Bodrumlu avukatlardan Hatice Kocaefe’nin öldürülmesine tepki
Bodrumlu avukatlar bugün ilçede düzenlenen 1 mayıs etkinliklerinde avukatlara yönelik şiddeti protesto etti.
Bodrumlu avukatlar bugün ilçede düzenlenen 1 mayıs etkinliklerinde avukatlara yönelik şiddeti protesto etti.
Bodrum Baro Temsilciliği adına Ceren Sayın şu açıklamayı yaptı.
“Bugün 1 Mayıs 2026. Emeğin, mücadelenin ve dayanışmanın günü.
Ancak bizler bugün alanlara, adliye önlerine; meslektaşlarımıza yönelen pervasız şiddetin öfkesiyle
ve yaşam mücadelesi veren dostlarımızın kaygısıyla çıkıyoruz.
İstanbul Barosuna kayıtlı meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe, 28 Nisan günü Bursa Gürsu’da
katledildi! Bizler henüz Hatice’yi kaybetmenin ağırlığını taşırken, Van Barosuna kayıtlı
meslektaşımız Av. Baran Doğaç’ın Şanlıurfa Birecik’te uğradığı saldırıyla ağır yaralandığı haberini
aldık. bu yaşananlar münferit birer olay değil, bilinçli olarak beslenen bir şiddet sarmalının
sonucudur.
Sayın meslektaşlarım, siyasal iktidar yıllardır zindanlarda rehin tuttuğu meslektaşlarımızı "avukatlık
değil siyaset yapıyorlar" yalanıyla hedef tahtasına oturtuyor, onlara yönelik her türlü hukuksuzluğu
ve yargısal şiddeti bu kılıfla meşrulaştırmaya çalışıyor. İktidar, mesleğimizi kendi çizdiği sınırlara
hapsetmek için siyaset yapmayı, muhalif olmayı adeta bir suç, cezaevine atılmaya meşru bir
sebepmiş gibi sunuyor.
Oysa bugün sokakta karşımıza çıkan kanlı tablo, meselenin sadece "siyaset" olmadığını yüzümüze
çarpmaktadır. Hatice Kocaefe veya Baran Doğaç, iktidarın iddia ettiği gibi muhalif oldukları veya
siyaset yaptıkları için kurşunlanmadılar! Sadece ve sadece işlerini yaptıkları, sıradan bir haciz
işlemi gerçekleştirdikleri için öldürüldüler, ölümden döndüler.
İşte tam da bu yüzden tehlike çok büyük. Siyasal iktidarın yargıyı bir intikam aparatına
dönüştürmesi, savunma makamını bizzat devlet eliyle itibarsızlaştırması, vatandaşa şu mesajı
vermiştir: "Avukat sahipsizdir, avukat devlete karşıdır, avukat vurulabilir!"
Eğer devlet kendi hukukuyla avukatı eziyorsa, sokaktaki fail de bir icra dosyasında avukatı kolayca
infaz etme cesaretini kendinde bulmaktadır.
Bizler çok iyi biliyoruz ki; avukatlığın zırhı sokakta değil, mahkeme salonlarında ve siyasetin
tepesinde delinmiştir.
* Akın Gürlek gibi cübbesini iktidarın giyotinine çevirenlerin yönettiği o kurmaca
mahkemelerde mesleğimize terörist muamelesi yapıldıkça,
* Adil yargılanma hakkı için bedenini açlığa yatıran Ebru Timtik göz göre göre ölüme terk
edildikçe,
* Sadece ezilenlerin, işçilerin, kadınların ve devrimcilerin avukatlığını yaptığı için hedef
tahtasına oturtulan, dosyaları haksızlıklarla doldurulup mesleki faaliyetleri suç sayılarak
yargı taciziyle susturulmaya çalışılan Sezin Uçar esir alındıkça,
* Seçilmiş milletvekili, meslektaşımız Can Atalay Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen
zindanlarda rehin tutuldukça,
* ÇHD'li tutuklu avukatlar mesleki faaliyetleri yüzünden yıllardır dört duvar arasına
kapatıldıkça...
Bizler, sırf sıradan bir haciz işlemi yapıyoruz diye güvende olmayacağız!
Sayın meslektaşlarım; bizler bugün Selçuk Kozağaçlı'nın, Sezin Uçar'ın, Can Atalay'ın arkasında
dimdik durmazsak, onların temsil ettiği dirence sahip çıkmazsak, siyasal iktidarın yarattığı bu
yozlaşmış düzen hepimizi birer birer öldürecek! Hacizde, ofisimizde, adliye koridorlarında...
Bizler, hukuku ayaklar altına alarak yarattığınız bu çürümüş düzeninize biat etmiyoruz. Sayın
meslektaşımız Selçuk Kozağaçlı yıllar önce, bir duruşma salonunda Sayın Adalet Bakanımız Akın
Gürlek’in de içinde bulunduğu makama seslenirken şöyle demişti;
“Sadece sizi değil temsil ettiğiniz her şeyi reddediyorum, temsil ettiğiniz ahlaksızlığı
reddediyorum.” Demişti. Bu sözü unutmayalım sayın meslektaşlarım. Bu iradeyi unutmayalım.
Evet, bugün sokak ortasında Hatice Kocaefe'yi aramızdan koparan karanlık, tam olarak bu siyasal
hattın eseridir! Bizi adliye koridorlarında sürükleyen, zindanlara atan, sokak ortasında
katledilmemize zemin hazırlayan bu düzene boyun eğmeyeceğiz.
Avukat Hatice Kocaefe’yi kaybetmeyi kabullenmeyeceğiz!
Baran Doğaç’a saldıranlardan hesap soracağız!
Hapishanelerdeki, mahkeme koridorlarındaki tüm tutsak ve yargılanan meslektaşlarımızı o
cendereden çekip alacağız!
Savunma Susmadı, Susmayacak!”





