MUĞLA’DAKİ TERMİK SANTRALLERLE İLGİLİ ÇARPICI RAPOR: KAPATILMALARI SİSTEMİ ETKİLEMEYECEK

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nin kapatılmasının Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin elektrik arz güvenliğini tehlikeye atmayacağı ortaya çıktı. EMO ve MMO tarafından hazırlanan teknik raporda, üç santralin toplam üretim kapasitesinin mevcut sistem içerisinde kolaylıkla karşılanabileceği belirtildi.

MUĞLA’DAKİ TERMİK SANTRALLERLE İLGİLİ ÇARPICI RAPOR: KAPATILMALARI SİSTEMİ ETKİLEMEYECEK
MUĞLA’DAKİ TERMİK SANTRALLERLE İLGİLİ ÇARPICI RAPOR: KAPATILMALARI SİSTEMİ ETKİLEMEYECEK

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Makina Mühendisleri Odası (MMO), Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri hakkında dikkat çeken bir teknik rapor hazırladı.

Resmi kurumların verilerine dayanılarak hazırlanan raporda, yaklaşık 40 yıldır faaliyet gösteren ve teknolojilerinin eskidiği belirtilen üç santralin devre dışı bırakılmasının Türkiye ve Ege’nin elektrik arz güvenliği açısından risk oluşturmayacağı vurgulandı.

ÜÇ SANTRALİN PAYI YÜZDE 1,43

Rapora göre Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin toplam kurulu gücü 1.768 megavat. Türkiye’nin 2025 yılı sonundaki toplam kurulu gücü ise 123 bin 168 megavat.

Buna göre üç santralin ülke toplamındaki payı yalnızca yüzde 1,43.

Raporda, santrallerin devreden çıkması halinde oluşacak üretim açığının Türkiye’deki kullanılmayan mevcut kapasiteyle karşılanabileceği belirtildi.

EGE’NİN ELEKTRİĞİ SANTRALLER KAPANSA DA YETİYOR

Ege Bölgesi’nde güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal, doğal gaz ve kömür dahil çok sayıda enerji kaynağının bulunduğuna dikkat çekilen raporda, bölgedeki mevcut üretim kapasitesinin tüketimi karşılamaya yeterli olduğu kaydedildi.

Raporda, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’ün devre dışı kalması durumunda Ege Bölgesi’nin elektrik talebinin bölgedeki mevcut santrallerle karşılanabileceği ifade edildi.

YENİ SANTRALLER ÜÇLÜNÜN KAPASİTESİNİ FAZLASIYLA KARŞILIYOR

Raporda Ege Bölgesi’nde son yıllarda yapımına başlanan 106 elektrik üretim tesisi projesinin toplam 3.811 megavatlık kapasiteye sahip olduğu belirtildi.

Bu projelerin 2.321,3 megavatlık bölümünün tamamlandığı, 1.358,3 megavatlık bölümünün ise yapım aşamasında olduğu kaydedildi.

Rapora göre bölgede yapımı devam eden ve yeni tamamlanan tesislerin kapasitesi, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy’ün toplam kapasitesinin yaklaşık iki katına ulaşıyor.

KAMUNUN MİLYONLARCA DOLARLIK YÜKÜ

Raporda santrallerin yalnızca enerji üretimi açısından değil, kamu maliyesi açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

EÜAŞ’ın 2025 yılında üç santralden 1 milyon 766 bin 636 MWh elektriği 75 dolar/MWh bedelle satın aldığı ve bunun karşılığında yaklaşık 132,5 milyon dolar ödeme yaptığı kaydedildi.

Ayrıca Yeniköy ve Kemerköy santrallerine 2018-2025 yılları arasında yaklaşık 192 milyon dolar, Yatağan Termik Santrali’ne ise 82 milyon dolar kapasite ödemesi yapıldığı belirtildi.

Raporda, santrallerin devre dışı bırakılması halinde bu ödemelerin de ortadan kalkacağı ifade edildi.

“MESELE ELEKTRİK DEĞİL, KAMU YARARI”

EMO ve MMO, santrallerin ayakta tutulmasının yalnızca elektrik ihtiyacı ve arz güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, enerjinin bir rant aracı değil, kamu hizmeti olarak görülmesi gerektiği belirtilerek halkın sağlıklı çevrede yaşama ve ucuz, güvenli elektriğe erişme hakkına dikkat çekildi.

MADENCİLİK İÇİN ORMANLAR VE ZEYTİNLİKLER TEHLİKEDE

Raporda santrallerin kömür ihtiyacının karşılanması amacıyla yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevresel boyutuna da dikkat çekildi.

Muğla’daki kömür havzalarının turizm alanları, zeytinlikler, tarım arazileri, ormanlar ve doğal ve arkeolojik sit alanlarıyla iç içe olduğuna işaret edilen raporda, açık işletme madenciliğinin bölgenin doğal ve kültürel yapısı üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açabileceği savunuldu.

“KAPANIRLARSA SİSTEM ÇÖKMEZ”

Raporda özetle, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nin kapatılmasının Türkiye’nin elektrik sisteminde arz güvenliği açısından herhangi bir kriz yaratmayacağı, eksilen üretimin mevcut ve yeni kapasiteyle karşılanabileceği sonucuna varıldı.

EMO ve MMO, tartışmanın yalnızca “elektrik ihtiyacı” üzerinden değil, kamu yararı, çevre ve kamu kaynaklarının kullanımı açısından ele alınması gerektiğini vurguladı.

Yaşar ANTER / SÖZCÜ