Bugun...



MUHARREM İNCE: “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU ERDOĞAN’IN KENDİSİDİR”

Muharrem İnce Fethiye'den konuştu “Türkiye’nin neresine gidersek gidelim geçim sıkıntısı konuşuluyor, hayat pahalılığı, enflasyon konuşuluyor. Başka bir konu duymadım ben milletten. Bunu Erdoğan çözemez. Sorunun kaynağı Erdoğan’ın kendisi zaten. Türkiye’nin en büyük sorunu Erdoğan’ın kendisidir. Enflasyon demek Erdoğan demek, hayat pahalılığı demek Erdoğan demek. O çözemez belli” dedi. İnce yarın Bodrum'da olacak.

facebook-paylas
Güncelleme: 01-08-2022 22:11:00 Tarih: 01-08-2022 22:05

MUHARREM İNCE: “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU ERDOĞAN’IN KENDİSİDİR”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, 29 Temmuz Cuma günü başlayan Memleket Buluşmaları Programı’na Konya, Karaman, Mut, Erdemli, Silifke, Aydıncık, Bozyazı, Anamur, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Side, Serik, Aksu, Kemer, Kumluca, Finike, Demre, Kaş ziyaretlerinin ardından Fethiye’de devam ediyor. Fethiye’de bir basın toplantısı düzenleyen İnce, hem gündemi değerlendirdi hem de iktidar ve muhalefete yüklendi. İnce’nin gazetecilerin adaylık sorularına cevabı “Beni aday yapın, koltuklarda da oturun hiçbir şey olmaz. Rahat edersiniz. Riskli iş bu. Aday olup kaybedersen koltuk da gider. Beni aday yapın koltuklarınızda da 124 yaşınıza kadar yaşayın. Kaç yaşınıza kadar yaşıyorsanız” oldu.

 

İnce, açıklamalarına şu şekilde başladı

 

YARGINIZI DÜZELTMEDEN TURİZMİNİZ DÜZELMEZ

Bugün Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden birindeyiz. Herkes şunu bilmeli ki, yataklarınız temiz olursa, kumsalınız güzel olursa, sunduğunuz hizmet kaliteli olursa, ulaşım kolay olursa tabii ki turizm bundan yararlanır, güçlenir. Ama başlangıç noktası bu değildir. İlk düğme odaların temizliği değildir. İlk düğme kumsalın taneleri değildir. Turizmde ilk düğme mahkemelerdir, mahkemeler. Hukuktur, yargıdır. Yargınızı düzeltmeden turizminiz düzelmez. Eğer bir tane demir kule, Eyfel Kulesi, hemen hemen bütün Türkiye’ye gelen turist kadar turist çekiyorsa bu güzelim kumsallara, bu güzelim koylara, bu güzelim dağlara, yaylalara yazık ediyoruz demektir. Eğer koca Türkiye, bir demir yığınıyla baş edemiyorsa, mücadele edemiyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir. Yargımızı düzeltmeden adil, hızlı, etkin, bağımsız bir yargı haline getirmeden turizm düzelmez. Beş yıldızlı turizm istiyorsak, beş yıldızlı demokrasi, beş yıldızlı mahkeme lazım önce.

 

 

KENDİ ÇIKARDIĞIN KANUNA UYMUYORSUN SEN NE KONUŞUYORSUN DAHA

Muğla sadece bir turizm cenneti değil. Aynı zamanda tarım da nitelikli ölçüde yapılıyor bu ilde. Geçen gün Tarım Bakanı diyor ki “Ya bu tarım tarım diyenler şunu da bilmelidir ki, tarım kanununu biz çıkardık” diyor. Bakan’da şunu bilmeli ki. Doğru 2006’da bir tarım kanunu çıkardınız. Milli gelirin yüzde 1’i tarımı desteklemeye ayrılır dediniz. Teşekkür ederiz, sizin sayenizde çıktı bu kanun. Teşekkür ettik ama sitemde ederiz. Peki 2006’dan bu yana, bu kanuna bir kez olsun uydunuz mu? Yani milli gelirin yüzde 1’ini tarıma ayırdınız mı? Kendi çıkardığın kanuna uymuyorsun sen. Ne konuşuyorsun daha. Yüzde yarım veriyorsun.

