Bodrumlu avukatlar "Yargıya Güven Yüzde 20 Civarına Geriledi" “Avrupa sözleşmesini imzalayın”
5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Muğla Barosu Bodrum Temsilciliği’nden yapılan basın açıklamasında 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de yargıya güvenin yüzde 20 civarına gerilediğine dikkat çekilerek “Yargının bağımsızlığının yok edilmesine ve hukukun üstünlüğünün zedelenmesine karşı, meslek onurumuzu ve toplumun adalete olan inancını koruma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 12 Mart 2025 tarihinde, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ni imzalayın” denildi.
Bugün saat 11.00’da Bodrum Adliyesi önünde düzenlenen etkinliğe çok sayıda avukat katıldı. Atatürk Anıtı’na Bodrum Temsilciliği çelenginin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Basın açıklamasını okuyan Muğla Barosu Bodrum Temsilcisi Av. Onursal Özbek, şunları dile getirdi:
***Bugün sadece bir kutlama günü değil; aynı zamanda hukukun üstünlüğüne, bağımsız yargıya ve savunma hakkına olan sarsılmaz inancımızı, laik ve demokratik bir ülkede yaşamaya dair inadımızı haykırdığımız bir kararlılık günüdür.
SAVUNMA MAKAMI BASKI ALTINDA
***Avukatlar, yalnızca bireylerin haklarını savunan kişiler değildir. Bizler; demokratik toplum düzeninin ve adil yargılanma hakkının en önemli teminatıyız. Ancak üzülerek ifade etmeliyim ki, bugün savunma makamı büyük bir baskı altındadır.
***Avukatlar, mesleki faaliyetleri nedeniyle yargısal ve idari baskılara maruz bırakılmaktadır. Başta Can Atalay, Mehmet Pehlivan ve Selçuk Kozağaçlı olmak üzere tutsak edilen tüm meslektaşlarımızın derhal salıverilmesini talep ediyoruz.
Vatandaşın hakkını ararken kamu kurumlarından bilgi talep ettiğimizde "KVKK" engeliyle karşılaşıyor, mesleğimizi icra ederken bürokratik duvarlara çarpıyoruz.
AVUKATLARA YÖNELİK ŞİDDET ZİRVE YAPTI
***Bunun yanında, avukata yönelik şiddet vakaları her geçen gün daha da artmaktadır. Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları hukuki ve idari baskılara, fiziksel ve sözlü saldırılara yenileri eklenmiştir. 7 Ocak 2026 tarihinde, meslektaşımız Av. Zekeriya Polat yalnızca görevini yaptığı için çalıştığı kurumda silahlı saldırıya uğramış ve katledilmiştir.
AVUKATLIK MESLEĞİNİN KORUNMASINA DAİR AVRUPA SÖZLEŞMESİ’Nİ İMZALAYIN,
Avukatlık mesleği, hukukun üstünlüğü için temeldir, çünkü avukatlar adalete erişimi sağlamada, insan haklarını korumada ve kamu otoritelerini sorumlu tutmada kritik bir rol oynarlar. Ancak son yıllarda, özellikle otoriter ve hoşgörüsüz rejimlerde olmak üzere birçok Avrupa ülkesindeki hukukçular artan tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Bunlar siyasi yıldırma ve keyfi tutuklamadan fiziksel saldırılara ve suikastlara kadar uzanmaktadır. Yargı bağımsızlığının aşınması ve barolara yönelik devlet müdahaleleri durumu daha da kötüleştirmiş ve daha güçlü uluslararası güvencelere acil ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Bu noktadan yola çıkarak, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 12 Mart 2025 tarihinde, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ni (European Convention for the Protection of the Profession of Lawyer) oybirliğiyle kabul etmiştir.
Mesleğimizi bağımsız, özgür ve güvenli şekilde icra edebilmemiz için gerekli tüm koşulların sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ifade ediyor, yetkilileri Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesini ülkemiz adına imzalamaya davet ediyoruz.
TÜRKİYE’DE YARGIYA GÜVEN YÜZDE 20 GERİLEDİ
Yargı sistemimizin sorunlarını mesleki sorunlarımızdan bağımsız düşünemeyiz. Zira hukuka olan güveni azaltan uygulamalardan avukatlık mesleği de doğrudan etkilenmektedir. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de yargıya güven %20 civarına gerilemiştir. Dünya Adalet Projesi'nin 143 ülkelik Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye 118. sıraya düşmüştür. Son 10 yılda sürekli gerileyen hukuk sistemimiz; temel haklar, yargı bağımsızlığı ve hükümet yetkilerinin sınırlandırılması konularında OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer almaktadır. Bu çerçevede, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını korumakla görevli avukatlar olarak, bazı olumsuz uygulamaların yargı sistemimizde yarattığı ağır tahribatın altını çizmeyi de sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Bu kapsamda;
⁃ Tutuklama tedbirinin istisnai olmaktan çıkıp ölçüsüz bir cezalandırma aracına dönüşmesi, kişi özgürlüğü ve ifade hürriyeti üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır.
⁃ Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmaması, "Anayasal Devlet" anlayışına telafisi imkansız zararlar vermektedir.
⁃ Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılama konusu yapılması, savunma makamını doğrudan hedef almaktadır.
Bu tür olumsuz yargı uygulamaları, kronik sorunumuz olan yargısal süreçlerin geç işlemesi gerçekliğiyle birleştiğinde yurttaşlarımızın hukuka olan güveni zedelenmektedir.
Yargının bağımsızlığının yok edilmesine ve hukukun üstünlüğünün zedelenmesine karşı, meslek onurumuzu ve toplumun adalete olan inancını koruma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Meslektaşlarımıza ve tüm kamuoyuna duyurmak isteriz ki, bağımsız savunmanın özgür ve kararlı temsilcileri olarak biz buradayız; görevimizin başında ve sorumluluğumuzun farkındayız.
Hukukun üstünlüğünün tesis edildiği, başta adil yargılanma hakkı olmak üzere hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir hukuk düzeni için kavgamız bitmedi, bitmeyecek. Şair demişti ya; “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek”, ülkemiz laik, demokratik, hukukun üstün olduğu, tam bağımsız bir ülke olana dek bizim de kavgamız bitmeyecek.





