DÜNYANIN EN ESKİ BATIKLARINDAN BİRİ KEKOVA’DA GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR. TAM 4700 YILLIK

Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında bulunan ve 4 bin 700 yıl öncesine uzandığı değerlendirilen batıkta su altı kazıları başladı. Denizden çıkarılan amforalar, Anadolu kıyılarının binlerce yıl öncesine dayanan ticaret ağlarını ve denizcilerin günlük yaşamını aydınlatıyor.

DÜNYANIN EN ESKİ BATIKLARINDAN BİRİ KEKOVA’DA GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR. TAM 4700 YILLIK
DÜNYANIN EN ESKİ BATIKLARINDAN BİRİ KEKOVA’DA GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR. TAM 4700 YILLIK

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında yürütülen su altı kazılarında, Erken Tunç Çağı’na tarihlenen önemli buluntular gün yüzüne çıkarılıyor. Yaklaşık 4 bin 400 ile 4 bin 700 yıllık olduğu belirlenen amforalar, Doğu Akdeniz’deki ticaret ilişkilerine ilişkin yeni bilgiler sunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kazılara ilişkin yaptığı açıklamada, Kekova’daki buluntuların Anadolu’nun denizcilik tarihine ışık tuttuğunu belirtti.

4 BİN 700 YILLIK TİCARETİN İZLERİ

Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, su altından çıkarılan amforaların Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişini ortaya koyduğunu ifade etti.

Zeytinyağı ya da şarap taşımak amacıyla kullanıldığı değerlendirilen kapların kil analizleri, bunların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır’daki Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri çevresinde, Troya’da ve Girit’te bulunması, dönemin ticaret ağlarının genişliğini gözler önüne seriyor.

Araştırmacılar, geminin Levant kıyılarındaki bir limandan hareket ederek Troya ya da Girit yönüne ilerlemiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

ÜZERİNDE 9 FARKLI İŞARET BULUNDU

Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan amforalardan biri, üzerindeki dokuz farklı işaret ve gövdesindeki iki delikle dikkat çekti. Uzmanlar, kabın peynir ya da tereyağı üretiminde kullanılan bir yayık amforası olabileceğini değerlendiriyor.

Bu ihtimal, dönemin denizcilerinin uzun yolculuklar sırasında gemide keçi taşımış, süt sağmış ve kendi süt ürünlerini üretmiş olabilecekleri düşüncesini gündeme getiriyor.

Buluntu, batığın yalnızca ticari yükler hakkında değil, binlerce yıl önce deniz yolculuklarının nasıl yapıldığı ve denizcilerin günlük yaşamlarını nasıl sürdürdükleri konusunda da önemli ipuçları taşıdığını gösteriyor.

SU ALTINDAKİ TARİH BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA AYDINLATILIYOR

Akdeniz Üniversitesi tarafından önceki yıllarda gerçekleştirilen su altı araştırmalarında tespit edilen batık kalıntılarından alınan amfora örnekleri, geminin Erken Tunç Çağı’na ait olabileceğini ortaya koydu.

2026 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı izinleriyle başlatılan kazılar, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda yürütülüyor.

Kekova’daki çalışmalarla yalnızca binlerce yıllık ticaret ilişkilerinin değil, Akdeniz’deki kültürel etkileşimin ve denizcilik geleneğinin de daha iyi anlaşılması hedefleniyor.

Bakan Ersoy, Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya ve su altındaki kültürel mirası koruyarak gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini belirterek kazı ekibine teşekkür etti.