BODRUM’DA GREVE GİDEN SEA GARDEN OTEL İŞÇİLERİNE DESTEK YAĞIYOR
Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Hapimag Resort Sega Garden Otel’de üç gün önce greve giden işçilere İkizköy- Akbelen direnişçileri destek verdi.
Sea Garden otelde greve başlayan ve işletme önünde grev çadırı kuran turizm çalışanlarına eylemlerinin ikinci gününde dayanışma ziyaretleri gerçekleştirildi. Akbelen köylüleri adına ziyareti gerçekleştiren İkizköy Muhtarı Nejla Işık, köylülerden Aytaç Yakar, Ayişe Günay’a; Tarım Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz de eşlik etti.
İŞÇİLERE KIR ÇİÇEKLERİ VERDİLER
İkizköy Muhtarı Nejla Işık köylerinden topladıkları kır çiçeklerini grevdeki Toleyis (Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası) üyesi işçilere verirken; “Bu çiçekler bizim topraklarımızdaki güzelliğin ve yaşam zenginliğinin ifadedir. Her birisi farklı renkte ve özelliktedir. Farklılıklar içerisinde bir arada yaşamanın ve paylaşmanın hayata da ayrı bir anlam katacağının sembolü olan çiçeklerimizi köylerimiz adına sizlere takdim ediyorum” dedi. Aytaç Yakar ise sekiz yıl önce yaptığı zeytinlerin bulunduğu kavanozu grevdeki işçilere verirken; “Zeytin mücadelede enerji kaynağıdır. Direniş ruhunu perçinler. Zeytin teslim olmaz. Onun için tarihten bu yana onun adı; ‘Ölümsüz ağacı’ olarak kayda geçer. Emek düşmanlarına karşı mücadelenizin ölümsüz olacağını düşündüğümüz için sekiz yıllık zeytinlerimizi emekçi ellerinize teslim ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Gelen temsili heyette yer alan Ayişe Günay da; köylerinden getirdikleri zeytin dallarını grevdeki işçilere verirken hayli duygusallaşırken; “Buradaki genç emekçilerin bu aydınlık bakışlarını kaya görse erirdi. Bu insanların maaşlarını vermemek, emeklerini acımasızca sömürmek ne demek? Gerçekten bunu insanın aklı kadar kadar vicdanı da kabul etmez. Köyümüzün barışın simgesi zeytin dallarını buradaki kardeşlerimize haklı mücadelelerinde başarı dileklerimle veriyorum” görüşlerine yer verdi.
“KARŞIMIZDA KATILAŞMIŞ, DONMUŞ BİR VİCDAN VAR.”
Sendika Temsilcisi Ersin Sancaklı da Akbelen dayanışmasını; “Gönlümüz zaten Akbelen köylülerinin yanındaydı. Şu anda onların bizlere büyük güç veren bu dayanışmasını hissediyor olmak tarifsiz bir duygudur. Bu kıymetli köy emekçileri buraya yedi yıllık kutsal mücadele ruhunu da taşıdılar çadırımıza. Ayişe ablamızın: ‘Kaya görse erirdi’ tarifi hepimizin içine işledi adeta. Ama karşımızda kayadan da daha çok katılaşmış, donmuş bir vicdan var. Öyle olmasa tamda turizm sezonu arifesinde Hapimag Turistik Yatırım ve Ticaret A.Ş. kapısında, grev çadırında ne işimiz olurdu? Bu çağda anayasal hak olan sendikalaşmayı suç olarak gören bir anlayışla nasıl uzlaşılacak? Emek en yüce değerdir. Emeğin değersizleştirilmesine ve yok sayılmasına üretimden gelen gücümüzle direniyoruz. Kazanacağız. Çünkü dostta, dost olmayan da biliyor ki; haklıyız” sözleriyle karşıladı.
BODRUMLU EMEKLİLERDEN, EMEKÇİLERE DAYANIŞMA ZİYARETİ.
