Saat 04.17’de Datça’da yaşam durdu, herkes heykel oldu, dondu

Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlenen o6 Şubat deprem anmasında mumular yakıldı, saat 04.17’de yaşam durdu, herkes heykel oldu , dondu ve hareketsiz dakikalarca duranlar depremin acısını yüreğinde hissetti.

Saat 04.17’de Datça’da yaşam durdu, herkes heykel oldu, dondu
Saat 04.17’de Datça’da yaşam durdu, herkes heykel oldu, dondu

Datça Dayanışma Platformu tarafından bu saabah saat 04.00’de o6şubat depremi felaketini anma etkinliği düzenlendi.

Datça Demokrasi Platformu’nun paydaşları, Berkin Elvan Yontusu’nun önünde bir araya gelmişler. Ellerde mumlar, titrek alevlerle yanıyordu. O alevler, sadece üç yıl önce yaşanan depremin karanlığını değil, adaletin kaybolduğu bir yolun izlerini de aydınlatıyordu. Deprem gecesi gibiydi her şey: Ani, yıkıcı ve unutulmaz. Ama bu kez, yıkılan binalar değil, kırılan umutlardı.

Grup, bir araya gelmiş bedenlerden oluşan bir heykel gibi duruyordu. Her biri, depremin acısını sırtında taşıyordu. O gece, mumlar sadece geçmişi anmak için değil, geleceği aydınlatmak içindi. Karanlık, onları yutmaya çalışsa da, alevler direniyordu. Bir mum söndüğünde, diğeri yanıyordu; tıpkı umudun, acının küllerinden doğması gibi.

Tam saat 04:17’de,  saygı duruşu başladı. Zaman durdu sanki. Rüzgar bile sustu. O anda, depremin uğultusu kulaklarda yankılandı yeniden: Yer sallanırken kaybedilen hayatlar, enkazdan yükselen çığlıklar. Duruş bittiğinde, alkışlar patladı. Öfke, sessiz bir fırtına gibi dağıldı havaya. Alkışlar, sadece anma değildi; bir sözdü: “Susmayacağız.” Grup, yavaşça dağılırken, mumların son alevleri söndü. Ama o ışık, içlerinde yanmaya devam ediyordu.

Üç yıl geçmişti, ama yara hala tazeydi. Datça’nın sokakları, o gece bir kez daha aydınlanmıştı. Karanlığa karşı yakılan her mum, bir umut tohumu ekmişti toprağa.