Muğla’nın cennet Yeşilüzümlü ormanlarına Danıştay koruması... Yeşilüzümlü’de Krom Konsantre Tesisine Yargıdan Kesin Ret

Muğla’nın Fethiye ilçesindeki cennet ormanlar ve yaylalarla kaplı  Yeşilüzümlü Mahallesi’nde yapılmak istenen krom konsantre tesisine karşı açılan ÇED Gerekli Değildir davası, Danıştay’dan çıkan kararla kesin olarak kazanıldı. 11 239 hektarlık ormanlık alan kurtuldu.

Muğla’nın cennet Yeşilüzümlü ormanlarına Danıştay koruması...  Yeşilüzümlü’de Krom Konsantre Tesisine Yargıdan Kesin Ret
Muğla’nın cennet Yeşilüzümlü ormanlarına Danıştay koruması... Yeşilüzümlü’de Krom Konsantre Tesisine Yargıdan Kesin Ret

Muğla’nın Fethiye ilçesindeki cennet ormanlar ve yaylalarla kaplı  Yeşilüzümlü Mahallesi’nde yapılmak istenen krom konsantre tesisine karşı açılan ÇED Gerekli Değildir davası, Danıştay’dan çıkan kararla kesin olarak kazanıldı. 11 239 hektarlık ormanlık alan kurtuldu. Muğla Valiliği’nin 22 Temmuz 2022 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı 1 Eylül 2022’de açılan dava, 3,5 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından sonuçlandı.

DANIŞTAY, İPTAL KARARINI ONADI

Muğla İdare Mahkemesi’nin daha önce verdiği iptal kararı, Danıştay tarafından 21 Ocak 2026 tarihinde onanarak kesinleşti. Böylece krom konsantre tesisi projesinin hukuken önü tamamen kapatılmış oldu.

 

“BÜYÜK BİR YANLIŞI DURDURDUK”

Karardan sonra açıklama yapan ve yıllardır hukuk mücadalesi veren onlarca kez eylem yapan Dağ Taş Aş Bizim Platformundan yapılan açıklamada şunlar belirtildi.

11 BİN 239 HEKTARLIK ORMANLIK ALAN KURTULDU

“Bilimsel temelden yoksun ve başka projelerden kopyalanarak hazırlandığı belirtilen projenin, bölgenin doğal ve kültürel varlıklarını geri dönüşsüz şekilde tahrip edeceğinin başından beri açık olduğunu vurguladı. 11 bin 239 hektarlık ruhsat alanını kapsayan projenin yöreyi çevresel ve ekonomik bir çıkmaza sürükleyeceği ifade edildi.

DAYANIŞMA VE HUKUK MÜCADELESİNE TEŞEKKÜR

Açıklamada, süreç boyunca emek veren tüm yurttaşlara ve davanın başından itibaren yanlarında olan avukat Bora Sarıca’ya teşekkür edilerek, mücadelenin kolektif bir kazanım olduğu vurgulandı.

“ENERJİMİZİ YAŞAMI GÜÇLENDİREN MODELLER İÇİN HARCAMALIYIZ”

Bu sürecin, olmaması gereken projeler için toplumun, kamu kurumlarının ve yargının ne kadar fazla zaman ve kaynak harcadığını bir kez daha gösterdiği belirtilerek, bu enerjinin doğayı ve yaşamı güçlendiren projelere yönlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

YEŞİLÜZÜMLÜ İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VURGUSU

Yeşilüzümlü ve çevresinin; yüksek biyolojik çeşitliliği, tarımsal potansiyeli, kültürel birikimi ve doğal varlıklarıyla sürdürülebilir kalkınma açısından eşsiz bir havza olduğu kaydedildi. Bölgenin;

  • Agroekolojik ve zehirsiz tarımla,
  • Arıcılık ve odun dışı orman ürünleriyle,
  • Kuraklığa dayanıklı yerel türlerle zeytincilikle,
  • Küçük aile çiftçiliğini destekleyen politikalarla,
  • Yerel kültürü yaşatan kırsal turizmle,
  • Gençlere iş alanı açan katma değerli tarım ve gıda üretimiyle

gelişmesi gerektiği vurgulandı.

ÖNCELİKLİ TALEP: MADENCİLİĞE KAPALI ALAN

Kızılçam ormanlarıyla kaplı ve yapılaşmamış doğal alanların korunmasının, yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da yaşam hakkı için zorunlu olduğu belirtilerek, Yeşilüzümlü havzasının madenciliğe kapalı alan ilan edilmesi çağrısı yapıldı.

“ASIL HEDEFİMİZ YAŞAMI KORUYAN BİR GELECEK”

Açıklama, “Bir projeyi durdurduk. Şimdi yaşamı korumak için daha çok çalışma zamanı” sözleriyle son bulurken, farklı görüşlerin bir araya gelerek ortak bir gelecek için birlikte hareket edebileceğine olan inanç dile getirildi.