Grevlerinin üçüncü gününde TOLEYİS üyelerinin bir diğer ziyaretçisi DİSK Devrimci Emekliler Sendikası üyeleri oldu. Sendikanın Bodrum Şube Başkanı İbrahim Uzun; “Bizleri ancak sınıf dayanışmamız ve birliğimiz, bu örgütlü kötülüğe karşı koruyabilir. Kötülük gördüğümüz gibi kurumlarıyla, imtiyazlarıyla, olanaklarıyla ülkemizde hayli örgütlü. Bizimde bu örgütlü kötülüğe karşı en önemli kalkanımız örgütlülüğümüz olacaktır. Yanı başımızdaki Akbelen de zeytine akıl ve vicdan dışı saldırının da, emekliye aylık 20.000 TL’yi de, Sea Garden da turizm emekçini yok sayan da aynı damardır. Ve bu damardan zehirli bir kan akmakta tüm ülkemiz zehirlenmektedir. Bizler TOLEYİS üyesi kardeşlerimiz direnişi başlattıklarında; ‘Bu grev Bodrum’un grevidir. Sadece TOLEYİS’in değil’ demiştik. Burada kurulan sıradan bir grev çadırı değildir. Bodrum’un onur çadırıdır. Bu vicdansız işveren ne sanıyor kendisini? Hapimag Turistik Yatırım ve Ticaret A.Ş.’den önce de TOLEYİS ve Bodrum vardı. Sonrasında da olacaktır. Bu işyerinin tabelası günü geldiğinde tarihin çöplüğüne atılabilir. Ama emek ve emekçi tarih boyunca onuruyla var olacaktır” ifadelerine yer verdi.
TOLEYİS: “Teşekkürler, Emek Ve Emekçi Dostu Bodrum.”
TOLEYİS İletişim Büro Başkanı Kenan Karabulut da; “Bu dayanışma ziyaretleri bizlerin düne göre hayli umutlu olmamızı ve güçlü durmamızı sağladı. Bizler Bodrum’un haktan, adaletten, emekten, doğadan yana olduğunu duyardık. Ama ilk kez bu denli iliklerimize değin bu sıcaklığı hissettik. Ne desek az gelir. Teşekkürler emek ve emekçi dostu Bodrum. Bodrum Hakimi Mefaret Hanım adaletiyle, Çöketmeli Halil Efe cesaretiyle, Neyzen Tevfik’in asi duruşuyla, Cevat Şakir’in denizlere sevdalı bakışıyla karşıladı ve kucakladı Bodrum bizi. İbrahim başkanın dediği gibi bizlere dayatmada bulunan aynı kötücül kaynaktır. Kötülüğe karşı iyi insanların kazanacağı koca bir dünya var. Yaşamlarında bir saat dahi emek ile para kazanmamış insanların emek düşmanlığı şaşırtıcı olmayabilir. Ama hiç kimse bizlerden bunu kabullenmemizi beklemesin. Dün bu işyerinin sahibi açıklama yapıyor. ‘Her şey normal gidiyor’ diyor. Bir defa bu açıklamanın kendisi anormal. Sormazlar mı? Yıl 364 gün sustun da, dün 365. gün niye bunu dillendirdin. Her sabah kalkınca normal, anormal günler çetelesi mi tutuyorsun? Demezler mi? Hiç kimse küçük hesaplarıyla ve aklıyla ne bizlerin ne de bizlerle büyük dayanışma gösteren halkımızın aklıyla, sabrıyla oynamaya kalkmasın. Biz kazanacağız. Birlikte kazanacağız” görüşünü dile getirdi.
Dayanışma ziyaretinde bulunanlardan Nuray Çelen ise; “Ülkenin sahipleri ile ülkenin potansiyel kötüleri burada net olarak fotoğraflanmış durumda. İşçilerin, emekçilerin bulunduğu bu binlerce metre karelik alanda binlerce kişi grev ya da dayanışma ziyareti nedeniyle bulunuyor. Bakın yerde tek bir tane sigara izmariti, kağıt göremezsiniz. Çünkü bu toprakların sahibi burada. Ve bastıkları topraklara evlerinin içi gibi titizler. Bir de bizlere yani kamuya ait ormanı tahsislerle alanların eserine bakınız. Adeta betondan mezarlık inşa etmişler. Ormanı bitirdikleri yetmemiş. Hızlarını alamayıp, denize de inmişler. Dolgular, iskeleler yapmışlar. İnsana, emeğe saygısı olmayanın; doğaya, hayata da özenli olması beklenemezdi elbette” dedi.