 

BU GİDİŞLE EKMEK 10 LİRA OLACAK

Her gün bir ilde ekmeğe zam ile uyanıyoruz. Sabah telefonu aldığımda bakalım bugün hangi ilde ekmeğe zam geldi… Ekmek 4 lira. Daha önce söylemiştim biliyorsunuz, bu gidişle ekmek 10 lira olacak diye. Benimkiler bir kehanet değil. Geçmişte de dolar 10 lira olacak dediğimde bana güldüler. Hatta MİT, Muharrem İnce’yi sorgulasın, nereden biliyor dediler. Ben müneccim falan değilim, özel olarak bildiğim bir şey yok. Sadece göstergelere bakıyorum, yapılanlara bakıyorum ve olabilecekleri tahmin ediyorum. Her gün ekmeğe zam var neden biliyor musunuz? Buğdayın ana vatanı olan Türkiye’de, Ukrayna’dan gelecek olan gemileri bekliyoruz biz.

 

İSTEDİKLERİ KANALDA UCUZ EKMEK FORMÜLÜNÜ KONUŞMAK İSTİYORUM

İddiamın arkasındayım, tekrar söylüyorum bu millete en ucuz ekmeği ben yediririm. Bu siyasetçilerin içinde ister genel başkan olsun, ister cumhurbaşkanı adayı olsun… Ekmek ya ekmek. Ekmek alamayacak insanlarımız var bu ülkede. Önce ekmekten başlayalım. Bütün cumhurbaşkanı olmak isteyenlere sesleniyorum bu millete en ucuz ekmeği ben yediririm diyorum. Nasıl en ucuza yedireceğimi tartışmak istiyorum. Kendine güvenen, bilgisine güvenen, tarım konusunda yapacaklarına güvenen kim varsa istedikleri kanalda, istedikleri zaman bu ucuz ekmek formülünü konuşmak istiyorum.

 

SAĞLIKTA ŞİDDET TOPLANTISI

CHP, sağlıkta şiddet konusunu görüşmek üzere TBMM’yi toplantıya çağırdı. Çok doğru bir iş yaptılar. Kutluyorum CHP yöneticilerini. Bizim de milletvekillerimiz gezideydi bizimle birlikte. Geri döndüler, mecliste yapılacak olan toplantıya gidecekler. 201 milletvekili bulunursa açılacak, bulunmazsa açılmayacak. Ama yapılan iş doğrudur. AKP’nin, MHP’nin ve HDP’nin katılmamalarını da yadırgadım ve doğru bulmuyorum.

 

YÜREĞİ OLAN MİLLETVEKİLLERİ ÖNERGEYİ İMZALASIN VE MECLİSİ TOPLAYALIM

Ayrıca bizim milletvekillerimiz bugün bir önergeyi imzaya açacaklar. Nisandan bu yana 55 şehidimiz var. Her gün şehit haberleriyle uyanıyoruz. Bu konuyu görüşmek içinde TBMM’yi toplantıya çağıracaklar, öneriyi imzaya açacaklar. Bizim yeterli sayımız yok, 200 milletvekilimiz yok. Yüreği olan, vicdanı olan hangi milletvekili varsa buyursun gelsin önergeyi imzalasın ve meclisi toplayalım.

 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU ERDOĞAN’IN KENDİSİDİR

Türkiye’nin neresine gidersek gidelim geçim sıkıntısı konuşuluyor, hayat pahalılığı, enflasyon konuşuluyor. Başka bir konu duymadım ben milletten. Sadece bu konu konuşuluyor. Bunu Erdoğan çözemez. Sorunun kaynağı Erdoğan’ın kendisi zaten. Türkiye’nin en büyük sorunu Erdoğan’ın kendisidir. Enflasyon demek Erdoğan demek, hayat pahalılığı demek Erdoğan demek. O çözemez belli.

 

ERDOĞAN’IN ESKİ BAKANLARINDAN MEDET UMANLAR SORUNU ÇÖZEMEZ

Erdoğan’ın eski bakanlarından medet umanlar da çözemez. 6’lı masa bir araya gelecek. Ali Babacan ekonominin direksiyonuna geçecek, Türkiye uçacak öyle mi? Hay benim eski arkadaşlarımın aklına şaşayım. Aklına şaşıyorum bunların. Ya 13 sene Babacan yönetmedi mi ekonomiyi, o özelleştirmeler yaparken neredeydi, orada değil miydi? Devlet Planlama Teşkilatı kapatılırken imzası yok mu?

