Yunan’ın gözü bu kez “paça” mızda,,, UNESCO Kapısında Bir Skandal Daha!

Baklavadan cacığa, dönerden lokmaya kadar pek çok Türk lezzetini sahiplenmeye çalışan Yunanistan, bu kez gözünü asırlık lezzetimiz "Kelle Paça"ya dikti.

Yunan’ın gözü bu kez “paça” mızda,,, UNESCO Kapısında Bir Skandal Daha!
Yunan’ın gözü bu kez “paça” mızda,,, UNESCO Kapısında Bir Skandal Daha!

Baklavadan cacığa, dönerden lokmaya kadar pek çok Türk lezzetini sahiplenmeye çalışan Yunanistan, bu kez gözünü asırlık lezzetimiz “Kelle Paça”ya dikti. Selanikli bir işletmecinin UNESCO hamlesi, Türkiye’de büyük tepkiyle karşılandı.

Mutfak kültürümüzün en temel taşlarından biri olan ve Anadolu topraklarında yüzyıllardır hem şifa kaynağı hem de bir gelenek olarak yaşatılan kelle paça çorbası, Yunanistan ile yeni bir “gastronomi savaşı”nın fitilini ateşledi. Selanikli restoran sahibi Dimitris Çaruchas’ın, paça çοrbasını “Yunan mirası” olarak UNESCO’ya tescil ettirme girişimi, tarihçiler ve gastronomi uzmanları tarafından “kültürel bir el koyma çabası” olarak nitelendiriliyor.

“Homeros” Bahanesiyle Tarih Çarpıtılıyor

Yunan tarafı, paçanın kökenlerini Homeros’un Odissia destanındaki bir ziyafet sahnesine dayandırarak, bu lezzetin Antik Yunan’dan Bizans’a, oradan da Osmanlı’ya geçtiğini iddia ediyor. Ancak tarihçiler, işkembe ve paça kültürünün Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan Türk mutfak disiplininin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.

Yüzyılın en büyük gezgini Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde İstanbul’daki paçacı esnafını, dükkanların düzenini ve halkın bu çorbaya olan düşkünlüğünü detaylarıyla anlatırken, bu kültürün o dönemde bile ne kadar kurumsallaşmış olduğunu kanıtlıyor.

Türk Esnafı Ayakta: “Paça Bizim Kırmızı Çizgimizdir”

İstanbul’un köklü paçacıları, Atina’dan gelen bu iddialara sert tepki gösterdi. Yıllardır kazan kaynatan ustalar, “Baklavamıza, kahvemize göz diktiler, şimdi de soframızın şifasına el uzatıyorlar. Paça, Türk mutfağının genetiğidir. Yunanistan’ın her sıkıştığında ‘bu bizimdir’ demesi artık inandırıcılığını yitirmiştir,” diyerek tepkilerini dile getirdi.

UNESCO Kapısında Büyük Mücadele

Yunan işletmeci Çaruchas’ın hazırladığı kapsamlı dosya UNESCO’ya sunulmaya hazırlanırken, Türkiye’nin de ilgili kurumlar ve akademisyenler aracılığıyla bu girişime karşı “tarihi gerçeklerle” yanıt vermesi bekleniyor. Uzmanlar, işkembenin ve paçanın sadece bir yemek değil, bir hazırlama sanatı (temizlik, pişirme süresi, terbiye usulü) olduğunu ve bu sanatın merkezinin Türkiye olduğunu hatırlatıyor.

Sektör temsilcileri ve Türk halkı tek ses:

“Kelle paça bizim öz be öz mirasımızdır; Selanik’ten gelen bu ‘sipariş’ iddialarla bu gerçeği kimse değiştiremez!”

Bir bakışta: Neden bizim?

Evliya Çelebi Kayıtları: 400 yıl önce Osmanlı İstanbul’unda yüzlerce paçacı dükkanı kayıtlıydı.

Hazırlanış Usulü: Türk mutfağındaki sarımsak, sirke και limonlu “terbiye” sanatı, paçayı Yunan versiyonundan ayıran temel farktır.

Toplumsal Kültür: Türkiye’de paça, sadece bir yemek değil; gece sonu ritüeli ve toplumsal bir şifa geleneğidir.