BARIŞ SAYLAK’TAN HOBY BAHÇELERİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMA
Muğla eski Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak Hoby bahçeleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI TARIM ARAZİLERİ "HOBİ"YE KURBAN EDİLEMEZ: YENİ YÖNETMELİK ÜLKEMİZİN BEKA MESELESİDİR!
Son günlerde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren; tarım arazileri üzerinde “hobi bahçesi”, “tiny house” veya “bungalov” adı altında yürütülen yasadışı yapılaşmayı durduran ve tavizsiz yaptırımlar getiren yeni yönetmelik, ülkemizin yarınları için atılmış tarihi bir adımdır. Yıllarını Muğla tarımına adamış bir bürokrat ve her şeyden önemlisi bu toprakların bir üreticisi olarak; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığımızın aldığı bu kararlı duruşu sonuna kadar destekliyorum.
Küresel Gıda Krizi Kapıdayken, Bir Karış Toprağımızı Bile Kaybedemeyiz
Bugün dünya; iklim değişikliği, kuraklık, tedarik zincirlerindeki derin kırılmalar ve giderek büyüyen küresel gıda krizleriyle boğuşmaktadır. Bu makroekonomik tablo bize çok net bir gerçeği haykırıyor: Tarım arazileri artık yalnızca birer toprak parçası değil; ülkelerin ekonomik bağımsızlığının, milli güvenliğinin ve varoluşunun en stratejik unsurlarıdır. Kendi gıdasını üretemeyen, verimli ovalarını betona teslim eden bir ulusun ayakta kalması mümkün değildir. Gıda arzı güvenliği, Türkiye’nin en temel beka meselesidir.
"Nasıl Olsa Af Çıkar" Zihniyetine ve Tarım Alanı Gecekondularına Son!
Ne yazık ki uzun süredir ülkemizin en verimli birinci sınıf tarım arazileri, kooperatifleşme kılıfı altında küçük parçalara bölünmekte; "nasıl olsa ileride bir af çıkar" zihniyetiyle fiilen işgal edilmektedir. Gerçek ve masum bir "hobi bahçesi"; yerel yönetimlerimizin dar gelirli, emekli, gazi ve engelli vatandaşlarımız için cüzi bedellerle tahsis ettiği, suyunun ve tohumunun devlet eliyle karşılandığı sosyal donatı alanlarıdır.
Ancak bugün tarlalarımızın ortasına dikilen, etrafı yüksek duvarlar ve güvenlik kameralarıyla çevrilen, altyapı hizmetlerinin yasadışı yollarla çekildiği o lüks yapılar, tarımı değil ticari rantı hedefleyen "tarım alanı gecekondularıdır." İnsanları toprakla buluşturmak bahanesiyle inşa edilen bu yapılar, günlük kiralama ve tatil köyü mantığıyla işletilerek gerçek üreticimizin ve tarımsal bütünlüğümüzün kalbine saplanmış bir hançere dönüşmüştür.
Sayın Cumhurbaşkanımızın "Üreten Türkiye" Vizyonu Tarlada Korunacaktır
Buradan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek tensiplerine ve devletimizin iradesine bir üretici, bir halk adamı olarak seslenmek istiyorum:
Sayın Cumhurbaşkanım; sizin önderliğinizde çizilen "Kendi kendine yeten, üreten ve güçlü Türkiye" vizyonunun temeli tarladadır. Kamuoyunda bazı kesimler, bu yıkımların ve sert cezai yaptırımların siyasi bir faturası olacağı, oy kaybettireceği yönünde asılsız bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Oysa asıl büyük tehlike ve hüsran, tarım topraklarımızı kaybederek çocuklarımızın geleceğini ipotek altına almaktır. Doğru olanı yapmak, gece gündüz demeden nasırlı elleriyle toprağı işleyen yasalara saygılı gerçek çiftçimizi korumak, milletimizin sinesinde her zaman en büyük karşılığı bulacaktır. Tavizsiz uygulanan her yasa, yarınlarımız için kazanılmış bir zaferdir. Hizmet ve hakkaniyet daima takdir getirir; rantı koruyan tavizler ise yalnızca ülkenin geleceğini kaybettirir.
Gençlerimizi tarıma yöneltmenin, onlara toprağı sevdirmenin yolu arazileri parselleyip betonlaştırmak değil; üretimi teşvik eden, yenilikçi ve sürdürülebilir tarım politikalarını hayata geçirmektir.
Ülkemizin kurtuluşu rantta değil; tarladadır, tarımdadır, üretmektedir! Devletimizin, tarım arazilerini korumak adına attığı bu hayati adımların bir neferi ve savunucusu olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Barış SAYLAK