 

ESKİ PARTİM SURİYELİLERİ GÖNDERECEKMİŞ (!)

Suriyelileri gönderecekmiş benim eski partim. Suriyelileri göndereceklermiş, teşekkür ederiz. Herhalde sorumlu bakanı da Davutoğlu’nu yaparsınız. Onu yapın ki getiren iyi biliyor demek. Yani bu şu demek tilki tavuktan çok anlar, tilkiyi kümese bekçi yapıyorlar. Dalga geçer gibi.

 

YENİ BİR YOL LAZIM TÜRKİYE’YE

Bu Cumhur İttifakı’ndan da bu Millet İttifakı’ndan da hayır gelmez Türkiye’ye. Yeni bir yol lazım Türkiye’ye, yeni bir seçenek. Bize laflar söyleyecekler. Söylesinler önemli değil, hiç problem değil. Biz inandığımızı yapıyoruz. Doğru bir yoldayız. Karış karış Türkiye’yi gezip millete doğruları anlatacağız. Vicdanımız rahat olsun. Karıncaya sormuşlar, nereye gidiyorsun? Hacca demiş. Bu gidişle mi, bu yürüyüşle mi diye sormuşlar. Yolunda ölürüm ya demiş. İkinci cümlesi de şu olmuş. Tarafımız belli olsun. Bizim tarafımız belli.

 

DEMEK Kİ HERKESİN ALTINDA BİR OTOMOBİL YOK

Sayın Erdoğan’ı hayretler içerinde dinliyorum. Ya herkesin altında bir araba var diyor. Ya bir kere yalan söylüyorsun. Ben sana TÜİK’in rakamlarından söyleyeyim. 25 milyon 810 bin kayıtlı araç var Türkiye’de. Bunların 14 milyonu otomobil. Türkiye’de ki otomobil sayısı 14 milyon. Türkiye’nin nüfusu 90 milyon. Suriyelilerle beraber 90 milyon. Bu 14 milyon otomobilin içinde iki tane, üç tane olanlarda var. Onun 4 milyonunu da düşün. 10 milyon olur. Demek ki herkesin altında bir otomobil yok. Peki otomobili olanlar için söylüyorum. Depoyu nasıl dolduracağız? Servet oldu servet. Memleket Hareketi’nde yollara çıktığımızda 2000 liraya depoyu dolduruyorduk. Şimdi 14-15 bin lira oldu. İdareli git diyorum.

 

O PATRONU DA O GENEL MÜDÜRÜ DE İŞTEN ATMAK LAZIM

Merkez Bankası, Ocak ayında enflasyon tahminini açıkladı. Dedi ki “23,2 olacak.” Nisan ayında dedi ki “60,4 olacak.” Sürekli hedef yükseltiyorlar. Şimdi size söyleyeyim. Sizin bir şirketiniz olsa, şirketinizde bir genel müdürünüz olsa ona teslim ettiniz, yönetiyor. Ocak’ta 23,2 olacak, Nisan’da 60,4, Temmuz’da 79. Hiçbir hedefi tutmasa o genel müdürü işten atar mısınız, atmaz mısınız? Atarsınız. Hiçbir hedefi tutmuyor. O genel müdürü de o patronu da işten atmak lazım. Demokrasilerde işten atmanın yolu nedir? Sandıkta gereğini yapmaktır. İnşallah hep birlikte sandıkta gereğini yapacağız.

 

2002’DE DEVLET VARDI ŞİMDİ DEVLET ORTADA YOK

Neden Erdoğan ile olmaz? Erdoğan 2002’de Türkiye’yi devraldığında enflasyon 29’du. Uçtuk dediği Türkiye’de, şu anda TÜİK’in rakamı 79. 29’a inanıyorum çünkü o zaman devlet vardı. Bugün 79’a inanmıyorum. Çünkü devlet yok ortada, TÜİK yok ortada. Ama ona rağmen 79. Dış borcumuz 125 milyar dolardı. 450 milyar dolar oldu. Dolar 1,6 liraydı, 18 lira oldu. Mazot 2002’de 1 liraydı. Bugün 25 lira oldu. Ayrıca Suriyeli sorunumuz yoktu, Afgan sorunumuz yoktu, kurumlar çökmemişti, devletin gelenekleri vardı. Bugün bambaşka bir Türkiye var. Peki buradan nasıl çıkacağız?

