GEMİ KAZALARININ EVEREST’İ DİBE ÇÖKTÜ: KEŞFE GİDEN 18 DALGIÇ ÖLDÜ
Atlantik Okyanusu’nun 73 metre derinliğinde yatan İtalyan yolcu gemisi Andrea Doria, yaklaşık 70 yıldır su altı kaşiflerinin korkulu rüyası haline geldi.
Çürüyen çelik gövde ise her geçen gün daha büyük bir tehlikeye dönüşüyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Massachusetts eyaleti açıklarında, Nantucket Adası’nın yaklaşık 70 kilometre açığında denizin dibinde tarihin en ünlü batıklarından biri yatıyor.
İtalyan yolcu gemisi Andrea Doria, dalış dünyasında "batıkların Everest’i" olarak anılıyor.
Ancak geminin ünü kadar tehlikesi de büyük. Yaklaşık 73 metre derinlikte bulunan enkaz, yıllar içerisinde çürüyüp parçalanırken, buraya dalış yapanlar için risk her geçen gün artıyor.
ÇELİK GÖVDE KENDİ AĞIRLIĞI ALTINDA ÇÖKÜYOR
On yıllardır Andrea Doria’ya dalış yapan su altı kaşifleri, geminin gözlerinin önünde yok oluşuna tanıklık ediyor.
100’den fazla dalış gerçekleştiren deneyimli dalgıç John Moyer, geminin çelik gövdesinin yıllar içerisinde ciddi biçimde zayıfladığını ve kendi ağırlığı altında çökmeye başladığını belirtiyor.
Enkazın bazı bölümleri parçalanırken, dalgıçların yıllar önce geçebildiği alanların bugün çok daha tehlikeli hale geldiği ifade ediliyor.
Emekli ABD Sahil Güvenlik Kaptanı Aaron Davenport da geminin sürekli parçalandığına dikkat çekerek, her hareket sırasında yeni parçaların kopabildiği uyarısında bulunuyor.
18 DALGIÇ ENKAZDA HAYATINI KAYBETTİ
Andrea Doria’nın peşine düşen su altı kaşiflerinin hikâyeleri ise zaman zaman trajediyle sonuçlandı.
Dalış güvenliği kuruluşu Divers Alert Network kayıtlarına göre, 2016 yılına kadar en az 17 dalgıç bu enkazı keşfetmeye çalışırken hayatını kaybetti.
2017 yılında 46 yaşındaki İngiliz dalgıç Stephen Slater’ın da yaşamını yitirmesiyle doğrulanmış ölüm sayısının en az 18’e yükseldiği belirtiliyor.
Bu nedenle Andrea Doria, dünyanın en tehlikeli dalış noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
FECİ ÇARPIŞMA 52 KİŞİNİN HAYATINA MAL OLDU
Andrea Doria’nın trajedisi 25 Temmuz 1956 gecesi başladı.
İtalyan yolcu gemisi, Massachusetts açıklarında İsveç bandıralı Stockholm ile çarpıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan Andrea Doria, ertesi sabah Atlantik’in soğuk sularına gömüldü.
Kazanın ardından ABD Sahil Güvenliği ve bölgeden geçen gemiler büyük bir kurtarma operasyonu başlattı.
1.600’den fazla yolcu ve mürettebat kurtarılırken, iki gemide toplam 52 kişi yaşamını yitirdi.
Ancak gemi battıktan sonra Andrea Doria’nın hikâyesi sona ermedi.
BATIKTAKİ HAZİNE MERAKI DALGIÇLARI ÇEKTİ
Yıllar boyunca geminin enkazı yalnızca dalış tutkunlarının değil, değerli eşyaların ve tarihi kalıntıların peşindeki kaşiflerin de ilgisini çekti.
Andrea Doria'nın görece ulaşılabilir derinliği, onu dünyanın en ünlü batıklarından biri haline getirdi.
Titanik gibi çok daha derinlerde bulunan bazı batıklara ulaşmak için özel denizaltılar gerekirken, Andrea Doria teknik olarak uygun ekipmana sahip deneyimli dalgıçların ulaşabileceği bir derinlikte bulunuyor.
Ancak uzmanlara göre bu durum, dalışın kolay olduğu anlamına gelmiyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE ENKAZIN İÇİNDE
Andrea Doria’nın iç bölümleri terk edilmiş ağlar, kablolar, olta ipleri ve yıllar içinde keskinleşen metal parçalarıyla dolu.
Dalgıçların bu engellere takılması, özellikle görüş mesafesinin çok düşük olduğu anlarda ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.
Üstelik gemi denizin dibinde yan yatmış durumda.
Bu nedenle geminin içine giren dalgıçlar, normalde yatay olması gereken koridor ve merdivenlerle farklı açılarda karşılaşıyor.
Karanlık, düşük görüş, akıntı ve yön duygusunun kaybolması birleştiğinde, deneyimli dalgıçlar için bile durum son derece tehlikeli hale geliyor.
“HER HAREKETİNİZE DİKKAT ETMELİSİNİZ”
Deniz güvenliği ve arama-kurtarma alanında yıllarca görev yapan Aaron Davenport, Andrea Doria’ya dalışın ciddi hazırlık gerektirdiğini vurguluyor.
Davenport’a göre deneyimli ve eğitimli bir dalgıç gerekli ekipmanla bu dalışı gerçekleştirebilir. Ancak enkazın içinde yapılacak küçük bir hata bile dalgıcın hayatına mal olabilir.
Çünkü Andrea Doria artık yalnızca derinlik ve akıntılarla değil, kendi çürüyen gövdesiyle de tehdit oluşturuyor.
BATIK YOK OLMADAN ÖNCE GÖRMEK İSTİYORLAR
Yaklaşık 70 yıldır okyanusun dibinde bulunan Andrea Doria’nın geleceği ise belirsiz.
Çelik gövdenin çürümesi ve enkazın giderek çökmesi, geminin bir süre sonra bugünkü haliyle tamamen ortadan kalkabileceği anlamına geliyor.
Bu durum, batığı daha önce gören dalgıçlar için hüzünlü bir sona işaret ederken, yeni nesil su altı kaşiflerini de zamanla yarışmaya itiyor.



