Tarih, kültür ve turizm dernekleri ortak açıklama yaparak acil önlem alınmasını istedi. Tarihçi Önde Akülkü “Son Likyalı olarak çok hüzünleniyorum... O ormanın içinde, o yükseklikte, o dönem insanlarının oluşturdukları; emek, alın teri akıtarak kurdukları, geleceğe bir miras bırakmak istedikleri koca kenti... Koruyamadık, koruyamıyoruz...Geçmişimizden aldığımız emaneti gelecek kuşaklara aktaramadık. Oysa insan olarak en önemli misyonumuzdu bu...Emanetinize hıyanetlik ettik. Özür dileriz insanlıktan"dedi.
Antalya’nın Kumluca ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne önerilen “Likya Uygarlığı Antik Kentleri” arasında yer alan İdebessos Antik kentinin hazine avcıları tarafından talan edilmesi tarihçileri ve STK’ları isyan ettirdi. Tarih, kültür ve turizm dernekleri ortak açıklama yaparak acil önlem alınmasını istedi.
Likya uygarlığının önemli kentleri arasında olan İdebessos antik kentinin, bölgenin en kıymetli kültür varlıklarından biri olduğunu belirten Arkeologlar Derneği, TarihselÇevre&YapıKorumacıları, Antalya Kültürel Miras Derneği, Finike Toroslar ve Akdeniz Kıyıları Çevre Koruma Derneği (TORAÇDER) ve Baıt Akdeniz Otelciler ve Turizmciler Derneği ortak açıklama yaptı.
TORAÇDER Başkanı Önder Akülkü SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:
ANTİK KENTİN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA ACİL ÖNLEM ALINSIN
“Ne var ki kentin zorlu coğrafi konumu ve koruma imkânlarının yetersizliği; alanı kaçak kazılara karşı savunmasız, mezar soyguncularına ve doğa şartlarının yarattığı ağır tahribatlara karşı açık hâle getirmektedir. Binlerce yıllık bu değerli antik kentin her geçen gün zarar görmesi bizlerde derin bir üzüntü yaratmaktadır. Son dönemde insan eliyle yapılan büyük tahribatlar, İdebessos’un geleceğini ciddi şekilde tehdit etmektedir.Kültürel miras; hepimizin ortak mirası, geleceğe aktarmakla yükümlü olduğumuz ortak emanettir. Bugün koruyamadığımız ve belgelemediğimiz her eser, yarın geri getirilemeyecek evrensel bir kayıp olacaktır” ifadelerini kullandı.
Önder Akülkü açıklamasının devamında ise “Bu doğrultuda, İdebessos Antik Kenti’nin hak ettiği koruma standartlarına kavuşabilmesi adına:Kentin bilimsel veriler ışığında tüm medya platformlarında, eğitim-öğretim dönemlerinde okul gezileri ile öğrencilere, sivil topluma ve halka tanıtılması İdebessos’un korunması için önemlidir. Ayrıca yürüyüş ve doğa gruplarının rotası olarak bu bölgeyi tercih etmelerinin teşvik edilmesi de sivil toplum üzerinde farkındalık yaratmak ve kamuoyu oluşturmak için yararlı olacaktır.Alan genelinde güvenlik önlemlerinin (kamera, fotokapan vb.) ve kolluk kuvvetlerinin denetimlerinin artırılması, kaçak kazıların ve tahribatın önüne geçecek caydırıcı tedbirler arasındadır.Koruma önlemleri ile birlikte arkeolojik bilimsel çalışmaların başlatılmasını, antik kentin bütüncül bir planla korunmasının desteklenmesini ilgili tüm kamu kurumlarından, yerel yönetimlerden ve kamuoyundan önemle talep ediyoruz” dedi.
EMANETİNİZE HIYANETLİK ETTİK ÖZÜR DİLERİZ İNSANLIKTAN
Akülkü açıklamasının sonunda ise “Son Likyalı olarak çok hüzünleniyorum... O ormanın içinde, o yükseklikte, o dönem insanlarının oluşturdukları; emek, alın teri akıtarak kurdukları, geleceğe bir miras bırakmak istedikleri koca kenti... Issızlığın ortasında, her türlü barbarlığa açık bir Likya kenti...Bu emeğe, bu alın terine saygı duymadıkları, tarih bilincinin olmadığı bir çağa altın tepsi içinde sunulmuş bir zenginlik...İdebessos; Finike ve Kumlucalı yağmacılar tarafından iyi bilinen, ama Finike ve Kumluca halkları tarafından çok bilinmeyen, kadersiz, bahtsız şehrim...Tarihçi olarak özür diliyorum bu şehri kuran insanların ruhlarından... Koruyamadık, koruyamıyoruz...Geçmişimizden aldığımız emaneti gelecek kuşaklara aktaramadık. Oysa insan olarak en önemli misyonumuzdu bu...Emanetinize hıyanetlik ettik. Özür dileriz insanlıktan.”