 

MİLLETE ÇAĞRIMIZDIR

Milletimize çağrımızdır. Biz Memleket Partisi olarak Türkiye’nin en ilkeli, en dik duruşlu, en omurgalı partisiyiz. Çok netiz biz net. Gizli kapaklı işlerimiz yok. Muğla’da aynı sözü söylüyorum, Diyarbakır’da da aynı sözü söylüyorum, Trabzon’da da aynı sözü söylüyorum. İzmir’de Atatürkçü, Trabzon’da şehit babası, Diyarbakır’da Kürtçü…  Böyle kıvırmak yok. Bakış açımız net bizim.

 

EL ALAME NE DER TARZINDA SİYASET YAPMAYACAĞIZ

Bir, Atatürk vazgeçilmezimizdir. Ama, fakat yok. Kiminle oturacaksak, kiminle iş birliği yapacaksak madde bir “Atatürk vazgeçilmezimizdir.” İki, Cumhuriyet’in laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliğini, başkentini, resmi dilini, bayrağını, marşını tartışmayız, tartıştırmayız. Ali Babacan çıkıyor. Anayasanın ilk dört maddesini tartışmaya açacağız diyor. Onunla oturuyorlar. Yarın yönetecekler, nasıl yönetecekler. Biz yokuz kardeşim. Atatürk’ü tartışıyorsan yokuz. Anayasanın ilk dört maddesini tartışıyorsan yokuz. İstersek bir oy alalım, yokuz biz. Cemevlerini ibadethane olarak tanıyoruz, tanıyacağız. İktidar olduğumuzda bunu yapacağız. Türkiye’nin çıkarları söz konusu olduğunda gereksiz muhalefet yapmayacağız. Mavi Vatan konusunda iktidara destek vereceğiz. Azerbaycan’a silah yardımında iktidara destek vereceğiz. Bizim bu konularda duruşumuz net. Ortaklarımız ne der, karşı çıkar mı, el alem ne der tarzında bir siyaset yapmayacağız.

 

EĞİTİMİ TARİKATLARA BIRAKMAYACAĞIZ

Mesela eğitimi tarikatlara bırakmayacağız. Asla! Aman benim ortaklardan birisinin tarikatlarla cemaatlerle arası iyi şimdi onu küstürürüm.  Yok böyle siyaset. Net! Beğenmeyen kızına almasın bizi. Netiz biz. Eğitimi tarikatlara teslim etmeyeceğiz. Tarikat yurtlarında bir evladımız canına kıydığında “Etik sebeplerden dolayı paylaşım yapmayacağım” demeyeceğiz.  Üstüne gideceğiz konunun. Çocuklara yurtlarda tecavüz olmuşsa, sarkıntılık yapılmışsa. Hiç kıvırmadan, ezmeden, bükmeden üstüne gideceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni, meclisin onaylamayı uygun bulduğu bir uluslararası sözleşmeden cumhurbaşkanı kararıyla çıkaramazsınız diye yüksek sesle konuşacağız. Meclisin yetkisini gasp edemezsiniz. Göreve geldiğimizde çıkma kararını yok hükmünde sayacağız ve İstanbul Sözleşmesi’ne katılacağız. Ortaklarımız ne derse desin. Buna uymuyorsa ortak olmayacağız.

 

GİZLİ İTTİFAKLAR KURMAYACAĞIZ

Üniversitelerin haline bir bakın mezuniyet törenlerinden korkuyorlar, Hipokrat yemininden korkuyorlar, biz göreve geldiğimizde üniversite hocaları rektörlerini kendisi seçecek. Ben Cumhurbaşkanı olarak rektör atamayacağım. Onlar seçecekler ben onaylayacağım hocaların seçtiklerini. Ülkemizdeki sığınmacıları memleketlerine geri göndereceğiz. Net. Hiçbir siyasi partiyle gizli kapaklı görüşmeyeceğiz. Bütün görüşmelerimiz milletin gözünün önünde olacak. Gizli ittifaklar kurmayacağız.

