Esra ışık 42 gün sonra tahliye ediliyor. Biraz sonra cezaevinden çıkacak

SON DAKİKA ESRA IŞIK TAHLİYE EDİİLYOR ANNE VE BABASI CEZAEVİ ÖNÜNDE BEKLİYOR Muğla'nın Milas ilçesinde 42 gün önce tutuklanan 26 yaşındaki Esra Işık'a Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bugün  tahliye kararı verildi. Esra'nın annesi Nejla Işık ve babası Ali İhsan Işık ile köylüler İzmir Şakran Cezaevi önünde kızlarını bekliyor.

Esra ışık 42 gün sonra tahliye ediliyor. Biraz sonra cezaevinden çıkacak
Esra ışık 42 gün sonra tahliye ediliyor. Biraz sonra cezaevinden çıkacak

Esra Işık’ın tutukluluğu bugün inceleniyor, Milas Muğla hukukçular  köylüler adliye önünde heyecanla bekliyor

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen’de yaklaşık 42 gün önce keşif heyetine müdahale ettiği, keşfin yapılmasını engellediği ve hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan 26 yaşındaki Esra Işık’ın tutukluluk halinin görüşülmesi bugün Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etti.

Duruşmaya Esra Işık’ın avukatlarının müdahil olarak katılması kabul edilmedi. Bu nedenle avukatlar, Esra Işık’ın annesi Necla Şükrü, köylüler ve sivil toplum örgütü temsilcileri adliye önünde basın açıklaması yaptı.

Esra Işık’ın tutukluluğunun görüşüldüğü duruşma öncesinde Muğla Barosu avukatları, Esra Işık’ın avukatları, annesi Necla Şükrü ve köylüler adliye önünde toplandı. Adliye önünde toplananlar sık sık “Esra Işık onurumuzdur” sloganları attı.

Esra Işık’ın avukatlarından Arif Ali Cangı  yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Aslında Esra’nın yaşadığı olay hepimizin hikâyesi. Çünkü Anayasa’nın 17. maddesinde vatandaşların kendi haklarını koruma ve geliştirme haklarına sahip olduğu belirtilmektedir. 56. maddede ise herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirliliğini önlemek devletin ve vatandaşın görevidir.

Peki Akbelen’de 7 yıldır direnen köylüler ve vatandaşlar çevre haklarını nasıl koruyacaklar? Eğer tepki göstermezlerse Anayasa’da yazılı vatandaşlık görevlerini nasıl yerine getirecekler? İlk başvuracakları yer işte burasıdır; adalettir, savcılıktır.

Bu nedenle İkizköy Akbelen’de herkes demokratik ve yasal haklarını korumaya çalışmıştır. Nitekim 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Milas’ın 7 köyünü kapsayan acele kamulaştırma kararından sonra yine köylüler ve vatandaşlar hukuki mücadele yolunu seçmişlerdir. Bu nedenle Danıştay’da vatandaşlar tarafından yaklaşık  acele kamulaştırma kararının iptali için 200 dava açılmıştır.

HERKESİN SAVUNMASI ALINDI ESRA’NIN ALINMADI

Dava aşamasında YK Enerji dâhil bilirkişilerin ve acele kamulaştırmayı yapanların, Cumhurbaşkanlığı dâhil herkesin görüşüne başvuruldu, savunmaları alındı. Peki bunlar kendilerini savunurken Esra Işık’ın kendisini savunma hakkı yok muydu? Milas Adliyesi neredeyse bu davada karşı tarafa geçmiş durumda. Bu, Milas Adliyesi’nin tek başına verebileceği bir karar değildir.

Şu anda Esra hâlâ cezaevinde ve cezaevinde kaldığı her geçen gün yargının güvenilirliği zedeleniyor. Sayın yargıçlar, Sayın 3. Asliye Ceza Mahkemesi yetkilileri; bugün gözden geçirme duruşmasının halka ve kamuoyuna açık yapılmasını talep ettik.Acele kamulaştırmanın yürütmesinin durdurulması kararının iptal edilmesinden sonra o karara dayanılarak herhangi bir işlem yapılabilir mi? Evet, Esra direndi ama kime karşı direndi? Mahkemeye karşı direnmedi. Anayasa’daki haklarını, ödevlerini ve görevlerini bir vatandaş olarak yerine getirmek için mücadele etti. Bu nedenle o keşiflerin de zaten bir hükmü yoktur.” Diye konuştu.

Adliye önündeki açıklamada  söz alan Muğla Barosu Başkan Yardımcısı Ergin Çakır, “Esasında hepimizin kamuoyundan takip ettiği üzere geçtiğimiz hafta Muğla ve çevresindeki köylülerin zeytinliklerine yönelik çalışmalara karşı bir direniş vardı. Bu direniş sırasında verilen emirler doğrultusunda yurttaşlara müdahalede bulunuldu. Bu müdahaleler sırasında Esra Işık tutuklandı. Ancak bugün geldiğimiz noktada, Esra Işık’ın tutukluluğunu gerektirecek bir durum kalmamıştır” ifadelerini kullandı.

