BODRUMLU YILDIZ FELDMANN HAZIRLADI..FOTOĞRAFLAR SUSTU, HİKAYELER KONUŞTU
Dünyanın farklı ülkelerinde çekilmiş 18 fotoğraftan oluşan sergi, ziyaretçilerine yalnızca fotoğraflara bakmayı değil, görünenin ardındaki hikayeyi tamamlamayı öneriyor.
Feldmann’ın yıllara yayılan fotoğraf tutkusunun izlerini taşıyan sergide, sokakta karşılaşılan hayatın birbirinden farklı anları yer alıyor. Ancak sanatçı, fotoğraflarına özellikle isim vermeyerek izleyicinin algısını yönlendirmemeyi tercih ediyor.
Sonrasında renkli filmler, disketli makineler ve dijital teknoloji geldi. Teknoloji değişti ancak Feldmann’ın fotoğrafa bakışı değişmedi. O, fotoğrafı hayatın içinden kaçıp gitmeden yakalanması gereken bir “an” olarak gördü.
Yürürken, konuşurken, koşarken, ağlarken, gülerken, düşünürken insanları ve hayatı gözlemledi. Sokaktaki sıradan görünen anların içindeki olağanüstülüğü aradı.
“O anı yakalamazsam kaçacak” duygusuyla fotoğraf çekmeyi hiç bırakmadı.
Feldmann’ın yıllar içinde geliştirdiği bu bakış, sergideki 18 karede kendisini belirgin biçimde hissettiriyor. Fotoğraflarda hayatın gösterişli taraflarından çok, bir saniye sonra kaybolabilecek küçük anlar öne çıkıyor.
Sokaktaki anları yakalamakta usta bir göze sahip olan Feldmann’ın sergisi, izleyicileri fotoğrafların önünde uzun uzun durmaya ve hikayeyi kendi zihinlerinde tamamlamaya davet ediyor.
Sergi boyunca tutulan anı defterine Ziyaretçiler düşüncelerini ve hislerini akterırken, onlara fotoğrafların küçük baskıları armağan edildi.
Boş film rulosundan çıkan hayat dersi
Serginin en renkli hikayelerinden biri ise kavanozlarda sergilenen fotoğraf rulolarıyla yaşandı.
Kavanozdaki fotoğraf rulolarından biri boştu. Boş ruloyu çeken kişi kendini şanssız hissederken, ona bir fotoğraf hediye edileceği söylendi.
Bazen kötü sandığımız şey, aslında iyi bir şeyin başlangıcı olabilir.
Feldmann’ın sergisi de tam olarak bunu söylüyor. Hayatın yalnızca görünen yüzüne bakmamak, bir anı hemen tüketmeden önce ona biraz daha yakından bakmak ve hikayenin tamamında kendimiz keşfetmek...
Çünkü sokakta hikaye hiç bitmiyor.
Bir insan geçiyor, bir gölge değişiyor, bir bakış kayboluyor, ışık başka bir duvara düşüyor. Ve iyi bir sokak fotoğrafçısının gözü, herkesin yanından geçip gittiği o anı yakalıyor.
Yıldız Feldmann’ın “Görünen, Hikâyenin Tamamı Değildir” sergisi de izleyiciyi tam bu noktada durduruyor.
'Bak, bir kez daha bak. Çünkü gördüğün, belki de hikayenin sadece başlangıcıdır.'