 

OMURGASI DİK DURUŞU OLAN BİR PARTİYİZ

Aman yanlış anlarlar, aman bu konuyu eleştirirsem şimdi ne olur? Hiç öyle bir derdimiz yok. Sigara, içki kötü şeydir. Kötüdür. Ama 20 tanelik pakette 17’si vergiyse “bu ne ya” diyeceğiz. Alkolün 4’de 3’ü vergiyse, böyle bir şey olamaz. Ya bunu söylersem şimdi, sen alkole indirim mi istiyorsun derler. İndirim istemiyorum kardeşim. Adaletsiz bir durum var. Bir ürünün vergisi fiyatını geçemez. Ürün 1 liraysa vergisi maksimum 1 lira olur. Ürün 1 lira sen 3 lira vergi koymuşsun. Alkole de yapamazsın peynire, zeyntine de yapamazsın, benzine de yapamazsın. Onun için Türkiye’de omurgası olan dik duruşu olan bir siyasi partiyiz biz. İnşallah önümüzdeki seçimlerde ve ülkenin geleceğinde milletin gönlünde yer alan bir parti olacağız diyorum.

 

Gazetecilerin “Şartlar oluşturulursa cumhurbaşkanı adayları olurum” demiştiniz. O şartlar nelerdir sorusu üzerine İnce

 

 

O ZAMANLAR SAYIN AKŞENER’E BÖLÜCÜ DİYEN ÇIKMADI

O şartlar çok net! Bakın ben bir iddiada bulunuyorum. Ben bu Erdoğan’ı yenerim. 4 sene önce yarıştığımızda şartlar böyle değildi. Onun için dolar 4 lira olunca cesaret edemeyenler, dolar 18 lira olunca cesaret etmeye başladılar. Yüzde 31 oy aldım. Bir ittifakın adayı değildim. Tek başına bir partinin adayıydım. Sayın Akşener 7,5 aldı ben 31 aldım. Bugün 31’i 51’e taşımak daha kolay. O zaman benim eski partim 15 milletvekili verdi İYİ Parti’ye, onların seçime girmesini sağladı. Ama Sayın Akşener aday oldu. “Ya CHP benim seçime girmemi sağladı. Biz şimdi CHP’nin adayını desteleyelim” demedi. CHP’nin de yöneticileri bunu istemedi zaten, belki kazanırım diye. Onların da böyle bir talebi olmadı. Doğrusu beni desteklemesiydi. O zamanlar Sayın Akşener’e bölücü diyen çıkmadı hiç. Şimdi bana diyorlar ki oyları bölme. Hadi işinize bakın siz. İşinize bakın.

 

BAŞKANLIK SİSTEMİNDE OY BÖLÜNMESİ OLMAZ

Birincisi başkanlık sisteminde oy bölmesi olmaz. O parlamenter sistemdeydi. Futbol değil, basketbol oynuyoruz şimdi. Kurallar değişti. Erdoğan ilk turda yüzde 50 artı 1 alırsa ne olur? Eee geçmiş olsun. İster 1 aday olsun ister 20 tane aday olsun. Eeee birinci turda alamıyorsa 50 artı 1’i muhalefet birleşir ikinci turda alırlar 15 gün sonra. Bu seçim iki turlu bir seçim.

 

BENİM ŞARTLARIM VAR

Seni aday yapar mı 6’lı ittifak. Yapmaz. Peki yapmak isterlerse, “benim şartlarım var” derim. Bir, sandıklara sahip çıkacaksınız. Geçmişte 12 bin sandığı boş bırakıp, 4 milyon oyu sokağa atıp beni yendirdiniz. Sandıkları ben mi kontrol edeceğim? Seçim gecesi neredeydin diyen sivri akıllılara sesleniyorum. Sandıkları parti korur. Genel başkanı, il, ilçe başkanları, örgüt korur. Ben tek başıma bir adamım. Ben 51 günde 107 miting yapmışım, her tarafım kortizonlu iğneden delik deşik olmuş. Rekor kırmışım Cumhuriyet tarihinde. Sandıkları koruyamayacaksın. 12 bin sandığa gözlemci koyamayacaksın. Saat 21.30’da sistemin çökecek bana bilgi veremeyeceksin. Seçim gecesi neredeydin? Bilmiyor musun nerede olduğumu? CHP’nin milletvekilleri, yöneticileriyle birlikteydik. Açıkladı hepsi.

