Aydın’da 19 köyü cehenneme çevirecek kül isyanı

Latmos- Beşparmak Dağları eteklerinde, zeytinlikler ve fıstık çamlığı bulunan ormanlık alana yapılmak istenen kül depolama tesisi projesine karşı köylüler birleşerek  eylem düzenledi.  19 Köyün yaşam alanlarını  etkileyecek projenin iptal edilmesi istendi.

Aydın’da 19 köyü cehenneme çevirecek kül isyanı
Aydın’da 19 köyü cehenneme çevirecek kül isyanı

Latmos Platformu öncülüğünde gerçekleşen eyleme SÖKEÇEP, Germencik Çevre ve Doğa Derneği ile AYÇEP destek verdi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, eski CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci, CHP Söke İlçe Başkanı Erkan Polat ve çok sayıda vatandaş köylülere destek verdi.

20 YIL BOYUNDA GÜNDE 348 TON KÜL DEPOLANACAK

Söke’nin havasını, suyunu kirleten ve büyük bir çevre sorunu yaratan Kipaş Kağıt Fabrikası, günlük 348 tona oluşan uçucu kül ve dip külünün kamyonlarla Sofular köyünün sınırlarındaki arazilere boşaltacak olması bölge halkının büyük tepkisini çekmişti.

Sofular köy muhtarlığının bahçesinde yapılan basın açıklamasına, bölgede bulunan köylerdeki vatandaşlar, köy muhtarları, Aydın’dan, Söke’den, Kuşadası’ndan, Didim’den, Güzelçamlı’dan gelen sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri katıldı.

 

220 BİN METREKARE  FISTIK ÇAMI ORMANI VE 19 KÖYÜN YAŞAM ALANI  TEHLİKEDE

 

Sofular Köyü sınırları içindeki 220 bin metrekarelik fıstık çamı ormanı , Söke’de bulunan bir kâğıt fabrikasına elektrik sağlayan katı yakıtlı enerji santralinin atık küllerinin depolanması için yok edilmek istenilen proeje de zeytinlikleri, ormanları, dereleri ve 19 köyün yaşam alanlarını tehdit ediyor. Uzmanlar, projenin Zeytincilik Yasası’na açıkça aykırı olduğunu vurguluyor.

“SU, TOPRAK VE HAVA KİRLENİYOR”

Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın, fabrikanın çevreye verdiği zararı şu sözlerle dile getirdi:

“Birinci derece tarım arazisine, Söke’nin hemen bitişiğine kâğıt fabrikasına izin verdiler. Bu fabrika, Söke halkının günlük su tüketiminden daha fazlasını tek başına harcıyor. İlk üretim aşamasında günde 140.000 – 350.000 ton su tüketiyor.

Bunun yanında günde 175.000 ton atık su ve çamur Büyük Menderes Havzası’na boşaltılıyor. Bu durum havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.

Fabrikanın bacasından çıkan kül ve gazlar, 600 metre rakımlı bir tepeden yayılıyor ve Söke’den Didim’e kadar geniş bir alana ulaşıyor.” DEDİ.

“ZEYTİNLİK VASFI USULSÜZCE DEĞİŞTİRİLDİ”

 

Latmos Platformu adına konuşan Avukat Mehmet Çilsal ise projenin hukuki boyutuna dikkat çekti:

“Biz maden projelerine alışkınız. Ancak bu proje, faaliyette olanlardan bile daha fazla çevreye zarar verme ihtimali taşıyor.

Proje alanı yurttaşlardan satın alınmış bir araziydi. Kadastroda zeytinlik vasıflı parsel olarak kayıtlıydı. Şirket, bürokrasiyle temas kurarak bu vasfı değiştirip ‘fıstık çamlığı’ olarak kayda geçirdi.

Eğer arazi zeytinlik vasfını korusaydı, orada madencilik yapılamazdı. Aynı şekilde atıkların dökülmesi de mümkün olmazdı. Bu açıkça bir hile ve usulsüzlük örneğidir.”

 

PROJENİN TEHLİKELERİNİ VE TEHDİTLERİNİ AÇIKLADI

Çilsal projenin teknik bilgilerini ve sakıncalarını şu şekildi paylaştı.

*** Sofular Mahallesi. Aydın ili Söke ilçesi Sofular Mahallesi sınırları kapsamında olup 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı”, “Önemli Doğa Alanı” ve “Tarım Alanı” vasfı taşıyan, 222 dönümlük 105 ada 39 no’lu parselde Batı Kipaş Kağıt Sanayi A.Ş. tarafından “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulmasına yönelik ÇED süreci başlatılmıştır.

