DEMİR ORMANLARINDA AMANRÜYA REPAY EYLEMİ.. BODRUMUN KANAL İSTANBULU OLMASIN
Muğla’nın Bodrum ilçesinde cennet ormanları ile kaplı Demirbükü ormanlarının tam ortasında ağaç katliamı yaparak lüks villa ve turistik tesis projesine tepki gösteren TMMOB İlçe Koordinasyon Kurulu , çevre örgütleri ve vatandaşlar bölgede “Rant uğruna Bodrum’un kanal İstanbul’u Olmasın” eylem ve basın açıklaması yaptı.TMMOB ve çevre örgütleri ÇED olumlu raporu ve projenin iptali için Muğla İdare mahkemelerine ard arda dava açmaya başladı.
BODRUM’UN KANAL İSTANBUL’U OLMASIN EYLEMİ
Muğla’nın Bodrum ilçesinde cennet ormanları ile kaplı Demirbükü ormanlarının tam ortasında ağaç katliamı yaparak lüks villa ve turistik tesis projesine tepki gösteren TMMOB İlçe Koordinasyon Kurulu , çevre örgütleri ve vatandaşlar bölgede “Rant uğruna Bodrum’un kanal İstanbul’u Olmasın” eylem ve basın açıklaması yaptı.TMMOB ve çevre örgütleri ÇED olumlu raporu ve projenin iptali için Muğla İdare mahkemelerine ard arda dava açmaya başladı.
Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Göl Mahallesi Demirbükü Mevkii’Nde cennet ormanlarla kaplı arazide yapılması planlanan
Projeyi iki ayrı parçada göstererek ÇED olumlu raporu alan firmanın paravanlarla kapattığı ormanlık arazide ağaç katliamı yaptığı ortaya çıktı.
ORMANLIK ALANDA 600 BİN METREKARE YAPILAŞMA OLACAK
İki ayrı projede yaklaşık 196 bin metrekare alanda 600 bin metrekare yapılaşma olacağını belirten TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu bölgede eylem ve basın açıklaması yaptı. Boodrum Yurttaş İnsiyitafi, Muğla Çevre Platformu ve çevreci örgütlerin katıldığı basın açıklaması ve eylemde sık sık “Havama Suyuma Dokunma “ sloganları atıldı.
ORMAN , TARIM ARAZİSİ DOĞAL SİT ALANI
TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Temsilcisi Mustafa Erdoğan yaptığı açıklamada
Proje Alanı Çevre Düzeni Planında; Orman Alanı ,Tarım Arazisi, Doğal Sit Alanı, Turizm Koruma ve Gelişim Merkezi ve Önemli Doğal Alan olarak gösterildiğini belirterek “Proje Vaziyet Planı, doğal varlıklar gözetilmeden hazırlanmıştır. Proje alanı ağırlıklı olarak %30 yoğunluklu kısmen korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı, kısmen koruma bandındadır. Bu konuda Muğla Kültür varlıkları Koruma Kurulu görüşü alınmamıştır” dedi.
HUKUKSUZLUK VE KANDIRMACA VARDIR
PROJELER BİRBİRİNDEN AYRILARAK ÇED SÜRECİNDEN KAÇILMIŞTIR
Erdoğan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gerekli bilimsel araştırma ve inceleme yapılmadan,eksiklerle dolu ÇED raporu gerçeği yansıtmıyor. ÇED sürecini hızlandırmak ve olası engelleri aşabilmek için proje parçalara bölünerek “eşik değerlerin altına düşülerek” detaylı inceleme yapılmamıştır. Bu hukuksuzluk ve kandırmacadır.
ÇED süreci Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hatalı yönetilmiştir. İncelediğimizde bu iki firmanın iletişim bilgileri aynı olup , hisseleri % 100 REPIE portföyündür. Bu nedenle iki proje birleşik olup birlikte(bütüncül) değerlendirildiğinde turizm tesisi 227 odadan 335 odaya çıkmaktadır. Bu durumda ÇED Yönetmeliğinin EK 1 listesine tabi olup ÇED raporu hazırlanmak zorundadır. Hazırladıkları Proje Tanıtım Dosyasında ( PTD ) alt yapı kapasitesi, atık yönetimi, su tüketimi, kıyı kullanımı baskısı ve çevresel ekosistem üzerindeki etkilerin birilikte ele alınıp kümülatif etki değerlendirmesi yapılmamıştır.
1/100000 lik plan notlarında ‘’ağaç rölevesinde ağaçlar kurul kararı olmadan kesilemez’ doğal dokuya,bitki örtüsüne müdehale edecek, bozacak,değiştirecek müdehaleler yapılamaz’’ denmesine karşın 10 aydır bu müdehaleler yapılmış afişimizdede gördüğünüz gibi alan ÇÖLLEŞTIRILMIŞTIR.
DEMİRBÜKÜ ORMAN ALANININ İÇİNDEDİR!
PTD dosyasında bölge ‘’orman sayılan alanlardan değildir’’ denilmektedir. Proje alanındaki ağaç varlığı, bitki örtüsü, doğal drenaj, yüzey suları ve yaban hayatı yeterli kapsamda ortaya konulmadan “çevresel etki değerlendirmesi’’ yapılamaz. Doğayı önce tahrip edip sonra etkisini azaltmaya çalışmak koruma değildir. Koruma, yapılaşmadan önce doğal varlığın bilimsel olarak ortaya konulması ve projenin buna göre sınırlandırılmasıdır.
335 odanın su tüketimi, atık suyu, katı atığı, trafiği, enerji ihtiyacı, personel ve servis hareketliliği ile altyapı yükü proje sınırlarında kalmayacaktır. Aynı ekosistemi, aynı yolları, aynı su kaynaklarını ve aynı kıyı sistemini kullanan projeler birbirinden bağımsızmış gibi ele alınamaz. Kümülatif etki değerlendirmesi yapılmalı; koşulları oluştuğunda proje Ek-1 kapsamında değerlendirilmelidir.
