AV. REMZİ KAZMAZ : CHP’NİN BU İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUM

CHP’DEN BUGÜN 48 İSİMLE BİRLİKTE İHRAÇ EDİLEN Avukat Remzi  Kazmaz yaptığı açıklamada “Kurultay iradesini savunmak CHP’yi savunmaktır. Bu ihraç kararını tanımıyorum” dedi.

AV. REMZİ KAZMAZ : CHP’NİN BU İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUM
AV. REMZİ KAZMAZ : CHP’NİN BU İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUM

Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulunun, 51 kişi hakkında başlatılan süreçte 48 kişi için kesin çıkarma kararı verdiği basına yansıdı. Ben de bu kararın kapsamındayım. Bu kararı tanımıyorum. Çünkü itirazım CHP’ye değil; hukuki dayanağını ve yetkisini tartışmalı bulduğum bir yönetim anlayışının oluşturduğu kurulların kararlarınadır. 

 

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ortaya çıkan delege iradesinin, butlan kararına dayanılarak ortadan kaldırılmasını kabul etmiyorum. Bu karardan hareketle kurulan yönetim ve organların, parti adına işlem yapma yetkisini de hukuken tartışmalı buluyorum. Bir mahkeme kararının varlığı, o kararın kapsamını aşan her işlemi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. Kurulların nasıl oluşturulduğu, kimlerden meydana geldiği, hangi yetkiyle karar aldığı ve bu yetkinin parti tüzüğü ile Siyasi Partiler Kanunu’ndaki dayanağı açıkça ortaya konulmalıdır.

 

Benim ve arkadaşlarımın itirazı tam da bu noktadadır. Butlan kararına dayanılarak seçilmiş organların yerine geçtiği ileri sürülen kurulların, yeni kurullar oluşturması, üyeler hakkında işlem yapması ve kesin çıkarma kararı vermesi; her aşamada ayrıca hukuki denetime tabi tutulmalıdır. Yetkisi tartışmalı bir kurulun verdiği kararın geçerli ve bağlayıcı olduğu varsayılamaz. Bu kararların hukuken yok hükmünde olduğu kanaatindeyim; bu itirazımı yargı mercileri önünde de ileri süreceğim.

 

Savunma için YDK’ye çağrıldım. Bu çağrıyı ve bana tanınan biçimsel imkânı gizlemiyorum. Ancak kurulun oluşumuna ve yetkisine ilişkin itirazım nedeniyle sözlü ya da yazılı savunma vermedim. Çünkü yetkili olmadığını düşündüğüm bir kurul önünde savunma yapmanın, o kurulun yetkisini kabul ettiğim şeklinde yorumlanmasına karşı çıktım. Bu tercihin hukuki sonuçlarını da biliyorum. İtirazım, savunma hakkının değersiz olduğu değil; öncelikle karar verecek kurulun hukuken yetkili olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğidir.

 

Parti Meclisinin sevk kararından YDK’nin ihraç kararına kadar, sürecin hangi organlar eliyle ve hangi yetki zincirine dayanılarak yürütüldüğü açıklanmalıdır. Hangi toplantıda karar alındı? Toplantı ve karar yeter sayısı sağlandı mı? Bu kurullar hangi usulle oluşturuldu? Kararlara dayanak gösterilen mahkeme hükmü, bu organlara CHP adına karar verme yetkisini açıkça veriyor mu? Bu soruların yanıtı verilmeden, 48 kişi hakkında alınan kararın hukuken tartışmasız olduğu söylenemez.

 

Bu karar, yalnızca benim ve arkadaşlarımın üyeliklerine ilişkin değildir. CHP’de kurultay iradesinin, seçilmiş organların ve parti içi demokrasinin nasıl korunacağına ilişkin temel bir meseledir. Eleştirim CHP’nin tarihine, kurumsal kimliğine ya da milyonların taşıdığı umuda yönelmiş değildir. Eleştirim, bu kurumsal mirası yetkisi tartışmalı kurullar eliyle yönetmeye ve farklı görüşleri ihraç kararlarıyla susturmaya yönelen anlayışadır.

 

Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında, halkın iradesiyle doğmuş bir partidir. Bu partinin pusulası kurultaylarıdır. CHP’ye sahip çıkmak, yalnızca parti adını savunmak değil; üyelerin iradesini, demokratik işleyişi ve hukuku savunmaktır. Bir partinin kurumsal kimliği, üyelerinin itiraz hakkını ortadan kaldırarak korunamaz.

 

Biz CHP’den vazgeçmedik. Partinin tarihsel birikimine ve halkın umuduna bağlılığımız sürüyor. İhraç kararı, siyasi ve hukuki mücadelemizi bitirmeyecek. Yargı yolu açıktır; kararın hukuka, parti tüzüğüne ve usule uygun olup olmadığını yargı önünde tartışacağız. Kararın tebliğinden sonra yasal başvuru sürelerini de titizlikle takip edeceğiz. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, kesin çıkarma kararlarına karşı parti içi itiraz yolları tüketildikten sonra asliye hukuk mahkemesine başvuru imkânı tanımaktadır.

 

Biz bu mücadeleyi kişisel makamlar için vermiyoruz. Mesele, CHP’nin hangi adla ve kimler tarafından yönetildiğinden ibaret değildir. Mesele, halkın iradesinin ve kurultayların belirleyici olduğu demokratik bir partiyi yaşatmaktır. Butlan kararının ve bu karara dayalı işlemlerin hukuki sonuçları yargı önünde tartışılmaya devam edecektir. Bu süreçte partiyi yeniden kurultay iradesiyle buluşturmak, farklı görüşleri aynı çatı altında konuşabilir hâle getirmek ve herkesi baba ocağında buluşturmak için mücadele edeceğiz.

 

Bizi korkutmak, yıldırmak ve mücadeleden çekilmeye zorlamak için alınan kararlar varsa, bu hesabın tutmayacağını açıkça söylüyorum. Hukuki itirazımızı da siyasi sözümüzü de sürdüreceğiz.

 

Mücadele edenler bazen kaybedebilir. Asıl kaybedenler, mücadeleyi bırakanlardır.

 

Av. Remzi Kazmaz