BODRUM ÇEVRE PLATFORMU’NDAN ANTALYA İKLİM ZİRVESİ ÇAĞRISI: “İKLİM KRİZİ KADER DEĞİL, SİYASAL TERCİHLERİN SONUCUDUR”

Bodrum Çevre Platformu Avukatı Remzi Kazmaz, Antalya’da düzenlenecek Uluslararası İklim Zirvesi öncesinde iklim krizi ve zirvenin niteliğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kazmaz, Antalya’da iki farklı zirvenin yaşanacağına dikkat çekerek, iklim krizinin faturasını krize en az katkı sunan halkların ödediğini vurguladı.

BODRUM ÇEVRE PLATFORMU’NDAN ANTALYA İKLİM ZİRVESİ ÇAĞRISI: “İKLİM KRİZİ KADER DEĞİL, SİYASAL TERCİHLERİN SONUCUDUR”
BODRUM ÇEVRE PLATFORMU’NDAN ANTALYA İKLİM ZİRVESİ ÇAĞRISI: “İKLİM KRİZİ KADER DEĞİL, SİYASAL TERCİHLERİN SONUCUDUR”

Bodrum Çevre Platformu Avukatı Remzi Kazmaz, Antalya’da düzenlenecek Uluslararası İklim Zirvesi öncesinde iklim krizi ve zirvenin niteliğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kazmaz, Antalya’da iki farklı zirvenin yaşanacağına dikkat çekerek, iklim krizinin faturasını krize en az katkı sunan halkların ödediğini vurguladı.

Avukat Remzi Kazmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Antalya’da İki Ayrı Zirve Var”

“Antalya’da iki zirve yapılacak. Biri devletlerin ve şirketlerin masasında; diğeri iklim krizinin yükünü taşıyan halkların arasında. İklim krizi uzak bir gelecek değil: Yanan orman, kirlenen hava, kuruyan toprak, taşan dere ve geçim derdi demek. Bu yükü krize en az katkıda bulunanlar taşıyor.”

“‘Sürdürülebilirlik’ Sözü Gerçeği Örten Bir Vitrine Dönüşebilir”

Sadece panel ve bildirilerle iklim krizinin çözülemeyeceğini belirten Kazmaz, doğa yıkımının devam ettiğine işaret ederek şunları söyledi:

“Panel ve bildiriler yetmez. Doğa yıkımı sürerken ‘sürdürülebilirlik’ sözü gerçeği örten bir vitrine dönüşebilir. Asıl sorular şunlar: Kim karar veriyor, bedeli kim ödüyor, yaşam alanlarını kim savunuyor?”

“Sessizlik Yıkımın Önünü Açar”

Ekoloji mücadelesinin ortak ve örgütlü yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Kazmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sessizlik yıkımın önünü açar. Antalya’da halkların sesi yükselmeli; temiz hava, su, toprak ve yaşam hakkı için mücadele büyümeli. İklim krizi kader değil; siyasal tercihlerin sonucudur. Değiştirmek de ortak mücadelemize bağlıdır.”