Milas’ta 7 köyün halkı zeytin için adalet arayışında kurumların kapısına dayandı

Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy ev Akbelen ile yöredeki 7 köyün arazilerinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kamulaştırılmasına tepki veren köylüler bugün ilçedeki  kurum ve kuruluşların önünü giderek “Milas zeytinine ve toprağımıza sahip çıkıyoruz” eylemi yaptı.

Milas’ta 7 köyün halkı zeytin için adalet arayışında kurumların kapısına dayandı
Milas’ta 7 köyün halkı zeytin için adalet arayışında kurumların kapısına dayandı

Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy ev Akbelen ile yöredeki 7 köyün arazilerinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kamulaştırılmasına tepki veern köylüler bugün ilçedeki  kurum ve kuruluşların önünü giderek “Milas zeytinine ve toprağımıza sahip çıkıyoruz” eylemi yaptı.

Ellerinde köylerinden getirdikleri zeytin dalları, kır çiçekleri ve “Milas Zeytinine Sahip Çık” “Yasa Şirketlerin Toprak Bizimdir” “Mahkeme Kararı Uygulansın Termik Santraller Kapatılsın” Toprağıma Zeytinime Geleceğime dokunma” “ACeele Kamulaştırmaya Dur De” yazılı pankart ve dövizlerle  Milas Ticaret Odası . Milas Ziraat Odası ve İlçe Tarım Müdürlüğü önünde eylem yapan köylüler son olark Milas Pazar Yeri’nde yürüyüş yapıp basın açıklaması düzenledi.

İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜNÜ KAPATMIŞLAR

İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Esra Işık, Milas İlçe Tarım Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada

“Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’nü kapatmışlar. Var mı bir muhatabımız? Yok. Bu köylünün bir muhatabı olmayacaksa devlet yok. Biz derdimizi kime anlatacağız..Boş bırakılan koltuklarla karşı karşıyayız bugün. Keşke biraz yürekleri olsaydı da karşımıza çıkmaya, bir özür dileyebilselerdi bizden. Bir özür bu kadar zor olmamalı. Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’nün kapısındayız. Var mı muhatabımız? Yok. Ya bu köylünün bir muhatabı olmayacaksa devlet yok. Biz derdimizi kime anlatacağız? Bizi göreceksiniz artık. Bizi duyacaksınız artık. Sizin sahip çıkmak zorunda olduğunuz, sorumluluğunuzda olduğu bu yasa burada biz sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu yasayı bir tane şirket istedi diye değiştiremezsiniz, o zaman köylü istedi diye, köylünün karşısında duruyor diye geri çekeceksiniz ya da başka bir yol bulacaksınız. Sadece şirketin çiftliği değil burası. Milas, bu YK Enerji şirketinin çiftliği değil. Milas, Milas’ındır. Milas halkındır, köylüsündür.”

Milas Ticaret ve Sanayi Odası önünde konuşan ve arazisi kamulaştırılan bir köylü ise  “Zeytinlerimiz gitti. Dışarı çıkıyorum, ağlıyorum. İçeri geliyorum, ağlıyorum. Koca zeytinler gitti, üstüne bize gelecekler diye çok korkuyorum. Bu zeytin yemesinler bundan sonra. Bu zeytini koymasınlar sofraya. Yeter artık. Altımızda yer gitti. Üstümüzdeki yer gidecek. Nereye gideceğim şaşırdım. Nereye gitsem ben kulağımda kepçe sesleri duyuyorum. Bak şu tarlanın haline” diye konuştu.

 

İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık yaptığı ortak basın açıklamasında şunları söyledi:

Bizler Milas’ın köylüleri, üreticileri ve yurttaşlarıyız.

Yüzyıllardır bu topraklarda zeytin yetiştiriyoruz. Zeytin bizim geçimimizdir, kültürümüzdür, çocuklarımıza bırakacağımız mirastır.Bugün burada, Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sahip çıkmak için toplandık. Anayasaya aykırı bir kanun ve kanunda yer alan, adrese teslim koordinatlar yoluyla Milas’ımız sınırsız, vahşi bir madencilik faaliyetiyle yok edilmek isteniyor. 

 

15 Eylül 2025 tarihinden beri anayasaya aykırı bir şekilde Milas’ımızda zeytinler talan ediliyor. Binlerce zeytinimiz ve verimli topraklarımız, geri dönüşü olmayan bir yıkıma maruz bırakılmış durumda. 10 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla da köylerimiz yok edilmek, köylülerimiz göç etmek zorunda bırakılıyor. Defalarca bu yıkımın karşısında durduk. Defalarca kurumları, kurum temsilcilerini, siyasi partileri köylerimize davet ettik. Dinamitlerle çatlayan evlerimizi, bir işgal gücü gibi topraklarımıza girip zeytinlerimizi talan eden, faaliyetleri göstermek istedik. Yıkıma sürüklenen hayatlarımızı görüp sesimiz duyulsun istedik.

 

Zeytini koruması gereken kurumlar susuyor.Üreticiyi savunması gerekenler sessiz kalıyor.

Topraklarımızı ve zeytinlerimizi savunmak isterken yalnız bırakılıyoruz. Ve bir şirket istediği için herşey olabiliyor. Yasa değişiyor, anayasayı korumak isteyen köylüler gözaltına alınıyor, muhtarlar köylere düşman hale geliyor, kurumlar susuyor veya bu şirketin talimatlarını uygulayan birer araç haline geliyor.Milas’ın zeytini tehdit altındayken, bizi duymayan kurumlar bu şirketle iç içe, yan yana, Ramazan ayında iftar dedikleri sofrada buluşabiliyorlar.  

 

Biz buraya bunun için geldik.Defalarca davet etmemize rağmen üç maymunu oynayan Milas Ziraat Odası’na, Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na ve Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’ne soruyoruz:Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz?Bu toprakların üreticisi yalnız bırakılırken neden sessizsiniz?Milas’ın zeytinine, tarımına, çiftçisine sahip çıkmayacaksanız, kimin yanında duracaksınız?

Bir şirketin mi?

 

Milas’ın zeytini sadece bir ürün değildir. Bu toprakların kimliğidir.Bugün zeytin giderse, yarın Milas gider. Bugün köylü giderse, bu topraklar YK Enerji şirketinin çiftliği haline döner. Milas’ı bir şirketin rantına, kârına, insafına terk edecek bir pozisyonda olmak bu topraklara yapılmış ihanet olur. Bu yanlış yoldan geri dönün. Milas’a ihanet etmekten vazgeçin. Anayasaya uyun. Bir şirkete değil, yurttaşlara hizmet edin! Biz köylüler olarak buradan açıkça söylüyoruz:Milas’ın zeytini sahipsiz değildir. Milas sahipsiz değildir.Bu toprakların gerçek sahipleri bu topraklarda yaşayan insanlardır.Hiç kimse Milas’ın zeytinini şirketlere teslim edemez.Hiç kimse köylünün toprağını yok sayamaz.

 

Biz buradayız.Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sonuna kadar sahip çıkacağız!

Zeytin bizimdir.Toprak bizimdir.Milas bizimdir.