DİALİZ ÜNİTESİNDE TAVLA OYUNUNA SORUŞTURMA HASTANE Mİ, KIRAATHANE Mİ? (Videolu haber)
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin dializ ünitesinde dializ teknikerlerinin nöbet sırasında tavla oynamaları tepkilere neden oldu.
İki gün önce çekilen videoda iki sağlık personelinin tavla oynama görüntülerinin ardından Demokratik Sen Anadolu Şubesi Başkanı Abdullah Gül konu ile ilgili basın açıklaması yaptı suç duyurusunda bulundu. Soruşturma başlatıldı.
Açıklamada Sağlık hizmetinin ne denli ciddiyetsiz bir noktaya sürüklendiğini açıkça ortaya koymaktadır, hastane; disiplinin, bilimin ve sorumluluğun adresidir. Hastane kahvehane değildir, kıraathane hiç değildir, denildi.
Demokratik Sen Anadolu Şubesi Başkanı Abdullah Gül konu ile ilgili basın açıklaması yaptı ve şunları söyledi:
“Sağlık hizmetinin ne denli ciddiyetsiz bir noktaya sürüklendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Hastane; disiplinin, bilimin ve sorumluluğun adresidir. Hastane kahvehane değildir, kıraathane hiç değildir.
Gecesini gündüzüne katarak, insan hayatı için büyük bir özveriyle çalışan binlerce sağlık emekçisinin alın teri; birkaç sorumsuz personelin umursamazlığıyla gölgelenemez. Bu görüntüler yalnızca kurumsal itibarı değil, doğrudan hasta güvenliğini de tehdit etmektedir. Toplum nezdinde sağlık çalışanlarının saygınlığı bu sorumsuzluklar nedeniyle zarar görmektedir.
Ancak sorun bununla sınırlı değildir. Asıl vahim tablo; diyaliz hizmetlerinin en kritik alanlarından biri olan periton diyalizinde, mevzuata açıkça aykırı şekilde yetkisiz ve ehliyetsiz personelin görevlendirilmesidir. Periton diyalizi; enfeksiyon, sepsis ve ölüm riski barındıran, yüksek uzmanlık ve sertifikasyon gerektiren bir tedavidir. Buna rağmen hasta güvenliği hiçe sayılarak yapılan bu görevlendirmeler, telafisi mümkün olmayan sonuçlara davetiye çıkarmaktadır.
Buradan açıkça soruyoruz:
Periton diyalizinde yetkisiz personel çalıştırılmasına kim izin vermektedir?
Diyalizden sorumlu mesul müdür bu tabloyu görmemekte midir, yoksa bilerek mi sessiz kalmaktadır?
Hasta sağlığını bu denli riske atan uygulamalar neden denetlenmemektedir?
Daha da düşündürücü olan; hastaneyi adeta kahvehaneye çeviren personellerden biri hakkında halen devam eden bir soruşturma bulunmasına rağmen bu sorumsuzluğun sürdürülmesidir. Bu cüreti, bu gücü nereden buluyor? Bu durum artık basit bir ihmal değil, açık bir yönetim zaafıdır.
Ne yazık ki, bu usulsüzlüklere karşı çıkanlar korunmak yerine cezalandırılmaktadır. Hasta ve çalışan sağlığını savunan personele karşı adeta “vurun kellesini, örtün üstünü” anlayışıyla hareket edilmektedir. İtiraz edenler sürgünle susturulmaya çalışılmaktadır.
Bunun en somut örneği; yakın zamanda pnömotoraks (akciğer sönmesi) nedeniyle hastanede yatarak tedavi görmüş, halen sağlık raporu bulunan bir diyaliz teknikerinin, yalnızca bu usulsüzlüklere karşı çıktığı için 30 kilometre uzaklıktaki ek binaya görevlendirilmesidir. Bu uygulama ne vicdanla, ne hukukla, ne de kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmaktadır.
Ortaya çıkan tablo çok nettir:
Bazı yöneticiler için ne hasta sağlığının, ne de çalışan sağlığının bir önemi kalmamıştır. Tek amaç; devletin binasında kurulan bu düzensizliği sürdürmek ve sorgulayanları sistem dışına itmektir. Devletin makamları kimsenin şahsi çiftliği değildir.
Buradan Sağlık Bakanlığını açıkça göreve davet ediyoruz.
Hasta güvenliğini doğrudan tehdit eden bu uygulamalarla ilgili ivedilikle idari ve hukuki inceleme başlatılmasını, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin gecikmeksizin yapılmasını talep ediyoruz. Sessiz kalınan her ihmal, yaşanabilecek her olumsuzluğun sorumluluğunu da beraberinde getirecektir.
Demokratik Sağlık Sen olarak buradan net bir şekilde ilan ediyoruz:
Hasta güvenliğini tehlikeye atan hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacağız.
Periton diyalizinde yetkisiz personel çalıştırılmasının sonuna kadar takipçisi olacağız.
Usulsüzlüklere karşı çıkan sağlık çalışanlarının sürgünle susturulmasına izin vermeyeceğiz.
Gerek idari gerek hukuki tüm başvurular yapılmıştır ve süreç sonuna kadar takip edilecektir. Kamuoyunu, yetkili mercileri ve denetim makamlarını bu sorumsuzluğa karşı görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi.





