Parti adına açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı ve avukat İsmail Hakkı Atal, yıllardır uygulanmayan mahkeme kararlarının ve santrallerin neden olduğu sağlık maliyetlerinin davanın temel dayanaklarını oluşturduğunu söyledi.
CVP'nin 27 Şubat 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı'na yaptığı başvurunun yanıtsız bırakılması üzerine oluşan "zımni ret" işleminin iptali ve üç termik santralin kapatılması talebiyle açılan dava, 1 Haziran 2026 tarihinde Danıştay 4. Dairesi'nde 2026/6223 esas numarasıyla kayda alındı.
"Kesinleşmiş Mahkeme Kararları Uygulanmıyor"
İsmail Hakkı Atal, açıklamasında Aydın İdare Mahkemesi'nin 1990'lı yıllarda verdiği kararlarla Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin kapatılmasına hükmedildiğini belirterek, bu kararların bugüne kadar uygulanmadığını ifade etti.
Milas İkizköy Akbelen ‘de Akbelen ormanları katliamının önlnmesi için köylülere yoğun destek veren Atal, "Aydın İdare Mahkemesi'nin Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan termik santralleri hakkında verdiği kapatma kararları kesinleşmiş yargı kararlarıdır. Anayasa'nın 138. maddesi gereğince yasama, yürütme ve idare organları mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu kararlar uygulanmamıştır" dedi.
Mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkûm edildiğini hatırlatan Atal, söz konusu dosyanın halen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi gündeminde bulunduğunu kaydetti.
"Cumhurbaşkanı'nın Anayasal Sorumluluğu Var"
Cumhurbaşkanlığı'na yaptıkları başvurunun anayasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacı taşıdığını vurgulayan Atal, şunları söyledi:
"Anayasa'nın 104. maddesi Cumhurbaşkanı'na Anayasa'nın uygulanmasını sağlama görevi vermektedir. Mahkeme kararlarının uygulanmasını temin etmek de bu kapsamda Cumhurbaşkanı'nın sorumluluğundadır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı'na başvurduk. Ancak başvurumuza cevap verilmemesi üzerine oluşan zımni ret işleminin iptali ve santrallerin kapatılması için Danıştay'da dava açmak zorunda kaldık."
"Yıllık Sağlık Maliyeti 153 Milyar Lirayı Aşıyor"
Davalarının ikinci temel gerekçesinin halk sağlığı olduğunu belirten Atal, Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği'nin (HEAL) raporuna dikkat çekti.
Rapora göre üç kömürlü termik santralin faaliyete başladıkları tarihten 2020 yılına kadar Türkiye'ye toplam sağlık maliyetinin 98,46 milyar euro olduğunu ifade eden Atal, "Bu rakam yıllık ortalama 2 milyar 868 milyon euroya, güncel hesaplamayla yaklaşık 153 milyar 380 milyon liraya karşılık geliyor. Bu yük doğrudan devletin ve halkın sırtına bindirilmektedir" dedi.
"Milli Güvenlik Sorununa Dönüştü"
Termik santrallerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik sonuçlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini savunan Atal, "Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri, halk sağlığı üzerinde yarattığı ağır tahribat nedeniyle artık bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Cumhurbaşkanı'nın milli güvenlik politikalarını belirleme ve gerekli tedbirleri alma görevi kapsamında bu santrallerin ivedilikle kapatılması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Danıştay'ın Kararı Bekleniyor
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi tarafından açılan davada, Cumhurbaşkanlığı'nın başvuruya cevap vermemesi sonucu oluşan zımni ret işleminin iptali ile Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin faaliyetlerinin durdurularak kapatılması talep ediliyor. Gözler şimdi Danıştay 4. Dairesi'nin vereceği karara çevrildi.