Muğla’nın Bodrum, Milas, Ortaca, Menteşe ve Fethiye ilçelerinde meydana gelen kadın cinayetleri ve kadına şiddet olayları Bodrumlu kadınları isyan ettirdi. Bodrum Kadın Dayanışma Derneği yaptığı açıklamada “Bodrum'dan Ortaca'ya, Muğla'nın her bir yanından sesimizi yükseltiyoruz: Maruz kaldığımız saldırılar münferit olaylar değil; bu, sistematik bir kadın katliamıdır!” ifadeleri kullanıldı.
Muğla’nın Bodrum, Milas, Ortaca, Menteşe ve Fethiye ilçelerinde meydana gelen kadın cinayetleri ve kadına şiddet olayları Bodrumlu kadınları isyan ettirdi. Son bir yılda Muğla ili ve ilçelerinde meydana gelen 13 kadın öldürüldü , 40’a yakın şiddet görmesi nedeniyle hukuki mücadele başlattı.
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği bugün yaptğı “Erkek Şiddetine Karşı Barikattayız” başlığı altında yaptığı basin açıklamasında şunları söyledi.
MAĞDUR DEĞILIZ, ÖFKELIYIZ!
SOKAKLARDAYIZ, BARIKATTAYIZ, ÖZGÜRLÜĞÜMÜZDE ISRARCIYIZ!
Bizler feministler olarak biliyoruz ki; bugün Bodrum ve Ortaca'da ve çevremizde tanık olduğumuz kadın cinayetleri ve tecavüzler, yüzyıllardır süregelen sistematik bir nefretin sonucudur.
Tarih, Orta Çağ'da gerçekleşen cadı avlarından itibaren bir kadın katliamları tarihidir. Kadınların bilgisini, bedenini, emeğini ve iradesini hedef alan, kadın cinsini "düşman" ilan eden bu patriyarkal düzen; Orta Çağ'da cadı avlarıyla başlattığı katliamı bugün modern isimler altında sürdürüyor.
Bizler, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği bünyesinde bir araya gelen kadınlar olarak bu tarihsel döngünün farkındayız!
Erkekler; sevgiyi, namusu ya da gelenekleri bahane ederek kadınları baskı altına almaya çalışıyor. Bu saldırılar, kadınların özgürleşme iradesine karşı kurulan bir barikattır. Ama unuttukları bir şey var: Asıl barikat biziz, dayanışmamızdır!
Özgür kentler ve özgür yaşam alanları istiyoruz. Sokaklarda korkusuzca yürümek, evlerimizden kamusal alanlara kadar her yerde irademizi hâkim kılmak için buradayız.
Orta Çağ'daki cadı avlarından bugüne direnen, boyun eğmeyen kadınların mirasını taşıyoruz.
Bize biçilen "mağdur" ve "kurban" rollerini reddediyoruz.
Haklılığımızın verdiği o devasa öfkeyi kuşanıyoruz.
Kadınlar olarak, feministler olarak mücadele ediyoruz ve bu mücadeleden asla geri adım atmıyoruz!