Bugün öğle saatlerinde toplanan vakıf üyeleri ve çevreciler yüzlerce kuş ve çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yapan sulak alanda kamyon ve iş makineleriyle dolgu yapıldığını, molozların kuşların yaşam ve yumurtlama alanlarına dökülmesine tepki gösterdi. Su yolları kesilen yüzlerce balığın öldüğü görüldü.
Flamingo cenneti sulak alanın içine yüzlerce kamyon ile yapılan 1300 metre uzunluğundaki 10 metre genişliğindeki dolgu geniş tepkilere neden oldu
BARGİLYA KUŞ CENNETİNE KANUNSUZ MÜDAHALE,
yaban hayatı eylem grubu, yaban vakfı ve bargilya s.o.s paydaşları’nın düzenlediği eyleme Bodrum ve Milas’taki çevre örgütleri ve siyasi partilerde destek verdi. Eyleme katılan mera sahipleri arazilerinin geleceğinden endişe ettiklerini açıkladılar.
Dolgu yapılan alanın Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 4 bin villa yapacağı alanın bulunduğu bölgede olması dikkat çekti.
Yaban Vakfı Onursal Başkanı Emekli Büyükelçi Süha Umar yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Bargilya sulak alanı ve çevresi, 4167 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile "Muğla, Milas-Tuzla Gölü ve Çevresi Doğal Sit Alanı, Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil ve ilan edilmiştir.
Dünya doğa ve kültür mirasının parçası, ”Ulusal Önemi Haiz Sulak Alan” Milas-Bargilya Kuş Cenneti”, ulusal yasalar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Cumhurbaşkanlığı kararları yok sayılarak hafriyat, moloz ve toprak doldurulmak suretiyle yok edilmek isteniyor.
Tarım, zeytincilik ve turizm açısından çok değerli, binlerce yıllık bir ekosistemin; yüzlerce kuş ve bitki, onlarca balık, sürüngen, memeli için hayati öneme sahip bir yaşam alanının; 2001 yılından bu yana “Önemli Kuş Alanı” olarak kabul edilen bu ortak mirasın yok edilmesine izin verilemez.
Sulak alandaki her türlü dolgu faaliyeti, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümlerine de aykırıdır.
Bu muhteşem lagünü ve ekosistemi korumak anayasadan, yasalardan ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan bir sorumluluk ve görevdir. En üst düzeyde korunması gerekli bu topraklar ve sulak alan, göçmen kuşların yuva yaptığı sazlık, kuşların hayati mola noktasıdır. Yüzyıllardır bu gökyüzünü ve lagünü renklendiren ender kuş türlerinin beslendiği, balıkların yumurtladığı sulak alan, geçtiğimiz hafta, hafriyat kamyonları ile getirilen moloz dökülerek yok edilmek istenmiştir. Lagün ekosistemine müdahale, alanın molozla doldurulup parsellere bölünmesi, oradaki yaşamın sona erdirilmesi asla kabul edilemez.
Olayı haber alıncaa Yaban Vakfı, Bargilya S.O.S Grubu ve Yaban Hayatı Eylem Grubu, olay yerinde tespitler yaptık. Hafriyat kamyonlarının, kepçelerin sulak alana müdahale ettiklerini, alanı sedde ile böldüklerini ve sulak alandan ayrılan bölüme moloz ve hafriyat döktüklerini yerinde saptadık. Fotoğraf ve video çekimleri yaptık.
Bargilya Kuş Cenneti-Sulak Alanı’na bu müdahalenin, Dörttepe Muhtarı’nın, tarla kazanmak amacıyla yaptığı başvuru üzerine, 20 Şubat 2025 tarihinde, Tarım Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nün, DKMP Manisa 4. Bölge üzerinden verdiği izne dayanılarak başlatıldığını öğrendik. DKMP Genel Müdürlüğü’nün böyle bir izin verme yetkisi yoktur. Ancak bu, Genel Müdürlüğün, Bargilya Sulak Alanı’na yönelik ilk hukuk dışı eylemi değildir. Genel Müdürlüğün geçmişte de alanı dolduran ve doldurduğu parselleri internet üzerinden satışa çıkaran bazı kişiler hakkında, Milas DKMP Şefliği tarafından düzenlenen tutanakların işleme konmasını engellediğine ilişkin güvenilir duyumlar vardır.
