Bodrumlu kadınlar Kent Konseyi seçiminin iptali için dava açtı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde iki hafta önce gerçekleştirilen Bodrum Kent Konseyi seçimlerinin yasal olmadığını belirten Bodrum Kadın Dayanışma Derneği seçimin iptali için dava açtığını açıkladı.

Bodrumlu kadınlar Kent Konseyi seçiminin iptali için dava açtı
Bodrumlu kadınlar Kent Konseyi seçiminin iptali için dava açtı

Bodrumlu kadınlar bugün Adliye önünde açılan dava ile ilgili basın açıklaması yaptı.

TOPLUMUN İRADESİ YOK SAYILDI

Dernek adına açıklama yapan Avukat Feyha Karslı şunları söyledi .

“ 13 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bodrum Kent Konseyi Seçimli Genel Kurulu'nda yaşanan ağır usulsüzlüklere karşı, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği olarak İdare Mahkemesi nezdinde yürütmenin durdurulması ve seçimin iptali davasını açmış bulunuyoruz.Gerçekleştirilen genel kurulda sivil toplumun iradesi yok sayılmış, toplantı ve seçim sürecinde tamamen antidemokratik ve hukuksuz işlem ve kararlara imza atılmıştır.

 

Usulsüz Divan Teşekkülü: Kent Konseyi Yönetmeliği'nin 5. maddesi çok açıktır. Divan kurulu sadece genel kurul üyeleri arasından seçilebilir. Ancak bu seçimde, delegasyon dışından, yani kurulda hiçbir delege sıfatı bulunmayan dışarıdan bir şahıs usulsüzce divan heyetine alınmış, genel kurul hukuken sakatlanmıştır.

 

Bağımsızlığını Yitirmiş Bir Divan Yönetimi: Genel kurulu tarafsız ve adil yönetmesi gereken divan heyeti, hukuku ve kendi iradesini devre dışı bırakmış; toplantı yönetimi sırasında sık sık Kent Konseyi Genel Sekreteri'ni kürsüye çağırarak soru sorup yol yürümüştür.

 

Sandıktaki Ağır Şaibe: Başkanlık oylamasında sandıktan çıkan oy sayısının, imza atan üye sayısından fazla olduğu açıkça tespit edilmiştir. Seçim hukukunun en temel emredici kuralını çiğneyen divan heyeti, fazla oyları mevzuat kapsamında iptal etmek yerine başkan adaylarına "Ne yapalım?" diye sorarak seçimi GAYRİRESMÎ bir PAZARLIK masasına çevirmiş olup, daha sonra sandıktan seçtiği bir oyun herkes tarafından görülecek şekilde imha edilmesi gerekirken akıbeti genel kurulca bilinmemektedir.

 

Yürütme Kurulu seçiminde ilan edilen oy verme işlemi bitiş saati keyfî olarak uzatılmıştır. Seçimin tarafsızlığı, usul esasları hukuken işlevsiz kılınmıştır.

 

Söz ve İtiraz Hakkının Gaspı: Toplantının başından itibaren yürütülen bu açık usulsüzlüklere karşı delege olarak gösterdiğimiz demokratik tepkiler ve hukuki itirazlar, Divan Başkanı tarafından "Size fikrinizi sormadım." denilerek antidemokratik bir şekilde engellenmiş, yapılan itiraz ve uyarılar müdahale olarak nitelendirilmiş, genel kurul üyelerinin söz hakkı gasp edilmiştir.

 

ÖNEMLİ BİR HUKUKİ NOT OLARAK BELİRTMEK İSTERİZ Kİ; Davalı Bodrum Belediyesi, bu genel kurulu İdare Mahkemesinin 16.11.2024 tarihli Kent Konseyi Seçimli Genel Kurulunun iptal kararına istinaden yapmıştır. İdarenin bu kararında, kent konseyi genel kurul çağrısının belediye başkanı tarafından yapılmasına ilişkin kararının hukuken sakat olduğunu düşündüğümüz için kurumsal ve bireysel olarak belediyenin ilgili kişi ve bölümlerine söz konusu kararın hukuken sakat olduğunu, neden sakat olduğuna dair hukuki görüşümüzü Danıştay kararları ile destekleyerek, bu hataya karşı ivedilikle üst mahkemeye itiraz edilmesi gerektiğini kendilerine yazılı ve sözlü olarak aktardık. Bu konuda gerekli adımları atıp atmadıklarını sorduğumuzda cevap alamadığımız için sonucunu bilmiyoruz. Umuyoruz ki Bodrum Belediyesi, yüksek yargı kararları ile pekişmiş yerinden yönetim, katılımcılık, yönetişim ilkelerinin yerleşmesi açısından yolun başında olan Kent Konseyine dair bu karara itiraz etmiştir.

 

Hukuk ve demokrasi, sadece mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında nefes almamızı sağlayan en temel güvencedir. Adaletin olmadığı yerde sivil iradeden, demokrasinin olmadığı yerde ise özgürlüklerden, özgür bir kentten de bahsetmek imkânsızdır. Demokrasi sadece sandığa gitmek değil; o sandığa, seçim/sandık kurallarına ve hukukuna sonuna kadar sahip çıkmaktır. Eğer bugün kent konseyinde hukuku çiğnersek, çiğnenen hukuka ses çıkarmazsak, yarın bu kentte hiçbir şekilde hakkımızı arayamayız. Hukukun üstünlüğü ilkesi, bir şahsın, bir kurumun keyfî iradesine teslim edilemez.

 

Bizler, bağımsız yargının bu ağır hukuk ihlallerine dur diyeceğine ve kentimizin sivil iradesini koruyacağına, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün gerçekleşeceğine yürekten inanıyoruz. Adalet tecelli edene ve sivil toplumun iradesi özgürce sandığa yansıyana kadar hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”