 

***Fabrika ve Enerji Üretim Santrali’nde kömür, proses ıskarta (rejekt) atıklarının yakılmasıyla oluşan 384 ton/gün uçucu kül ve dip/yatak külünün (cüruf) kuş uçuşu yaklaşık 20 km mesafedeki Sofular Mahallesi, 105 ada 39 no’lu parselde inşa edilecek olan tesise kamyonlarla nakledilmesi ve depolanması planlanmıştır.

 

***Yirmi yıl boyunca günde 384 ton atık kül dökülmesi planlanan bu alanın hemen çevresinde zeytinlikler, Sarıçam ve Fıstık Çamı ormanları, 1 km uzağında köyün Sofular ve Terziler mahalleleriyle 2 – 8 km çevresinde ise köyün Helvacı mahallesi ve 19 köy bulunmaktadır. Söz konusu proje alanı; orman ekosistemi, tarım alanları, yeraltı suyu havzaları ve köy yerleşimlerine yakınlığı nedeniyle hassas bir bölgededir. ÇED Başvuru Dosyası, özellikle PM2.5 (ince toz) etkileri, ağır metal içerikli külün uzun vadeli çevresel etkileri, yerüstü ve yeraltı suyu izleme planının kapsamı ve alternatif alan değerlendirmesi konularında sahaya özgü, ölçülebilir ve denetlenebilir bilgilerin yeterli olmadığı yönünde ciddi endişeler oluşturmaktadır.

 

***Ayrıca günlük 384 ton kül taşınmasının yaratacağı kamyon trafiği, toz, gürültü ve kümülatif çevresel etkilerin bütüncül şekilde değerlendirilmediği görülmektedir. Kül depolanması planlanan 105 ada 39 no’lu parselin yakın çevresinde yer alan sarıçam ve fıstık çamı ormanlarıyla zeytinlikler bölgede yaşayanların üretim alanlarıdır. Zeytincilik, aracılık ve çam fıstığı üretimi köylülerin en önemli geçim kaynaklarıdır. Yatağan Termik Santrali’nin kül depolama alanları örneğinde olduğu gibi bu bölgedeki kül depolanması da çevredeki yaşamı ve tarımsal üretimi çok olumsuz etkileyecektir. Zeytincilik yasası, zeytinliklerin 3.000 km yakınına böyle depolama alanlarının yapılmasına izin vermezken planlanan depolama alanının 3.000 m'lik çevresinde tapuda zeytinlik olarak tescillenmiş onlarca parsel bulunmaktadır.

 

***Depolanacak külün bölgedeki zeytin üretimini olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır. Oldukça eğimli olan arazi geçtiğimiz yıllarda taşkınlara ve insan ölümlerine neden olan Kisir Çayı’nın kolları olan dereleri beslemektedir, bu durum şiddetli yağmurlar sonrasındaki sel riskini arttırırken depolan küllerin Kisir, Pamukçular, Sayrakçı ve Nalbantlar köyleriyle Büyük Menderes Nehri ve Söke Ovası’na taşınmasına ve insan sağlığını da olumsuz etkileyecek olan çevre kirliliğine neden olacaktır.

 

***Söz konusu alanda “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulması Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin önleyicilik ve ihtiyatlılık ilkeleri ile bağdaşmadığı açıktır. Hal böyleyken, projenin gerçekleştirilmesi ilgili mevzuat bakımından uygun olmayıp bakanlık tarafından “ÇED Olumlu Kararı” tesis edilmeden önce ÇED sürecinin aşamasına bakılmaksızın sonlandırılması gerekmektedir.

 

*** Biz, çevrede yaşayan ve üretim yapan köylüler olarak bu bölgede “Kül Düzenli Depolama Tesisi” kurulmasını kesinlikle istemiyoruz, söz konusu projenin ÇED süreci sonlandırılması ve hiçbir zaman gündeme getirilmemelidir. Biz, söz konusu ÇED sürecinin yakın takipçisi olacağımızı, yasal haklarımız çerçevesinde projenin durdurulması için mücadele edeceğimizi ve gerekirse hukuk yoluna başvurup dava açacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Bugün buraya gelip bize destek olan çevre köyler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülere çok teşekkür ederiz, bu destek önümüzdeki süreçteki mücadelemizde bizim için büyük dayanak olacak, yaşadığımız topraklara, yaşam ve üretim alanlarımıza, suyumuza ve havamıza hep birlikte sahip çıkacak ve koruyacağız.