TİP’Lİ KADIGİL’DEN BODRUM’DAKİ KIYI VE SAHİL İŞGALLERİNE ÇOK SERT TEPKİ, NOTA GİBİ ÖNERGE VERDİ

 TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil,  Bodrum ve Türkiye kıyıları sahillerinde Anayasa’ya ve Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalar ve kıyı işgallerine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM’ya soru önergesi verdi.

TİP’Lİ KADIGİL’DEN BODRUM’DAKİ KIYI VE SAHİL İŞGALLERİNE ÇOK SERT TEPKİ, NOTA GİBİ ÖNERGE VERDİ
TİP’Lİ KADIGİL’DEN BODRUM’DAKİ KIYI VE SAHİL İŞGALLERİNE ÇOK SERT TEPKİ, NOTA GİBİ ÖNERGE VERDİ

Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, Anayasa’nın 43’üncü Maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalar ve kıyı işgallerine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Kadıgil, Anayasa ve Kıyı Kanunu’na vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Anayasa’nın 43. Maddesi’ne göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında olup deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla bunların sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerekmektedir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca da kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağı; genellik, eşitlik ve serbestlik ilkeleri gereği herkesin ortak kullanımına açık bulunması gerektiği ve denizden yararlanmanın ancak kıyının kullanımının herkese açık olmasıyla mümkün olabileceği vurgulanmaktadır.”

Turizm bölgelerinde kanunlara aykırı uygulamalar yüzünden çok sayıda şikayet olduğunu belirten Kadıgil, şöyle devam etti: “Buna karşın özellikle turizm bölgelerinde oteller, beach club’lar, restoranlar ve diğer ticari işletmeler tarafından kıyıların şezlong, şemsiye, masa, platform ve benzeri ekipmanlarla büyük ölçüde kaplandığı; yurttaşlara ücretsiz olarak havlu serebilecekleri alan bırakılmadığı; giriş ücreti, şezlong bedeli veya asgari harcama koşulları getirildiği; kıyıya ulaşan yolların ve geçitlerin kapatıldığı ya da denize erişimin ticari bir hizmet satın alınmasına fiilen bağlandığı yönünde çok sayıda şikâyet bulunmaktadır.”

 

Kadıgil önergesinde ayrıca “Bir kıyının kiralama, kullanma izni, irtifak hakkı, tahsis veya başka bir yöntemle ticari işletmenin kullanımına bırakılması, söz konusu alanın kamusal niteliğini ve yurttaşların kıyıdan eşit ve serbest yararlanma hakkını ortadan kaldırmamakta; bununla birlikte mevcut mevzuatta ve uygulamada ticari kullanıma bırakılan kıyılarda hizmet satın almayan yurttaşlara ayrılması gereken ücretsiz alanın ölçüsü ve bu hakkın fiilen nasıl güvence altına alındığı konusunda ciddi tartışmalar bulunmaktadır.” İfadelerini kullandı.

 

Kadıgil, Bakan Kurum’un yanıtlaması talebiyle şu soruları iletti:

1. 2002 yılı itibarıyla Türkiye genelindeki deniz, göl ve akarsu kıyıları ile sahil şeritlerinde; kiralama, kullanma izni, irtifak hakkı, tahsis veya başka bir yöntemle özel gerçek veya tüzel kişilerin kullanımına bırakılan; • Toplam alanı kaç metrekaredir? • Bu kapsamdaki taşınmaz veya alan sayısı kaçtır?

2. 2026 yılı itibarıyla aynı kapsamda özel gerçek veya tüzel kişilerin kullanımında bulunan; • Toplam alan kaç metrekaredir? • Taşınmaz veya alan sayısı kaçtır? • Bu taşınmaz ve alanların illere ve ilçelere göre dağılımı nasıldır?

3. 2002-2026 yılları arasında kıyı ve sahil şeritlerinde özel gerçek veya tüzel kişilerin kullanımına bırakılan alanların toplam yüzölçümü ve sayısı, yıllar itibarıyla nasıl değişmiştir?

 4. 2026 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan kiralama, kullanma izni, irtifak hakkı, tahsis ve benzeri işlemlerin her biri bakımından; • Alanın bulunduğu il ve ilçe, • Alanın yüzölçümü, • Kullanım amacı, • Kullanım hakkı tanınan gerçek veya tüzel kişi, • Sözleşme veya iznin başlangıç ve bitiş tarihleri, • Yıllık kira veya kullanım bedeli nedir?

