MİLAS - KAYABÜKÜ KÖYLÜLERİNİN HUKUK ZAFERİ!

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kayabükü Mahallesi’nde yapılması planlanan kırma-eleme tesisi projesine karşı verilen hukuk mücadelesini köylüler kazandı. Kale Maden Endüstriyel Hammaddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan ve yıllık 395 bin ton kapasiteye sahip tesis için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı mahkeme tarafından iptal edildi.

MİLAS - KAYABÜKÜ KÖYLÜLERİNİN HUKUK ZAFERİ!
MİLAS - KAYABÜKÜ KÖYLÜLERİNİN HUKUK ZAFERİ!

MAHKEME ÇEVRESEL RİSKLERİ DİKKATE ALDI

23 Nisan 2025 tarihinde verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali için Kayabükü sakinleri tarafından açılan davada, mahkeme bilirkişi incelemelerine dayanarak karar verdi.

Bilirkişi raporunda proje alanının orman, zeytinlik, tarım alanları ve doğal yaşam açısından önemli özellikler taşıdığı belirtildi. Bölgede Milas lalesi (Fritillaria milasense), Cyclamen mirabile ve Verbascum cariense gibi endemik bitkilerin yanı sıra çeşitli yaban hayatı türlerinin bulunduğuna dikkat çekildi.

Tesiste günde yaklaşık 1.316 ton malzeme taşınmasının yaratacağı kamyon trafiği, toz ve egzoz emisyonlarının çevreye etkilerinin de yeterince ortaya konulmadığı belirlendi.

“BU SADECE BİR KÖYÜN DEĞİL, ÇEVRE HUKUKUNUN ZAFERİ”

Kayabükü mahalle sakinlerinin avukatı Mehmet Çilsal, mahkeme ve bilirkişi raporlarında ortaya konulan tespitlerin yalnızca bir maden projesinin önünü kesmek anlamına gelmediğini, çevrenin ve yaşam alanlarının korunması açısından önemli bir hukuki sonuç doğurduğunu değerlendirdi.

Çilsal açıklamasında “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının çevresel etkiler yeterince araştırılmadan verilemeyeceğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Kayabükü’nde verilen mücadeleyle, tarım alanlarının, zeytinliklerin, ormanların, su kaynaklarının ve doğal yaşamın korunmasının yalnızca idari kararlara bırakılamayacağı, gerektiğinde yurttaşların hukuk yoluyla bu kararları denetletebileceği de gösterilmiş oldu” ifadelerini kullandı.

Çilsal’a göre karar aynı zamanda, köylülerin kendi yaşam alanlarını savunmasının ve çevre hakkını hukuk yoluyla aramasının etkili olabileceğini gösteren önemli bir örnek niteliği taşıyor.

ZEYTİNLİKLER, ORMAN VE SU KAYNAKLARI İÇİN UYARILAR

Bilirkişi incelemesinde proje alanının yaklaşık 3 kilometre çevresindeki zeytinliklerin tozdan nasıl etkileneceğinin yeterince araştırılmadığı belirtildi.

Orman alanlarında bulunan kızılçam ve fıstıkçamı varlığına dikkat çekilirken, yangın riski ve rehabilitasyon planlarının da yeterli olmadığı değerlendirildi.

Projenin Derince Barajı havzası ve yüzeysel su bağlantıları üzerindeki olası etkilerinin de yeterince incelenmediği belirtildi. Bölgede bulunan fay hatları nedeniyle deprem riski konusunda da yeterli değerlendirme yapılmadığı tespit edildi.

MAHKEME “ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR” KARARINI İPTAL ETTİ

Bilirkişi raporunda ayrıca hava kalitesi modellemelerinin büyük ölçüde teorik kaldığı, saha verileriyle yeterince desteklenmediği ve mevcut maden faaliyetleriyle birlikte oluşabilecek kümülatif çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği vurgulandı.

Mahkeme, bilirkişi raporunda ortaya konulan bu tespitleri dikkate alarak Kale Maden’in kırma-eleme tesisi projesi için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti.

Hukukçu Mehmet Çilsal yaptığı açıklamada “Bu karar  doğal yaşam alanlarının, tarım ve zeytinliklerin korunması açısından önemli bir hukuk ve çevre zaferi olarak değerlendirilmeli” diye konuştu.