Çakır açıklamasında şunları söyledi:

“Tutuklama bir tedbirdir, ceza değildir. Ceza yargılamasında esas olan tutuksuz yargılamadır. Ancak bugün yaşanan süreçte bunun tam tersi uygulanmaktadır. İnsanların ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı anayasal güvence altındadır. Bu haklarını kullanan yurttaşların cezalandırılması kabul edilemez.”

Esra Işık’ın avukatı Mehmet Noyan ise yaptığı açıklamada, “Müvekkilimiz hakkında verilen tutuklama kararı hukuka aykırıdır. Dosyada kaçma şüphesi ya da delil karartma ihtimali bulunmamaktadır. Bu nedenle derhal serbest bırakılması gerekmektedir” dedi.

İkizköylüler ve destek için gelen vatandaşlar da açıklamanın ardından “Esra Işık serbest bırakılsın” sloganları attı.

İkizköy mahalle muhtarı ve Esra’nın annesi Nejla adliye önünde., hakimlerde savcılara gözyaşları içinde seslendi.

BEDENİM BURUDVA RUHUM ŞAKRAN CEZAEVİNDE

“Ben bedenen buradayım. Beni şu anda burada görüyorsunuz ama benim yüreğim şu anda İzmir Şakran Cezaevi’nde. Benim yüreğim evladımın yanında.

Ben bugün ona sarılıp öpüp koklamak yerine bugün Adalet Sarayı’nın önündeyim, kapısındayım. Yine onlarca anne gibi ben de evladım için adalet arayışındayım.

Toprağımız talan edildi diye yetmemiş gibi; zeytinlerimizin, mezarlarımızın, köylerimizin ve köylülerimizin yerinden edileceği yetmemiş gibi hepimizi kızımla cezalandırmaya çalışıyorlar. Bunu yapmayın. Bu haksızlık, bu hukuksuzluğu temiz köylülerimize yapmayın. Bunlar temiz insanlar.

Bu fotoğraftakiler tertemiz insanlar. Bu fotoğraf Ankara yolunda çekildi ve Esra en önde ‘Havama, suyuma, toprağıma, köyüme dokunma’ dedi. ‘Dokunma’ demek için Ankara yollarına düştü.

Tertemiz bir genç kız… Daha önce hiçbir vukuatı olmayan, hiçbir zaman gözaltına dahi alınmamış evladımı tam 42 gündür çok ağır şekilde cezalandırıyorlar. Gerçekten vicdanlara sesleniyorum: Sizin evladınız yok mu?

Benim evladımın bir suçu olsa ben buraya gelmem zaten. Bu köylüler de gelmez. Başımıza ne geldiyse çeker, oturur çıkacağı günü bekleriz. Bakın, 42 gündür hepimiz gözyaşı döküyoruz ama siz bu gözyaşlarını görmüyorsunuz.

Bugün çok büyük bir umutla geldik buraya. Ben bugün cezaevine, İzmir’e gitmemeyi tercih ettim. ‘Bugün kızımı gönderecekler bana’ dedim. Dün ilk defa Anneler Günü’nü kızım siz geçirdim.

O yüzden bu haksız ve hukuksuz tutukluluğu burada görev yapan hâkimlere seslenerek sonlandırmalarını istiyorum. Bizim adalete olan güvenimizi yerle bir etmeyin.

Benim yavrum şirketlere değil, bize ait olan toprağa sahip çıktı. Burada keşif var denmedi. Israrla sorulmasına rağmen bize söylenmedi. Bu nedenle kızım bir tuzağın içine çekildi.

Biz toprağımıza, suyumuza, havamıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ama bu haksız ve hukuksuz tutukluluğu bir an önce sonlandırın. Bunun hiçbir yasada yeri yok.

Bildiğimiz tek doğru var: Esra’mız suçsuzdur. Türkiye Barolar Birliği arkasındadır, köylülerimiz arkasındadır, avukatları arkasındadır. Ben de çocuğumun arkasındayım.” Dedi.

ANNE IŞIK GÖZYAŞLARI İÇİNDE CEZAEVİNE GİTTİ

Anne Nejla Işık ve baba Ali İhsan Işık açıklamalar sonrası kızlarınıgörmek için Milas adliyesinden İzmir Şakran Cezaevi’ni gitti.

Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Esra Işık’ın tutukluluk hali ile ilgili  dosyanının incelenmesi devam ediyor.Henüz bir karar açıklanmadı  .

SON DAKİKA ESRA IŞIK TAHLİYE EDİİLYOR ANNE VE BABASI CEZAEVİ ÖNÜNDE BEKLİYOR

Muğla'nın Milas ilçesinde 42 gün önce tutuklanan 26 yaşındaki Esra Işık'a Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bugün  tahliye kararı verildi. Esra'nın annesi Nejla Işık ve babası Ali İhsan Işık ile köylüler İzmir Şakran Cezaevi önünde kızlarını bekliyor.