TARİHİ ZEYTİNYAĞI FABRİKA BACASI TESCİL EDİLDİ!

Zekeriya Gümüşkesen zeytinyağı fabrikasından geriye kalan baca ve fabrika kalıntısı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün 30.04.2026 tarih ve 20010 Sayılı kararıyla tescil edildi.

TARİHİ ZEYTİNYAĞI FABRİKA BACASI TESCİL EDİLDİ!
TARİHİ ZEYTİNYAĞI FABRİKA BACASI TESCİL EDİLDİ!

Milas merkezde Hacıabdi Mahallesi sınırları içinde yer alan Zekeriya Gümüşkesen zeytinyağı fabrikasından geriye kalan baca ve fabrika kalıntısı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün 30.04.2026 tarih ve 20010 Sayılı kararıyla tescil edildi. 

Kurulun kararında, endüstriyel mirasın, ‘taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesine, yapı grubunun 2. Grup olarak belirlenmesine’ ifadelerine yer verildi.

Gümüşkesen Zeytinyağı fabrikasıyla birlikte 1950 yılında inşa edilen ve bir endüstriyel miras olan baca, erken Cumhuriyet döneminin sanayi ve teknoloji alanında faaliyet gösteren önemli yapılarından birisinin günümüze ulaşabilen Milas’ın simge kalıntılarından birisidir.

Tescil süreci, Sağıroğlu zeytinyağı fabrikası bacasının inşaat için yıkılması üzerine, bu bacanın da inşaata kurban gitmemesi için Zekeriya Gümüşkesen varislerinden birisinin de isteği ile 22.12.2025 tarihinde tarafımdan Koruma Kuruluna başvuru yapıldı. Dört aylık bir süreçten sonra bacanın tescil işlemi gerçekleştirildi.

Milaslı araştırmacı yazar Nevzat Çağlar Tüfekçi yaptığı açıklamada “Eğer bu tescil kararı verilmemiş olsaydı; Kışla Caddesinden başlayan ve Karadeveci zeytinyağı fabrikası ile Sar Yapının inşa ettiği binaların arasından geçen yolun karşısına gelen bu baca, o yolun devamı olarak yıkılacaktı. Nitekim bu yolun ağzında kalan bir baca önceden yıkılmıştı. Bacanın önündeki duvarda yer alan kırmızı renkli 3 çarpı işareti ise oradan geçecek yolun doğrultusunu belirliyordu.

Milaslılar olarak tarihimize, kültürümüze sahip çıkmalıyız ve bu her Milaslı için zorunlu bir görevdir. Değerlerimiz tek tek yok oluyor. Belediyemiz tarafından, ada bazında bir koruma çalışması yok. Zararın neresinden dönülse, kârdır anlayışıyla kurumsal düzeyde çalışmalar bir önce başlatılmalı.

Milas’ın tarihi ve kültürel kimliğinin yok olmasına göz yummak, kimsenin hakkı değildir. Gelecek kuşaklar, o insanları affetmeyecektir”