BODRUM’DA SEÇİM SANDIĞI VE MÜHRÜNÜ DENİZİNİN DİBİNE YERLEŞTİRDİLER

BODRUM'DA SEÇİM SANDIĞINI DENİZİN DİBİNE KOYDULAR MESAJ VERDİLER.

BODRUM’DA SEÇİM SANDIĞI VE MÜHRÜNÜ DENİZİNİN DİBİNE YERLEŞTİRDİLER
BODRUM’DA SEÇİM SANDIĞI VE MÜHRÜNÜ DENİZİNİN DİBİNE YERLEŞTİRDİLER

Ege Denizinin Derinliklerinden Demokrasi ve Hukuk Çağrısı: 

​Ege denizinde  gerçekleştirdiği su altı eylemiyle Türkiye gündemine oturan Nevşehirli siyasetçi Ahmet Erdemli ve dalış ekibinden Alevi Bektaşi kanaat önderi Ali Aker seçikk sandığını ve mührü denizin dibine yerleştirdi.Erdemli sSu yüzeyine çıktıktan sonra yaptığı açıklamalarla hem yargı sistemindeki adaletsizliğe hem de muhalefete yapılan baskıyı dile getirdi,muhalefete amasız fakatsız birlik çağrısında bulundu.

​Muğla'nın Bodrum ilçesinin mavi sularında gerçekleştirdiği sembolik "sandık ve mühür" dalışıyla dikkatleri üzerine çeken siyasetçi Ahmet Erdemli, eyleminin ardından basın mensuplarına çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erdemli, özellikle son dönemde belediye başkanlarının görevden alınma süreçlerine ve Türk siyasetinin aritmetiğine dair hayati uyarılarda bulundu.

​"YARGI TEK TARAFLI ÇALIŞAN BİR SİSTEM OLAMAZ"

​Dalış sonrası su yüzeyine çıkar çıkmaz eyleminin amacını açıklayan Erdemli, halkın iradesine vurulan darbeye vurgu yaparak şunları söyledi:

"Vatandaşın  oylarıyla, mühürleriyle seçilen belediye başkanlarının asılsız iftiralarla görevden el çektirilmesi kabul edilemez. Bu operasyonların sadece ana muhalefet partisi üzerinde yoğunlaşması, iktidar partisi cephesinde benzer süreçlere şahitlik edemememiz manidardır. Yargı, tek taraflı çalışan bir sistem olamaz; tarafsızlığını yitiren bir hukuk yapısı demokrasinin sonudur. Halkın teveccühüne karşı yapılan bu girişime dikkat çekmek için bu eylemi gerçekleştirdik."

​2002 TARİHİ DERSİ: "%46’NIN İRADESİ YOK SAYILMIŞTI"

​Konuşmasında geçmişten ders çıkarılması gerektiğini belirten Erdemli, 2002 genel seçimlerindeki temsil krizini hatırlattı:

"Bakınız, 2002 yılında baraj altında kalan partilerin oylarının toplamı %46’ydı. Halkın neredeyse yarısının tercihi mecliste temsil edilemedi. Bugün baraj %7’ye düşmüş olsa da, %2-3 bandında oy alan birçok partimiz var. Eğer bu parçalı yapı devam ederse, tarih tekerrür edecek ve halkın iradesi yine meclis dışında kalacaktır."

​"SİYASET MATEMATİKTİR: BİRLEŞME BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR"

​Mevcut Başkanlık Sistemi ve seçim aritmetiğinin muhalefeti "tek vücut" olmaya zorladığını ifade eden Erdemli, zamanlama konusunda stratejik bir uyarıda bulundu:

"Matematik bize birleşmeyi emrediyor. Eğer bu birliktelik sağlanmazsa, mevcut iktidarın devamı bizzat muhalefetin bölünmüşlüğü eliyle sağlanacaktır. En kritik nokta ise zamanlamadır; seçime 3 ay kala yapılacak bir ittifakın topluma katkısı sınırlı kalır. Bugün atılacak adımın gücü çok daha büyüktür. Hiç kimse 'oyun bozanlık' yapmadan, 'Önce ülkem, sonra partim' diyebilmelidir."Zira toplumun geleceği gençler ve ailelerin temel direği kadınlar da bunu istemektedir.

​"Aydınlık Geleceğin Taşlarını Bugünden Döşemeliyiz"

​Ülkenin her alanda geriye gittiğini savunan Ahmet Erdemli, açıklamasını şu manifesto ile noktaladı:

"Bu geriye gidişi durdurmanın yolu, ilk seçimde bu yönetimi sandıkta değiştirmektir. Bunun için Türkiye’deki tüm muhalefetin tek vücut olması,vatanseverliğin şartıdır...Dalış ekibinden Alevi Bektaş-i kanaat Önderi Ali Aker;Değerli vatandaşlarımız Sayın Ahmet Erdemli'nin ifadelerine katılıyorum yaşadığımız bu karanlık süreçten aydınlığa geçiş mümkündür bunun yolunu ise .Pir Hünkâr Hacı Bektaş-i Veli'nin buyurduğu gibi  ;Gelin Bir olalım,iri olalım,diri olalım .