 

SANDIKLARI KORUYACAKSINIZ

Şartlarım, bir sandıkları koruyacaksınız. Geçen sefer ki gibi satmayacaksınız beni. İki, sokaklara kendi afişlerinizi asmayacaksınız. Adayın afişini asacaksınız. Benim afişimi asmayıp, genel başkanın afişini asıyorlardı. Genel başkana değil, adaya oy verecekler. Üç, hazine para verecek şimdi trilyonlarca lira, o paraları seçimde harcayacaksınız. O paraları seçimde harcamayıp sonra kurultay kazanmak için harcamayacaksınız. Cumhurbaşkanı adayınızı yıpratmak için uğraşmayacaksınız. Sandığa gidince de oy vereceksiniz. Tüm bunları yaparlarsa aday olurum. Bu şartlarımızı sağlamazlarsa 100 bin imzayla milletin karşısına çıkarız.

 

Bir gazetecinin, “Millet İttifakı’nın adayı olarak en çok konuşulan isimler Sayın Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yavaş, sizce onlar gösterildiği takdirde şansları ne olur?” sorusu üzerine İnce,

 

 

HERKESE BU KADAR ŞANS VERİYORSUNUZ BU FUKARAYA BİR SEFERDE ÇEKİL DİYORSUNUZ

Bilemiyorum. Başarılar dilerim. Sayın Mansur yavaş MHP’den büyükşehir adayı oldu. Kaybetti. Seçimdir bu kaybetmek de var. Sonra CHP’den bir daha oldu. Kaybetti. Hatta o ara CHP’den de istifa etti. Sonra tekrar üye oldu. Üçüncü seçiminde iyi de bir oyla kazandı. 3 kere şans verdiler. Sayın Kılıçdaroğlu’na 15 kere şans verdiler. Herkese 3 kere, 5 kere, 15 kere şans veriyorlar. Bu gariban Muharrem İnce’ye geldi mi, bir kerede çekil kenara diyorlar. Ben böyle kamyon şoförü fakir fukara bir köylü çocuğu olduğum için herhalde bu İstanbul’un entel dantel takımı da benden hoşlanmıyor. Süleyman Demirel’den de hoşlanmadı bunlar yıllarca. Sonra da büyük cumhurbaşkanı diye övgüler düzdüler. Herkese bu kadar şans veriyorsunuz da niye bu fukaraya gelince birinci seferde çekil diyorlar. Anlamış değilim.

 

Gazetecilerin, “Yüksek Seçim Kurulu bir partinin Sayın Erdoğan’ın seçime katılıp katılmayacağına dair, Anayasa’ya uygun olup olmadığı yönünde bir başvurusu oldu. Yüksek Seçim Kurulu da bu konu bizimle ilgili değil diye bir cevap verdi. Bir erken seçim bekliyor musunuz?” sorusu üzerine İnce, 

 

SEÇİM KAPIDA

Erkeni, geçi kalmadı artık. Bu erken seçim tartışmalarını bir kenara bırakmak lazım. 24 Haziran 2023’de seçim olduğuna göre demek ki erkeni geçi hepsi 10 ay var. 10 aydan öteye gidemeyeceği için Türkiye de bir muz cumhuriyeti olmadığına göre… Türkiye’de 20 genel seçim yaşanmış son 75 yılda. Bunun 10’unda iktidar değişmiş. Erken geç tartışmalarına gerek kalmadı. Seçim kapıda.

