Yunanistan Girit ve Mora açıklarında hidrokarbon aramalarına başlıyor. Dikey Gaz Koridoru için Washington’da kritik zirvede ele alınacak. Tüm bu gelişmelerin, Yunanistan’ın hem Doğu Akdeniz hem de Güneydoğu Avrupa’da enerji merkezi olma hedefini güçlendirdiği değerlendirmesi yapılıyor.
Yunanistan enerji alanında hem arama faaliyetleri hem de bölgesel doğal gaz taşımacılığı projeleri açısından kritik bir döneme giriyor. Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavru, Girit’in güneyi ile Mora Yarımadası’nın güneybatısında yer alan dört deniz sahasında hidrokarbon arama faaliyetleri için Chevron ve Helleniq Energy ile yapılacak sözleşmelerin önümüzdeki 15 gün içinde imzalanacağını açıkladı.
Aynı zamanda Yunanistan’ın merkezinde yer aldığı “dikey doğal gaz koridoru” projesi için Şubat ayı sonunda Washington’da Bakanlar düzeyinde toplantı düzenleneceği duyuruldu.
DÖRT DENİZ SAHASI İÇİN İMZALAR ŞUBAT ORTASINDA
Athens Energy Summit’te konuşan Bakan Papastavru, söz konusu dört deniz parseline ilişkin sözleşmelerin Şubat ayı ortasında Atina’da imzalanacağını belirtti.
Chevron ve Helleniq Energy ile Yunan Devleti arasında yapılacak anlaşmaların ardından metinlerin Meclis’e sunulacağını ve onay sürecinin tamamlanmasıyla birlikte jeofizik araştırmaların sonbahar döneminde başlamasının hedeflendiğini söyledi.
DİKEY GAZ KORİDORU İÇİN WASHİNGTON’DA BAKANLAR TOPLANTISI
Zirvede yapılan açıklamalarda, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Moldova ve Ukrayna güzergâhını kapsayan dikey doğal gaz koridoru projesinin de gündemde olduğu bildirildi. Papastavru ve ABD Enerji Bakanlığı Küresel Enerji Entegrasyonu Özel Temsilcisi Joshua Volz, projeye katılan ülkelerin enerji bakanlarının Şubat ayı sonunda Washington’da bir araya geleceğini duyurdu.
Son dönemde yapılan kapasite tahsis ihalelerinde piyasadan gelen ilginin sınırlı kalmasına değinen Papastavru, projede karşılaşılan zorlukları “çocukluk hastalıkları” olarak nitelendirdi. Koridorun tarihsel bir örneği olmayan, çok taraflı ve teknik açıdan karmaşık bir girişim olduğunu belirten Bakan, buna rağmen projenin bölgesel istikrar açısından benzersiz stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
ABD: “YUNANİSTAN KORİDORUN KALBİNDE”
ABD’li yetkili Joshua Volz da zirvede yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın Güneydoğu Avrupa’daki enerji mimarisinde merkezi bir rol üstlendiğini söyledi. Volz, Yunanistan’ın dikey koridorun kalbinde yer aldığını ve bunun ABD enerji kaynaklarının bölgeye ulaştırılması açısından çok güçlü bir altyapı fırsatı sunduğunu belirtti.
Volz, projenin yalnızca enerji tedariki açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve Rus kaynaklarına bağımlılığın azaltılması bakımından da kritik olduğunu vurguladı. ABD’nin, bölgedeki ortaklarıyla birlikte enerji bağımsızlığı, enerji güvenliği ve ekonomik refahı güçlendirecek adımları desteklediğini ifade etti.
“2027 HEDEFİ YAKIN BİR TAKVİM”
ABD’li temsilci, Avrupa’nın 2027 yılının dördüncü çeyreğine kadar Rus enerji kaynaklarını sistem dışına çıkarma yönünde siyasi taahhütte bulunduğunu hatırlatarak, enerji projeleri açısından bunun oldukça kısa bir takvim anlamına geldiğini söyledi. Washington yönetiminin Yunanistan ve Avrupa’daki ortaklarıyla birlikte bu geçiş sürecini hızlandırmak için yoğun çaba gösterdiğini dile getirdi.
Volz, dikey koridor fikrinin yeni olmadığını ancak mevcut jeopolitik ve ticari şartların projeyi her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirtti. Projenin başarılı olabilmesi için sadece siyasi değil ticari düzeyde de bağlayıcı taahhütler gerektiğini, uzun vadeli sözleşmelerin özellikle ABD’li üreticilerle yapılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Tüm bu gelişmelerin, Yunanistan’ın hem Doğu Akdeniz hem de Güneydoğu Avrupa’da enerji merkezi olma hedefini güçlendirdiği değerlendirmesi yapılıyor.