Bodrum’da kadınlar sokakları meydanları inletti. KAÇ KERE DAHA TECAVÜZE UĞRAMAMIZ GEREKİYOR, KAÇ KERE DAHA ÖLMEMİZ GEREKİYOR

Bodrum’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüş ve mitingde kadınlar davul ve ritim aletleri eşliğinde sokakları inletti.

Bodrum’da kadınlar sokakları meydanları inletti.  KAÇ KERE DAHA TECAVÜZE UĞRAMAMIZ GEREKİYOR, KAÇ KERE DAHA ÖLMEMİZ GEREKİYOR
Bodrum’da kadınlar sokakları meydanları inletti. KAÇ KERE DAHA TECAVÜZE UĞRAMAMIZ GEREKİYOR, KAÇ KERE DAHA ÖLMEMİZ GEREKİYOR

Bodrum Kadın Platformu ve Bezmi-i Can Ritim Grubu öncülüğünde düzenlenen etkinlikte kadınlar saat Tepecik Camii önünde bir araya geldi. Ellerinde davullar, tencereler, kaşıklar ve çeşitli ritim aletleri bulunan kadınlar, attıkları sloganlar ve tuttukları ritimlerle dikkat çekti.

Yaklaşık 600 kadının ellerinde dövizler pankartlarla katıldığı eylemde kadına şiddet protesto edildi. Kadınların yürüyüşünü erkeklerde alkışlarla destekledi.

Bodrum sokaklarını sloganlar ve müzik aletleri düdüklerle inleten kadın grubu yürüyüşünü Belediye Meydanı’nda tamamladı.

Belediye Meydanı’nda düzenlenen mitingde kadın hakları, eşitlik ve özgürlük vurgusu yapıldı. Katılımcılar, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların hak ve eşitlik mücadelesinin sembolü olduğunu ifade etti.

FATMANUR’U DEVLET KORUYAMADI

Davulların ve sloganların yankılandığı etkinlikte kadınlar, “Kadınların sesi Bodrum’da yankılansın” mesajı vererek dayanışma çağrısında bulundu.

Bodrum Kadın Platformu adına açıklama yapan Avukat Ceren Cansu Aydın “Sizin aile yılı dediğiniz işte burda, Fatmanurdur sizin aile dediğiniz, sizin aile dediğiniz çocuğunu yaşatmaya çalışan bir kadını çocuğuyla öldürmektir.Akbelende bütün kolluğu direnen kadınların karşısına yığan devlet, 8 martta 25 kasımda taksimde kadınların karşısına polisleri yığan devlet fatmanuru koruyamadı biz bunu kabul etmiyoruz.Tecavüze uğrayan, failiyle evlendirilen, yıllarca şiddete maruz bırakılan ve sonunda çocuğuyla birlikte yaşamdan koparılan Fatmanur için soruyoruz:İstismarcı tarikat liderleri neden korunuyor bu ülkede?

KAÇ KERE DAHA TECAVÜZE UĞRAMAMIZ GEREKİYOR, KAÇ KERE DAHA ÖLMEMİZ GEREKİYOR

Bir kereden bir şey olmaz diyenlere sesleniyoruz? İstismarı, tecavüzü, ölümü bize kaç kere daha reva göreceksiniz? kaç kere daha tecavüze uğramamız gerekiyor? kaç kere daha öldürülmemiz gerekiyor “bir şey” olması için. Bugün buradan, Bodrum meydanından sınırları aşan bir isyanın, enternasyonal bir dayanışmanın sesini yükseltiyoruz! Bizler gücümüzü, dünyanın dört bir yanında ateşi harlayan kadınlardan alıyoruz!!” ifadelerini kullandı,

Etkinlik, müzik ve ritim gösterileriyle devam etti.

BASIN AÇIKLAMASI TAM METNİ

          BUGÜN 8 MART 2026.

 

Bugün; fabrikalarda şalteri indiren, tarlalarda toprağı işleyen, evlerin duvarları arasında görünmeyen emeğiyle hayatı ayakta tutanların günüdür!

 

Bugün; plazaların ışıltılı katlarında 'esnek çalışma' yalanıyla sömürülen, mobbinge direnen, ofis işçisi kadınların günüdür!

 

Bedenleri ve emekleri üzerinden ahlak bekçiliği yapılan, yok sayılan, şiddete açık bırakılıp güvencesizliğe mahkum edilen seks işçilerinin günüdür!

 

Adliye koridorlarında 'erkek adalet değil, gerçek adalet' diye haykıran, kadınları, çocukları, hayvanları ve zeytin ağaçlarını korumayan bu sistemin yakasına yapışan kadın avukatların günüdür!