Bu son hukuksuz müdahale konusunda temas etmek istediğimiz DKMP Genel Müdürü telefonlarımıza çıkmadı. DKMP Genel Müdür Yardmcısı ve Sulak Alanlar Daire Başkanı ile görüştük. Müdahalenin derhal durdurulmasını istedik. Dolgu ve sedde izni vererek suç işlediklerini belirttik. Hukuksuz izni iptal etmeye yanaşmadılar. Bargilya Sulak Alanı’nda DKMP’nin yetkili olmadığını söylediler. Yetkili olmadıkları bir alanda dolgu iznini nasıl verdikleri sorumuza ise yanıt veremediler. Bir usulsüzlük varsa bunu izlemenin ve engellemenin Çevre Bakanlığı’nın görevi olduğunu söylediler. DKMP’nin bu tutumu, devlet yönetiminde görülmemiş bir sorumsuzluk örneğidir.
Dikkat çeken bir husus da Milas ve Muğla Belediyeleri’nin, alana karşı girişilen tüm yok etme etkinliklerine, uzun süredir göz yummakta olmalarıdır. Nitekim kolluk güçleri, yaptıkları denetimlerde, alanda bulunan ve yasalara göre ruhsat alması mümkün olmayan çok sayıda iş yerinin, yapının, ruhsat almış olduklarının görüldüğünü ifade etmektedirler. Bargilya Sulak Alanı ve çevresindeki kaçak yapılaşma ve bu yapıların her geçen gün artması da bunu göstermektedir. Bu işgalin ve talanın sorumlusu, yasaları uygulamayan Milas Belediyesi’dir.
Durumu yerinde fotoğraf ve videolarla saptadıktan ve verilen izne ait bilgileri doğrulattıktan sonra 14 Ağustos Cuma günü, önce Muğla Çevre İl Müdür Yardımcısı, sonra Çevre İl Şube Müdürü ile temas ettik. Çevre İl Müdürlüğü derhal olaya el koydu. Bir çevre mühendisi alana intikal etti ve Şube Müdürü’nün ifadesiyle, “durumun çok kötü olduğunu” saptadı.
Bu arada Milas İlçe Jandarma Komutanlığı ile temas ettik ve olaya müdahale etmelerini istedik. Cuma akşamüstü, Çevre İl Müdürlüğü’nün de talebi üzerine Boğaziçi Jandarma Karakolu görevlileri olay yerine giderek kanunsuz müdahaleyi durdurdu. 15 Ağustos Cumartesi sabahı da hafriyat kamyonlarını, dozerleri ve kepçeleri alandan çıkardı. Bargilya Sulak Alanı’nın, Kuş Cenneti’nin yok edilmesi girişimi durduruldu. Böylece, sulak alan-kuş cenneti planlı, programlı bir saldırıdan şimdilik kurtuldu.
Bu hukuksuz müdahalenin planlı-programlı olduğu, kanunsuz iznin verilmesinden sonra, harekete geçmek için bir yıldan fazla bir zaman beklenmiş olmasından anlaşılmaktadır. Böyle büyük bir operasyonun maliyetinin altından, bir muhtarın veya muhtarlığın kalkması mümkün değildir. Bu durum, alana müdahalenin arkasında, son zamanlarda bazı benzer girişimleri engellenmiş olan bir inşaat firması ile Futbol Federasyonu Başkanı’nın olabileceği akla getirmektedir.
Biz işgalcilerin değil yaşamın, emeğin, kuşun, ormanın, dağın, derenin ve ovanın yanındayız. Sözümüz nettir: Bizler bu toprakların koruyucusu, kuşlar ise bu lagünün asıl sahipleridir. Ne feda edecek tek karış sulak alan, ne de gökyüzünden koparılacak tek bir kuş var. Boğaziçi-Bargilya Sulak Alanı tüm canlılarındır, yaşamdır, kimliktir. Haklarını kimse gasp edemez.
Bargilya Kuş Cenneti’nin korunması için, bu yasadışı dolgu faaliyetine izin veren, göz yuman görevli ve sorumlu makamlar ve kişiler hakkında hemen suç duyurularında bulunacağız ve yargıya başvuracağız. Ayrıca, Türkiye’nin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri çerçevesinde konunun, Ramsar, Bern sözleşmelerinin gözetim, denetim ve yaptırım süreçlerine dâhil edilmesini de sağlayacağız.Konuyla ilgilenen ama gerekli önlemleir almayan devlet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacağız.” Dedi.
SULARI KESİLEN BALIKLAR ÖLMEYE BAŞLADI
Dolgu yapılan alanda kara ile sulak alan arasında sıkışına ve sul sirkülasyonu kesilen yüzlerce balığın ölmeye başladığı görüldü. MUĞla Çevre Platformu Sözcüsü Rezzan Şebin “Bir ay dolmadan çevre felaketi yaşanmaya başladı. Suları su yolları kesilen yüzlerce balık ölmeye başladı, burası kuşların ve alık yumurtlama alanı. Bu felaket olana kadar kimse bu dolguyu görmedimi” diye konuştu.
Jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı eylemde köylülerden bazıları çevrecilerle tartıştı, tartışmanın büyümesini jandarma güçleri önledi.