Tuzla sulak alanında 2500 YIllık Antik kent ve flamingo cennetini beton tehditinden kurtarmak için uluslararası sözleşmeleri devreye sokacaklar
Muğla'nın Milas ilçesindeki dünyaca ünlü flamingo cenneti Tuzla Sulak Alanı ve 2500 antik Bargilya kentinin lüks konut projeleri ve kaçak hafriyat dökümleriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı açıklandı.
Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı onursal başkanı Emekli Büyükelçi Süha Umar yaptığı açıklamada "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsündeki sulak alana yönelik tecavüzlerin derhal durdurulması gerektiğini belirterek “Yetkili kurumların kaçak yapılaşmaya göz yumduğunu görüyoruz, yaban vakfı olarak sulak alanı ve antik kenti kurtarmak için hukuki mücadele başlatarak uluslararası sözleşmeleri devreye sokacağız” dedi.
Muğla'nın Milas ilçesindeki dünyaca ünlü flamingo cenneti Tuzla Sulak Alanı ve 2500 antik Bargilya kentinin lüks konut projeleri ve kaçak hafriyat dökümleriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı açıklandı. Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı onursal başkanı Emekli Büyükelçi Süha Umar yaptığı açıklamada yüzlerce kuş, bitki ve su canlısına ev sahipliği yapan bu 2500 yıllık antik kent, ekosistem, çeşitli rant ve yapılaşma baskıları uğruna parça parça yok ediliyor. Cumhurbaşkanlığı kararı ile "Kesin Korunacak Hassas Alan" ilan edilen bölgede, gölü besleyen kılcal derelerin hafriyatlarla yönünün değiştirildiği, önüne setler çekildiği ve doldurulan alanların ilan siteleri üzerinden satışa sunulduğunu söyledi.
BARGİLYA’DA ÇEVRE ALARMI: 359 KONUTLUK PROJEYE “ÇED SÜHA UMAR’DAN BARGİLYA VE TUZLA İÇİN SERT UYARI: “BU TALANA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
Yaban Hayatı Eylem Grubu adına açıklama yapan Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı Onursal Başkanı, emekli Büyükelçi Süha Umar, Milas’taki Bargilya ve Tuzla sulak alanlarının ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Umar, 359 konutluk projeye verilen “ÇED Olumlu” kararına tepki gösterirken, sulak alana hafriyat dökülerek dolgu yapılmaya çalışıldığını ve konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.
Muğla’nın Milas ilçesindeki Bargilya ve Tuzla sulak alanlarının yıllardır süren yapılaşma ve çevre baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Süha Umar, bölgenin doğal ve arkeolojik özellikleri nedeniyle son derece hassas bir ekosistem olduğunu ifade etti.
Umar, Cindye ve Bargilya antik kentleri nedeniyle birinci derece arkeolojik sit alanlarına komşu olan bölgenin, geniş kapsamlı konut projeleriyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“359 KONUTLUK PROJEYE ÇED OLUMLU VERİLDİ”
Shelton İnşaat Pazarlama A.Ş. tarafından planlanan 359 konutluk projeye dikkat çeken Umar, daha önce doğaseverlerin itirazları ve açılan davalar bulunduğunu belirtti.
Umar, buna rağmen Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 28 Ağustos 2026 tarihinde projeye “ÇED Olumlu” kararı verildiğini söyledi.
Bölgenin yalnızca bir yatırım alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Umar, yüzyıllardır zeytinleri ve doğasıyla yaşayan bölge halkının yaşam alanlarının korunması gerektiğini ifade etti.
“SULAK ALANA HAFRİYAT DÖKÜLEREK SEDDE YAPILMAYA ÇALIŞILDI”
Umar, bölgedeki çevre sorunlarının yalnızca konut projesiyle sınırlı olmadığını da söyledi.
Birkaç hafta önce sulak alana hafriyat kamyonlarıyla moloz ve toprak taşınarak bir sedde oluşturulmaya çalışıldığını belirten Umar, Dörttepe Muhtarı'nın başvurusu üzerine ilgili kurumların bölgeye müdahale ettiğini söyledi.
Umar, Muğla Çevre İl Müdürlüğü ve Boğaziçi Jandarma Karakolu ekiplerinin müdahalesiyle çalışmanın durdurulduğunu ve iş makinelerinin alandan çıkarıldığını ifade etti.
“FİRMA HAKKINDA İDARİ İŞLEM YAPILDI”
Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden kendilerine iletilen resmi bilgilere de değinen Umar, hafriyat dökümünü gerçekleştirdiği belirtilen firmaya idari işlem uygulandığını söyledi.
Olayın 21 Ağustos 2026 tarihinde ilgili kurumlara bildirildiğini belirten Umar, 3 Eylül 2026 tarihinde ise Muğla İl Çevre ve Şehircilik Şube Müdürlüğü tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu kaydetti.
“MİLAS BELEDİYESİ’NİN GÖREVİNİ YAPMASINI İSTİYORUZ”
Umar, açıklamasında Milas Belediyesi'ne yönelik eleştirilerini de dile getirdi.
Milas Belediyesi'nin bölgede ruhsat alması mümkün olmayan kaçak iş yerleri ve yapılara göz yumduğunu iddia eden Umar, dolgu faaliyetlerinin de yeterince denetlenmediğini savundu.
Umar, bu durumun bölgedeki doğal alanların tahrip edilmesine ve yapılaşma baskısının artmasına yol açtığını söyledi.
“MOLOZLAR KALDIRILMAZSA ULUSLARARASI KURUMLARA GİDECEĞİZ”
Süha Umar, sulak alana döküldüğü belirtilen moloz ve toprağın bir an önce kaldırılması gerektiğini söyledi.
“Alan eski haline getirilmezse konuyu Ramsar ve Bern sözleşmelerinin uluslararası denetim mekanizmalarına taşıyacağız” diyen Umar, bölgedeki yaban hayatının ve sulak alan ekosisteminin korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Umar, Bargilya ve Tuzla'nın yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da doğal mirası olduğunu belirterek, “Bu bölgede yaşayan insanların ve yaban hayatının yaşam alanlarını yok edecek projelere boyun eğmeyeceğiz” mesajı verdi.