 

Ve bugün; devletin nefret politikalarına, yasaklara ve şiddete inat 'Alışın, buradayız, gitmiyoruz!' diyen, varoluşuyla patriyarkayı titreten lubunyaların günüdür!

 

Hepimiz hoş geldik. Hepimiz iyi ki geldik, iyi ki buradayız. İyi ki dünyanın her yerinde patriyarkaya ve emperyalizme karşı sokaklardayız.

 

Bodrumu bir 'turizm cenneti' diye satıyorlar. Peki o ışıltılı otellerin, lüks restoranların arkasında kim var? Biz varız! Uzun mesailerle, güvencesiz, üç kuruşa çalıştırılan; evlerin duvarları arasında görünmeyen emeğiyle bu hayatı var eden kadınlar var!

 

Onlar kıyıları, doğayı bir avuç sermayedara peşkeş çekerken, bize bir sığınma evini çok görüyorlar! Bizler gitgide yoksullaşıyoruz. Ve çok iyi biliyoruz: Kadın yoksulluğu sadece parasızlık değildir! Yoksulluk; o evlere mahkum edilmek, şiddet karşısında seçeneksiz bırakılmak demektir! Hayatlarımız üzerinde söz hakkımızın gasp edilmesi demektir!

 

Buna razı değiliz! Görünmeyen emeğimizin hesabını sormaya geldik! Eşdeğer işe eşit ücret istiyoruz! Güvenceli bir hayat istiyoruz!

 

İki yıldır aile yılını yaşıyoruz arkadaşlar!

Kadınlar evlerde öldürülüyor. Kadınlar sokaklarda öldürülüyor. Kadınlar ayrılmak istedikleri erkekler tarafından o kutsal ailelerinde öldürülüyor. Şiddetten kurtulmak isteyen kadınların başvurduğu kurumlar görevini yerine getirmek bir yana kalsın, bizleri şiddet gördüğümüz AİLE evlerine gönderiyor.

 

Ülkemizde kadın olduğumuz için lubunya olduğumuz için var olduğumuz için her an tehdit altındayız. İktidar, siyasal islamcı, yalnızca rant gözeten politikalarını, kadın düşmanlığı ve lgbti düşmanlığı üzerinden aklamaya çalışıyor. Evet, birileri saraylarda saltanat sürebilsin diye yoksul bırakılan halkın bütün öfkesini kadınlardan ve lgbti lerden çıkarmasını isteyen, bütün öfkeyi bizlere yönlendiren açgözlü, çıkarcı, faşist erkek bir iktidarla karşı karşıyayız.

 

Binbir emekle, zorla aldığımız koruma kararları uygulanmıyor. Şiddet failleri cezasızlıkla cesaret buluyor. Kadınların güvenliği sağlanmıyor. Bugün burada katledilen bütün kadınları anıyoruz.

Adlarını unutmayacağız.

Bugün Bahar Taş için buradayız.

Bugün Fatmanur’un davasını duyurmak için, sesini duyurmak için buradayız.

 

Sizin aile yılı dediğiniz işte burda, Fatmanurdur sizin aile dediğiniz, sizin aile dediğiniz çocuğunu yaşatmaya çalışan bir kadını çocuğuyla öldürmektir.

 

Akbelende bütün kolluğu direnen kadınların karşısına yığan devlet, 8 martta 25 kasımda taksimde kadınların karşısına polisleri yığan devlet fatmanuru koruyamadı biz bunu kabul etmiyoruz.

 

Tecavüze uğrayan, failiyle evlendirilen, yıllarca şiddete maruz bırakılan ve sonunda çocuğuyla birlikte yaşamdan koparılan Fatmanur için soruyoruz:

 

İstismarcı tarikat liderleri neden korunuyor bu ülkede?

 

Bir kereden bir şey olmaz diyenlere sesleniyoruz? İstismarı, tecavüzü, ölümü bize kaç kere daha reva göreceksiniz? KAÇ KERE DAHA TECAVÜZE UĞRAMAMIZ GEREKİYOR? KAÇ KERE DAHA ÖLDÜRÜLMEMİZ GEREKİYOR “BİR ŞEY” OLMASI İÇİN.