5. Türkiye’nin adalar hariç yaklaşık 8.592 kilometre olan toplam deniz kıyısının ne kadarlık bölümü 2026 yılı itibarıyla otel, tatil köyü, beach club, restoran, kafe, turizm tesisi veya diğer ticari işletmeler tarafından fiilen kullanılmaktadır? Bakanlığınızın bu konuda tuttuğu bir envanter bulunmakta mıdır?

 6. Ticari kullanıma bırakılmış kıyı alanlarının ne kadarı, herhangi bir ücret ödemeyen ve işletmeden hiçbir mal veya hizmet satın almayan yurttaşların kullanımına fiilen açık tutulmaktadır? Bu alanların toplam yüzölçümü ve kıyı uzunluğu nedir?

 7. Bakanlığınız tarafından kıyıların ticari işletmelere kiralanması, tahsis edilmesi veya kullandırılması sırasında, alanın belirli bir bölümünün yurttaşların ücretsiz kullanımına ayrılmasını zorunlu tutan asgari bir oran, yüzölçümü veya kıyı uzunluğu uygulanmakta mıdır? Uygulanıyorsa bu oran veya ölçü nedir ve hangi mevzuat ya da idari düzenlemeye dayanmaktadır? Böyle bir asgari ölçü bulunmuyorsa bunun gerekçesi nedir?

8. Ticari işletmelerin şezlong, şemsiye, masa, platform ve benzeri ekipmanlarla kıyının tamamını veya büyük bölümünü kapatarak hizmet satın almayan yurttaşlara ücretsiz kullanabilecekleri alan bırakmaması Bakanlığınız tarafından Kıyı Kanunu’nun “eşit ve serbest yararlanma” ilkesiyle ve Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10’uncu maddesiyle bağdaşır kabul edilmekte midir?

9. 2002-2026 yılları arasında kıyıların duvar, tel örgü, kapı, bariyer, turnike, güvenlik görevlisi veya başka bir fiziksel yöntemle halkın erişimine kapatılması nedeniyle; • Kaç denetim yapılmıştır? • Kaç aykırılık tespit edilmiştir? • Kaç işletme hakkında idari işlem uygulanmıştır? • Bu denetim, aykırılık ve idari işlemlerin yıllara ve illere göre dağılımı nasıldır?

 10. Aynı dönemde kıyı alanlarının şezlong, şemsiye, masa, sandalye, platform, iskele veya benzeri unsurlarla hukuka aykırı biçimde işgal edilmesi nedeniyle kaç denetim yapılmış ve kaç işletmeye yaptırım uygulanmıştır?

11. Kıyıya giriş ücreti, şezlong ücreti veya asgari harcama koşulu nedeniyle yurttaşların denize ücretsiz erişiminin engellendiğine ilişkin Bakanlığınıza 2002-2026 yılları arasında kaç şikâyet ulaşmıştır? Bu şikâyetlerin kaçında ihlal tespit edilmiş ve hangi işlemler uygulanmıştır?

12. 2002-2026 yılları arasında kıyı ve sahil şeritlerinin izinsiz veya sözleşme sınırlarını aşacak biçimde kullanılması nedeniyle uygulanan toplam ecrimisil miktarı ve tahsil edilen toplam tutar nedir? Kaç gerçek veya tüzel kişi hakkında ecrimisil işlemi yapılmıştır?

13. Aynı işletme veya gerçek/tüzel kişi hakkında aynı kıyı alanının işgali nedeniyle birbirini izleyen iki veya daha fazla yılda ecrimisil tahakkuk ettirilen kaç vaka bulunmaktadır? Bu vakalarda hukuka aykırı işgal neden sona erdirilmemiştir?

14. Bir ticari işletmeye verilen kiralama, tahsis, kullanma izni veya irtifak hakkının sınırlarının dışına çıkılarak kamuya ait kıyının fiilen işletme alanına dahil edildiği kaç vaka tespit edilmiştir? Bu işletmelerden kaçının sözleşmesi veya kullanım izni iptal edilmiştir?

15. Bakanlığınız kıyıların hukuki statüsü ile fiili kullanım durumunu karşılaştıran; hangi kıyıların kiralandığını/tahsis edildiğini, kullanım hakkının kime verildiğini, alanın büyüklüğünü, sözleşme süresini, ödenen bedeli ve yurttaşların ücretsiz kullanımına açık bırakılan bölümü gösteren kamuya açık dijital bir “Türkiye Kıyı Envanteri” oluşturmayı planlamakta mıdır?