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı verdi. Gerek ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerekse fail hakkında herhangi bir indirim hükmünün uygulanmamasını, kadına yönelik şiddetle mücadele açısından önemli bir yargı kararı olarak değerlendiriyoruz.

 

***Kararın, kadınlara yönelik şiddette yasaların uygulanabilir olması yanı sıra erkek faillere uygun görülen cezasızlık politikalarının kırılması bakımından kritik bir eşik olduğunu değerlendiriyoruz.

 

***Bu karar, failin bireysel bir sapması ya da anlık bir cinnet vakası yaklaşımını yargılama sürecinde bir kriter olarak ele almaması, cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan ve kadınların yaşam hakkına yönelik bir saldırı olarak değerlendiren bir yargı yaklaşımının ifadesidir. Mahkeme, failin yargılama sürecinde başvurduğu kadını itibarsızlaştırma, suçtan kurtulmak için mağduru suçlayıcı söylemler üretme ve erkek egemen kalıp yargılara sığınma girişimlerini açık biçimde reddetmiştir.

 

***Bu tutum, feminist hukuk mücadelesinin yıllardır mücadelesini verdiği “mağdur suçlayıcılığı” ve “iyi hal/indirime dayalı cezasızlık” pratiklerine karşı önemli bir duruştur.

 

***Kararın en önemli yönlerinden biri, kadına karşı şiddeti meşrulaştıran toplumsal kabullerin yargılama aşamalarında yeniden meşrulaştırılmamış olmasıdır. Mahkeme, failin eylemini münferit bir olay olarak ele almak yerine, kadın kimliğine yönelmiş bir şiddet biçimi olarak değerlendirmiş ve bunu kararına yansıtmıştır. Bu yaklaşım, feminist mücadelenin temel ilkelerinden biri olan sistematik erkek egemen sistemin ürettiği eşitsizliklerin tanınması ve giderilmesi gerekliliğiyle uyumludur.

 

***Bununla beraber bu karar, feminist hukukçuların ve kadın örgütlerinin davalara müdahil olmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

***Kadın hareketinin ısrarlı takibi, duruşma salonlarında kurulan feminist söz, delillerin toplumsal bağlamıyla birlikte değerlendirilmesi yönündeki mücadele ve kamuoyu baskısı, yargının cinsiyetçi yargılama yöntemlerini terk etmesi ve yasaların uygulanabilir olması açısından belirleyici olmuştur. Feminist dayanışma, yalnızca sokakta değil, mahkeme salonlarında da adaletin kurucu unsurlarından biridir.

 

***Bugün, adalete olan güvenin ciddi biçimde aşındığı bir dönemde, bu karar; cezasızlıkla mücadelede, kadınların yaşam hakkını koruyan ve erkek şiddetine karşı caydırıcılığı önceleyen bir yargı pratiğinin mümkün olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle karar, yalnızca bu dava özelinde değil, tüm kadın cinayetleri davaları açısından emsal niteliğinde bir mesaj taşımaktadır. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile birlikte yürüttüğümüz bu dayanışma hepimizi güçlendirmiştir.

Yaşar ANTER / SÖZCÜ