 

Gazetecilerin, “Geçen hafta 6’lı masa aday bulamıyorsa ben aday çıkarım dediniz. Partinin ilk kuruluş aşamasından bugüne kadar belirli kriterleriniz var. Birinci kriteriniz Atatürk’le sorunu olmamak. Peki 6’lı masa sizi aday gösterirse, Kılıçdaroğlu da her şeyi bir kenarda bırakıp size bu teklifle gelirse 6’lı masada Atatürk’le bizzat sorunları olanları biliyoruz.  Buna tepkiniz ne olur?” sorusu üzerine İnce,

 

SURİYELİLERİ AFGANLARI GÖNDERECEĞİZ

En güzel şey sözleşmedir. Bir sözleşme metni yaparız. Maddeleri yazarız. Altını imzalar, milletle de bunu paylaşırsın. Geçmişte böyle bir metin yazdılar, Atatürk’ten bahsetmediler biliyorsunuz. Şartlarımız bunlar PEKEKE dersen anlaşamam seninle. PKK bir terör örgütüdür. Nokta. IŞID, FETÖ bir terör örgütüdür. Nokta. Suriyelileri, Afganları göndereceğiz. Net. Daha net olabilir mi? Biz netiz yazılı hale getiririz. Kim kabul ediyorsa.

 

Gazetecilerin “Muğla’nın dört bir yanında ekoloji mücadeleleri yürütülüyor. Muharrem İnce bu mücadeleler hakkında ne düşünüyor? Olası Memleket Partisi iktdarında tutumu ne olur?” sorusu üzerine İnce,

 

MUĞLA KÖYLERİNDE PROGRAMIM DEVAM EDECEK

Bizim ilkelerimizden birisi çevre ve çevre katliama karşı çıkmak, direnmek. Bizim ilkelerimizden birisi bu. Çevre olaylarını yakından takip ediyoruz. Geçen sene ne kadar yangın olmuşsa bütün orman bölgelerini, sel bölgelerini gezdim. Marmaris’te, Milas’ta… Hatta yarın programım bitecek burada arkadaşlarım da bilmiyorlar. Geçen sene yanan köylere gitmek istiyorum. Bir köyde yaşlı bir amca emekli maaşım da yok 80 yaşındayım zeytinlerim de yandı başka bir şeyim kalmadı dedi. Bir yılda ne oldu gidip bakacağız. Muğla’nın köylerinde programım devam edecek.

 

Gazetecilerin, “İki ittifaka karşısınız. Millet ittifakı’na şartlar oluşursa aday olurum diyorsunuz. Peki bunlar oluşmazsa üçüncü bir ittifakla çalışmanız var mı?” sorusu üzerine İnce,

 

BENİ ADAY YAPIN KOLTUKLARDA DA RAHAT EDERSİNİZ

İttifakların seçimden 2-3 sene önce yapılmasına karşıyım. O zaman partiyi neden kurdunuz?  Bir siyasi parti tek başına iktidar olmak için kurulur. Biz Memleket Partisi’ni neden kurduk? Yandan dayanak olmak gibi bir derdimiz yok. Biz 50 artı 1’i almak için tek başına iktidar olmak için kurduk. Hedefimiz bu. Bugün için “ya yapamazsınız” diye bilirsiniz. Ama siyaset iddia işidir. Ecevit de DSP’yi kurduğunda dalga geçmişlerdi, Ecevit’le. Cızırtılı bir ses aracı vardı. Rahşan Hanım’la birlikte Anadolu’yu dolaşırlardı. Sandalye üstünde konuşma yapardı. Ama sonunda Ecevit başbakan oldu. Erbakan da öyleydi. Ama oldu sonra. Siyaset böyle yapılır. İddiayla yapılır. Onun için diyorum. 6’lı masadan birisi çıkıp da ben yenerim Erdoğan’ı, ben adayım, buradayım diyemiyor. Böyle siyaset olur mu? Ben, ben yenerim buradayım diyorum. Onlara bir teklifim daha var benim. Şimdi cumhurbaşkanı adayı olacaksınız. Kaybedersiniz koltuk da gider, genel başkanlık da gider. Beni aday yapın, koltuklarda da oturun hiçbir şey olmaz. Rahat edersiniz. Riskli iş bu. Aday olup kaybedersen koltuk da gider. Beni aday yapın koltuklarınızda da 124 yaşınıza kadar yaşayın. Kaç yaşınıza kadar yaşıyorsanız” dedi.

 

Muharrem İnce yarın saat 18.30’da Bodrum’da ilçe teşkilatı binasının açılışına katılacak




Editör: Yaşar Anter

Bu haber 268 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI