Oniki Adalar Temyiz Mahkemesi, 4,7 milyon euroluk kamulaştırma davasında Yunan Devleti lehine karar verdi
Yaklaşık 86 yıl önce Rodos'ta İtalyan yönetimi döneminde kamulaştırılan taşınmazlarla ilgili açılan milyonlarca euroluk davada karar çıktı. Oniki Adalar Temyiz Mahkemesi, Türk mirasçıların Yunan Devleti aleyhine açtığı toplam 4 milyon 746 bin 792 euro tutarındaki tazminat talebini reddederek ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
Mahkemenin 164/2026 sayılı kararıyla, Ankara'da yaşayan Nilgün Baray ile Abdurrahman Naci Akman'ın mirasçılarının yaptığı temyiz başvurusu kabul edilmedi. Böylece Rodos Çok Üyeli Birinci Derece Mahkemesi'nin 62/2024 sayılı kararı kesinleşmiş oldu.
Dava, 1940'taki İtalyan kamulaştırmasına dayanıyor
Uyuşmazlığın merkezinde, Rodos'un Niochori bölgesinde bulunan V-292 ve V-293 kadastro numaralı iki taşınmaz yer alıyor. Söz konusu taşınmazlar, 13 Mayıs 1940 tarihinde İtalyan yönetimi tarafından kamu yararı gerekçesiyle kamulaştırılmıştı.
Davacılar, kamulaştırma nedeniyle kendilerine hiçbir zaman tazminat ödenmediğini ve süreçten haberdar edilmediklerini ileri sürerken, Yunan Devleti ise İtalyan yönetiminin o dönemde tazminatı belirlediğini ve ödemenin ilgili mekanizmalar aracılığıyla gerçekleştirildiğini savundu.
"Hak düşürücü süre doldu" değerlendirmesi
İlk derece mahkemesi, davacıların hukuki yararının bulunmadığına hükmederek davayı reddetmişti. Mahkeme, taşınmazların 1940 yılından bu yana devletin kesintisiz kullanımında olduğunu, bu nedenle Yunan hukukuna göre zamanaşımı ve uzun süreli zilyetlik hükümlerinin devreye girdiğini değerlendirdi.
Temyiz Mahkemesi de aynı gerekçeleri yerinde bularak itirazı reddetti ve Yunan Devleti lehine verilen kararı onadı.
Davacılar AİHM kararlarını örnek gösterdi
Türk mirasçıların avukatları, temyiz başvurusunda Yunan mahkemesinin hukuki değerlendirmesinin hatalı olduğunu savundu.
Başvuruda, kamulaştırmanın usulüne uygun tamamlanmadığı, herhangi bir tazminat ödenmediği ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürüldü. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin mülkiyet hakkını düzenleyen hükümlerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Papamichalopoulos/Yunanistan kararına da atıf yapıldı.
Davacılar ayrıca, Yunan Devleti'nin özel kişiler gibi zamanaşımı hükümlerinden yararlanmasının anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürdü.
YUNAN DEVLETİ: MÜLKİYET HUKUKEN KESİNLEŞTİ
Yunan Devleti ise savunmasında, kamulaştırma sürecinin hukuka uygun şekilde tamamlandığını, gerekli tazminatın İtalyan yönetimi döneminde belirlendiğini ve taşınmazların 80 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak devletin zilyetliğinde bulunduğunu belirtti.
Savunmada, bu nedenle mülkiyet hakkının Yunan Devleti adına kesinleştiği ve davacıların taleplerinin hukuki dayanağının kalmadığı ifade edildi.
TALEP EDİLEN TAZMİNAT 4,7 MİLYON EUROYDU
Davacılar, ilk mirasçı için 2 milyon 848 bin euro, diğer mirasçılar için ise kişi başına yaklaşık 632 bin euro olmak üzere toplam 4 milyon 746 bin 792 euro tazminat talebinde bulunmuştu. Ayrıca 14 Mayıs 1940 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de istenmişti.
Temyiz başvurusunun reddedilmesiyle birlikte bu talepler de ikinci derece yargılamasında kabul görmedi.
GÖZLER AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NE ÇEVRİLEBİLİR
Kararın ardından davacıların dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyıp taşımayacağı henüz netlik kazanmadı.
Yunan basınında yer alan değerlendirmelerde ise kararın, Oniki Adalar'daki eski mülkiyet ihtilaflarına ilişkin Yunan yargısının benimsediği yaklaşımı bir kez daha teyit ettiği yorumları yapıldı.
Davacıların avukatlığını Anastasios E. Bakaloumas üstlendi.