MUĞLA- AYDIN (SÖKE OVAS) OTOYOLU YABAN HAYATI ÖLÜM KORİDORU
Muğla’yı Aydın iline bağlayan Söke Ovasındaki otoyol doğal yaşam hayvanlarının kabusu oldu. Hayvanseverler nesli tükenmekte olan onlarca hayvanın telef olduğunu ve otoyolun “Yaban Hayatı için Ölüm Koridoru” haline geldiğini belirterek Ulaştırma Bakanlığı tarafından acil önlem alınmasını istedi.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü yılda 600 yaban hayvanının karşıya geçerken öldüğünü belirterek “Batı Anadolu’nun biyolojik çeşitlilik açısından en zengin doğal alanlarının ortasından geçen bu karayolunda; koşan, uçan, sürünen ve yüzen pek çok canlı yaşamını yitiriyor. 15 yıldır yaptığımız gözlemlere göre bu yolda neredeyse her gün bir ya da birden fazla yaban hayvanı araç çarpması sonucu ölmektedir.” dedi
BU KARA YOLU YABAN HAYATI İÇİN ÖLÜM KORİDORUNA DÖNÜŞTÜ
Aydın ilinin Söke ilçesinde Yenidoğan’dan başlayıp Didim Dalyan Mahallesi’nde sona eren Muğla’yı Aydın’a bağlayan yaklaşık 31 kilometrelik ve cetvelle çizilmiş gibi dümdüz uzanan karayolu, yaban hayatı için bir “ölüm yolu” haline geldi hayvansever ve doğaseverler isyan etti.
Yıllardır otoyolda yaklaşık 15 yıldır incelemeler yapan Ekosistemi Koruma ve Doğasevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü şunları söyledi.
OTOYOL ÖLÜM KORİDORUNA DÖNÜŞTÜ
***Bir porsuk daha, gecenin karanlığında bölünmüş yolda çelik bariyerlerin altından karşıya geçmeye çalışırken bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Yavruları var mıydı, yiyecek bulmak için mi yola çıktı bilinmez… Ancak bildiğimiz bir gerçek var: Bu yol, her gün birçok canlının hayatını kaybettiği bir ölüm hattına dönüşmüştür.
YILDA 600 YABAN HAYVANI ÖLÜYOR
****Batı Anadolu’nun biyolojik çeşitlilik açısından en zengin doğal alanlarının ortasından geçen bu karayolunda; koşan, uçan, sürünen ve yüzen pek çok canlı yaşamını yitiriyor. 15 yıldır yaptığımız gözlemlere göre bu yolda neredeyse her gün bir ya da birden fazla yaban hayvanı araç çarpması sonucu ölmektedir. Yıllık kaybın 400 ila 600 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam, yaban hayatı açısından son derece ciddi ve kaygı vericidir.
NESLİ TÜKENMEKTE OLAN TÜRLERDE VAR
***Yaşamını yitiren türler arasında; nesli tehlike altında bulunan Saz Kedisi ve Su Samuru başta olmak üzere Porsuk, Oklu Kirpi, Tilki, Çakal, Sansar, Kirpi, Yaban Domuzu, Yaban Tavşanı, Yılan, Kertenkele, Tosbağa ve çok sayıda kuş türü yer almaktadır.
***Ölümlerin büyük bölümü, yaban hayvanlarının daha aktif olduğu gece saatlerinde meydana gelmektedir. Yolun düz yapısı ise araç sürücülerinin hızını artırmasına neden olarak riski daha da büyütmektedir.
Geçmişte tek şeritli olan ve daha sonra bölünmüş yola dönüştürülen bu güzergahta, araçların azmaklara uçmasını önlemek amacıyla yerleştirilen çelik bariyerler, yaban hayvanları için aşılması güç engellere dönüşmüş ve ölümleri artırmıştır.
***Yaklaşık 15 yıldır izlediğimiz bu yolda, “Yaban Hayvanları Geçebilir” uyarı levhaları dışında etkili bir önlem alınmamıştır.
***Ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi), yabani türlerin ve yaşam alanlarının korunmasını zorunlu kılmaktadır. Dünyanın pek çok ülkesinde bu tür sorunların çözümü için ekolojik köprüler ve güvenli geçiş sistemleri hayata geçirilmiştir. Türkiye’de de son yıllarda otoyollarda ekolojik köprü uygulamaları görülmektedir.
Peki, Türkiye’de yaban hayvanı ölümlerinin en yoğun yaşandığı bu karayolunda neden etkili bir çözüm uygulanmamaktadır?
***Bu yolun ova ve düz yapısı ekolojik köprüler için uygun olmayabilir. Ancak mevcut durumda karayolu altından geçen çok sayıda menfez bulunmaktadır. Bu menfezler, yaban hayvanlarının güvenle geçebileceği şekilde düzenlenmeli; kıyıdaki bariyerlerin kenarlarına yerleştirilecek yönlendirici kafes sistemleriyle hayvanların bu geçişleri kullanması sağlanmalıdır. Böylece hem yaban hayatı korunacak hem de araç sürücüleri için ciddi risk oluşturan çarpışmalar önlenecektir.
***T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı, “Yaban Hayatı Yol Geçişleri Projesi” kapsamında Söke Yenidoğan – Didim Dalyan karayolunu da acilen değerlendirmeye ve gerekli önlemleri hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Her geçen gün kaybettiğimiz sadece hayvanlar değil, doğanın dengesi ve geleceğimizdir.