 

Kadınların yıllar süren mücadelelerle kazandığı haklar HER GÜN yeniden hedef alınmaktadır. Şiddete karşı en önemli yasal araçlardan biri olan 6284 sayılı yasa uygulanmak zorundadır. Kadınların yaşam hakkı hiçbir siyasi hesaplaşmanın konusu yapılamaz. Haklarımızı gaspetmenize izin vermeyeceğiz. İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN KENDİSİYİZ, KADINLARIN KURTULUŞ MÜCADELESİ, FEMİNİST MÜCADELEMİZ YAZILI METİNLERE İNDİRGENEMEZ, BİZ İSTANBUL SÖZLEŞMESİYİZ. İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BURADA, BİZİZ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ. Kendilerinin dahi uymadığı uluslararası sözleşmelerden medet umacak değiliz.

 

Bugün buradan, Bodrum meydanından sınırları aşan bir isyanın, enternasyonal bir dayanışmanın sesini yükseltiyoruz! Bizler gücümüzü, dünyanın dört bir yanında ateşi harlayan kadınlardan alıyoruz!!

* İran'da emperyalizme ve karanlığa karşı saçlarını bayrak edip sokakları isyanla dolduranlara...

* Filistin'de Siyonist soykırıma karşı yıkıntıların arasından yaşamı savunan, işgalci israile karşı eline taş alanlara...

* Emperyalist ablukaya boyun eğmeyen, direnen Venezuelalı kadınlara...

* Küba'da sömürgeciliğin karşısında dimdik durup boyun eğmeyenlere...

*   Ve bütün erkek devletlere, çetelere ve savaş ağalarına, cihatçı çetelere rağmen kendi elleriyle kurduğu özgür yaşamı savunan, Rojava'yı terk etmeyen kadınlara!!

Buradan, bu meydandan bin selam olsun!

 

Savaş ekonomisi ile kendi iktidarlarını güçlendirmekten başka amacı olmayan emperyalistler, bizlere, Türkiye, suriye, iran, lübnan halklarına diktatörleri layık görüyorlar. Aynı güçler, kendi ülkelerinde istismar dosyalarında adı geçenler, bizlere burda, kendi topraklarımızda demokrasi dersi vermeye kalkışıyorlar. Emperyalizmin ve siyonizmin burada yılmaz müttefiki olan faşist rejimlerin ülkemizde nato zirvesi yapmasına izin vermeyeceğiz; yalnızca sörgeleştirmek, petrol şirketlerine ham madde sağlamak üzere füzelerle, Dronlarla sivil halkı katleden, okulları hastaneleri bombalayanlarla kurduğunuz kanlı ittifaka bizi dahil edemezsiniz, kadınların buna izni yoktur. İncirlikte, konyada, kürecikteki üsleri kapatın.

 

Çünkü, bizler biliyoruz savaş açlık demek, yoksulluk demek, savaş demek tecavüz demek, göç demek, savaş demek 168 tane kız çocuğunun bir anda bir ABD füzesiyle katledilmesi demek.

 

Ortadoğu yıllardır savaşların yıkımı altında. Bu savaşların arkasında büyük güçlerin çıkar hesapları var. ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi bölgede savaşları derinleştiren politikalar yürütüyor. Bu savaşların bedelini ise en çok kadınlar ve çocuklar ödüyor. Filistinde kadınlar ve çocuklar bombalar altında yaşamını yitiriyor. Suriyede yıllardır alevi halkı cihatçı çeteler tarafından katlediliyor, alevi kadınlara yıllardır tecavüz ediliyor. Kadınlar kaçırıldı. Kadınlar köleleştirildi. Kadın bedenleri savaşın hedefi haline getirildi.

 

Cihatçı çeteler, suriyede iktidar ilan edildi. Şimdi abd emperyalizmi İran için kendisine işbirlikçi bir iktidar arıyor. Bunu da bize ua siyaset, sizin aklınız ermez diye yutturmaya çalışıyorlar. Ortadoğuda ve ülkemizde emperyalistlerin getirdiği, abdnin kuklası, işbirlikçi iktidarları da o iktidarları meşru sayanları da tanımıyoruz.

 

ACISI BÜYÜK OLANIN ÖFKESİ DE BÜYÜK OLUR. BİZİM ACIMIZ ÇOK BÜYÜK! BİZİM ÖFKEMİZ DE  İSYANIMIZ DA ÇOK BÜYÜK! ŞİMDİ BURDAN YASLA ÜZÜNTÜYLE AYRILMAYALIM! ÖFKEMİZLE İSYANIMIZLA MÜCADELEYİ BÜYÜTMEK ÜZERE AYRILALIM!

 

 

Savaşa karşı!

Yoksulluğa karşı!

Şiddete karşı!

Sömürüye karşı!

Patriyarkaya karşı!

 

Yaşasın kadınların kurtuluş mücadelesi!

Yaşasın Feminist Mücadelemiz !

 

Bodrum Kadın Platformu