MUĞLA’DA ÇİMENTO FABRİKASINA KARŞI ADALET NÖBETİ SÜRÜYOR

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır ve Deştin mahallelerinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı mücadele eden köylüler, Muğla Adliyesi önündeki Adalet Nöbeti’ni sürdürdü. Çevre örgütleri ve gazetecilere yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü savunan köylüler, “Muğla’yı ranta teslim etmeyeceğiz, karalama kampanyalarına boyun eğmeyeceğiz” dedi.

MUĞLA’DA ÇİMENTO FABRİKASINA KARŞI ADALET NÖBETİ SÜRÜYOR
MUĞLA’DA ÇİMENTO FABRİKASINA KARŞI ADALET NÖBETİ SÜRÜYOR

MUĞLALI KÖYLÜLER ADALET NÖBETİNDE İSYAN ETTİ

ÇEVRE ÖRGÜTLERİ VE GAZETECİLERE YÖNELİK KARALAMA İDDİALARINA TEPKİ

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır ve Deştin mahallelerinde yapılmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı mücadele eden köylüler, Muğla Adliyesi önündeki Adalet Nöbeti’ni sürdürdü. Çevre örgütleri ve gazetecilere yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü savunan köylüler, “Muğla’yı ranta teslim etmeyeceğiz, karalama kampanyalarına boyun eğmeyeceğiz” dedi.

Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi arasındaki Tekağaç mevkisinde kurulması planlanan entegre çimento fabrikasına karşı yaklaşık 30 yıldır süren mücadele devam ediyor.

Projenin ÇED olumlu kararına karşı açılan davada, Muğla İdare Mahkemesi önünde üç hafta önce başlatılan Adalet Nöbeti’nde bir araya gelen yurttaşlar, son günlerde çevre örgütleri ve gazetecilere yönelik yayınlara tepki gösterdi.

“GERÇEKLERİ YAZAN GAZETECİLER HEDEF ALINIYOR”

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi tarafından yapılan açıklamada, çimento fabrikasına karşı yürütülen çevre mücadelesinin karalama kampanyalarıyla engellenmek istendiği ileri sürüldü.

Açıklamada, Gündem Fethiye Haber Müdürü Hülya Çetinkaya’nın, çimento fabrikası davasındaki bilirkişi raporuna ilişkin haberleri nedeniyle hedef alındığı belirtilerek, gazetecinin yanında olunduğu ifade edildi.

Gündem Fethiye’nin haberinde, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporunun dijital künyesinde, dokuz kişilik bilirkişi heyetinden birinin yerine, projenin ÇED raporunun ilgili bölümünü hazırlayan Remzi Seyfioğlu’nun adının yer aldığı aktarılmıştı. Söz konusu raporla ilgili itirazlar ve suç duyurusu süreci de gündeme gelmişti.

Çevre platformlarının açıklamasında, “Gazetecilik suç değildir. Hülya Çetinkaya’nın kalemi, Muğla halkının doğasını ve haber alma hakkını korumanın teminatıdır. Sonuna kadar yanındayız” denildi.

“HALUK ÖZSOY’A GÖZDAĞI VERİLEMEZ”

Açıklamada, Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy’a yönelik yayınlara da tepki gösterildi.

Özsoy’un yıllardır köyünü, zeytinini ve ormanını savunduğu belirtilen açıklamada, direnişçilere yönelik yıpratma politikalarının mücadeleyi durduramayacağı ifade edildi.

Platform temsilcileri, “Gücümüzü sipariş haberlerden değil, haklılığımızdan ve toprağımızdan alıyoruz” sözleriyle tepkilerini dile getirdi.

“HALKIN VEKİLİNİN SORU SORMASINDAN DAHA DOĞAL NE OLABİLİR?”

Açıklamada, çimento fabrikası davasındaki bilirkişi raporunu Meclis gündemine taşıyan Muğla Milletvekili Cumhur Uzun’a yönelik yayınlar da eleştirildi.

Uzun’un, bilirkişi raporuyla ilgili iddialar hakkında bakanların yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdiği hatırlatılarak, kamuoyunu ilgilendiren konuların Meclis’e taşınmasının doğal olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Halkın vekilinin, Muğla halkının feryadını Meclis kürsüsüne taşımasından, ‘Bu raporu kim hazırladı? Projeyle ilişkili olduğu ileri sürülen kişinin bilirkişi raporunda ne işi var?’ diye sormasından daha doğal ne olabilir?” ifadeleri kullanıldı.

“BİR TEK ZEYTİN AĞACINI BİLE FEDA ETMEYECEĞİZ”

Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi, açıklamalarında çimento fabrikası projesine karşı mücadeleden geri adım atmayacaklarını belirtti.

Her perşembe Muğla İdare Mahkemesi önünde sürdürdükleri Adalet Nöbeti’ne devam edeceklerini kaydeden çevre örgütleri, Muğla halkını, sivil toplum kuruluşlarını ve basın mensuplarını dayanışmaya çağırdı.

Açıklama, “Karalama kampanyalarınız, yalan haberleriniz ve tehditleriniz Muğla halkının iradesini kıramaz. Deştin’de ve Bayır’da tek bir zeytin ağacının bile rant uğruna feda edilmesine müsaade etmeyeceğiz” sözleriyle sona erdi.