BODRUMUN KANAL İSTANBULU OLMASIN
Bu devasa proje Demirbükü’nde geri dönülmez bir tahribata sebep olacaktır. Şirketin satış ofislerinde görüleceği gibi Demir Deresi’nin güzergahı değiştirilerek bu proje içine alınacak “Ekoloik Gölet” adı altında suni gölet yapılacaktır. Demir Deresi şirketin peyzaj malzemesi değildir. Demir Deresi’nin doğal güzergâhına müdahale edilmesi ve “ekolojik gölet” oluşturulması su döngüsünü, taşkın kontrolünü, yeraltı suyunun beslenmesini, ekolojik sürekliliği yok eder. Kuru ve sulu derelere müdahele edilmemelidir. PTD raporunda da olmayan göletler DSİ den izinsiz vaziyet planında bulunmaktadır.
Mimari proje paylaşılmadan ÇED OLUMLU kararı alınmıştır. Bodrum’un en önemli sorunlarından biri su kaynaklarının yetersizliğidir.’’YAPAY GÖLET,YAPAY DERE’’ projeleriyle su kaynaklarını tüketerek ‘’KANAL BODRUM’’ yaratılacaktır
Demir Koyu ve vadisini önemli kılan proje Ağan Han ödülü alan usta mimar Turgut Cansever in Demir Tatil Sitesidir. Bu proje doğaya uyumlu ulusal ve uluslaraarası kültürel mirasımızdır.
1150 m uzaklıktan Ters ozmoz ile, denizden elde edilecek kullanım suyu sonucu oluşacak atık iki kat tuzlu su deniz canlıları ve kıyı ekosisteminde geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacaktır. Deniz sizin atık deponuz değildir.
Alanda flora ve fauna çalışmaları Mayıs 2026’da yapılmıştır. Bir ayda yapılan inceleme mevsimlere göre değişen türlerin üreme, göç, çiçeklenme ve beslenme dönemlerini ifade etmez. Bir aylık gözlem bir ekosistemin bütününü temsil edemez.
Çalışan, misafir, servis ve tedarik araçları ile 335 odalı bu tesis Torba-Gölköy ulaşım sistemine taşıma kapasitesinin üzerinde ağır bir trafik yükü ekleyecektir .
TMMOB olarak İtirazımız; bilimsel veriler yeterince ortaya konulmadan, çevresel etkiler bütüncül değerlendirilmeden, projeler parçalanarak ve doğal-kültürel değerler göz ardı edilerek gerçekleştirilecek yapılaşma anlayışınadır.
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR:
Demirbükün de birbirleriyle ilişkili iki proje birlikte değerlendirilmeli , bütüncül çevresel etkiler bilimsel olarak ortaya konulmalı; ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)” kararı iptal edilmelidir.
Orman, tarım alanları, kıyı ekosistemi ve kültürel miras korunmalıdır.
Demir Deresi’nin doğal ve ekolojik işlevleri korunmalıdır.
Kuraklık ve iklim değişikliği senaryoları dikkate alınarak proje yeniden değerlendirilmelidir.
Ters ozmozla konsantre tuzlu suyun deniz ekosistemine verilmesi engellenmelidir.
Flora ve fauna incelemesi dört mevsim yapılmalıdır.
Trafik, kanalizasyon, atık, enerji ve diğer altyapı sorunları kümülatif ele alınmalıdır.
Turgut Cansever’in Demir Tatil Köyü başta olmak üzere bölgedeki kültürel ve mimari miras korunmalıdır.
Tüm bilimsel ve teknik veriler kamuoyuna açık, şeffaf ve denetlenebilir biçimde paylaşılmaldır.
Bodrum’un geleceği daha fazla beton, daha fazla su tüketimi, trafik ve kıyı baskısıyla güvence altına alınamaz. Gelecek; bilimsel planlama, hukuk, kamu yararı, doğal varlıkların korunması ve toplumun karar süreçlerine katılımı temelinde kurulmalıdır. Bugün korunmayan orman, bozulan dere, kirletilen deniz ve yok edilen kültürel miras yarın geri getirilemez. Turizm ancak bu değerler korunduğu sürece sürdürülebilir .
TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu olarak Bodrum’un doğal, kültürel ve kamusal değerlerini korumak için hukuki, bilimsel ve mesleki mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz: Bodrum bizim değil, gelecek kuşakların da yaşam alanıdır. Kıyılarımız, derelerimiz, ormanlarımız, su kaynaklarımız ve kültürel mirasımız ortak değerimizdir. Bodrum’un geleceği ranta değil, bilime ve kamu yararına emanet edilmelidir!” ifadelerini kullandı.
KURUMLAR ÜST ÜSTE PROJEYE DAVA AÇMAYA BAŞLADI
Muğla Çevre Platformu sözcüsü Umay Karabaş ÇED olumlu raporunun iptali için Muğla İdare Mahkemesi’Ne 4 ayrı dava açtıklarını söyledi.
ŞİRKET TEK PROJEYİ İKİYE BÖLMÜŞ
Muğla Mimarlar Odası Başkanı Gamze Türk “Şirket tek proje iki ayrı proje. Burada kandırmaca var. ÇED raporları artık göstermelik evrak haline geldi, asla gerçekleri yansıtmıyor. Gördüğünüz ormanlık alan içindeyiz , ubrada orman yok deniliyor. Hiçbir bilimsel veri ve araştırma yapılmadı.Projenin uygulanmaması doğanın ve ormanların korunması için her türlü hukuki girişimi başlattık” diye konuştu.



