Bugun...


Dr. Aybala Akıl

facebook-paylas
Salgın döneminde hamilelerin yaşadığı stresler neler, hamileliği geçirmek için sahil kentlerine akın edenler güvende mi?
Tarih: 02-06-2021 11:04:00 Güncelleme: 02-06-2021 11:04:00


Bodrum'da yaşayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aybala Akıl  salgın döneminde hamile kalan annelerin yoğun stres altında kaldığını söyledi. Dikkat edilmesi gereken konuları anlattı.

Akıl “Onlarca kadın  salgın döneminde haklı olarak  hamile kalmaktan korktu çekindi.Birçok kadın hamile kalmayı erteledi. Yoğun stresli günler geçirdiler. Salgindan korunmak için yüzlerce anne adayı sahil kasabalarına akın etti.  Oysaki salgın döneminde tüm kurallara uyulduğunda bir sıkıntı yaşanmadığını gördük. Bu dönemde hamile kalan ve eşleri dışarıda çalışan anneler doğumdan 5 ay önce yatak odalarını ayırmaya başladılar” diyerek normalleşmenin başlaması ile birlikte ciddi uyarılarda bulundu. Aybala Akıl yaz sezonunu hamile olarak geçirecek veya bu dönemde hamile kalacak olan annelerin  dikkat etmesi gereken konuları anterhaber.com okurları için anlattı.

 

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan ve kendisine ait özel bir klinikte hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Aybala Akıl yaklaşık 1,5 yıldır süren salgın döneminin başlangıcında hamile kalmak isteyen veya hamile kalan annelerin başlangıçta çok büyük tedirginlikler yaşadığını ve yoğun stresli dönemler geçirdiğini  söyledi. Yüzlerce kadının salgın nedeni ile hamile kalmayı erteledeğini belirten Akıl “Bu salgın devam ettiği sürece hamile kalmaktan korkan ve çekinen anneler olacaktır. Ancak yaşadıklarımız salgın kurallarına uyulması şartı ile annelerin bu dönemi rahatlıkla atlatabileceği yönünde oldu” diye konuştu.

 

SALGIN DÖNEMİNDE HAMİLE ANNELER SAHİL KASABALARINA AKIN ETTİ

 

Salgın döneminin başında hamile kalan annelerin içerisinde olanağı olanların  büyük şehirlerden Bodrum ve benzeri kıyı kentlerdeki ikinci konutlarına veya kırsal kesimdeki akınlarının yanına akın ettiğini belirterek Aybala Akıl “Covid 19 pandemisinin tüm dünyada hayatımızı etkilediği bugünlerde, büyük şehirlerden yoğun bir nüfus, sahil kasabalarına göç etti. Özellikle sahil kasabalarında yazlık evi olan ve işe gitmek zorunda olmayan, örneğin evden çalışanlar, deniz kıyısındaki kasabalarda bu güzel bahar günlerini geçiriyorlar. Gebeler için de kapanma süreci bir fırsat oldu. Olanağı olan bir çok gebe, pandemi nedeniyle eve kapanma sürecinde büyük şehirlerde yaşadıkları apartman dairelerini bırakarak sahil bölgelerindeki bahçeli evlerine veya sessiz sakin kırsal kesimdeki memleketlerine  yerleştiler. Gerçekte çok doğru bir karar bu. Günlük hayatın stres dolu koşuşturmacasından uzak bir sahil kasabasında veya bir Anadolu kasabasında  gebelik geçirmek ve böyle sakin ve huzurlu bir ortamda doğum yapmak büyük avantajlara sahip. Çünkü stresin, insan yaşantısındaki olumsuz etkileri biliniyor, ama bazen göz ardı edilmekle birlikte, hamilelik sürecinde de stres hem bedensel hem de zihinsel olumsuz etkilere sahip. Üstelik, stres durumunda vücutta büyük oranda salgılanan, ‘stres hormonu’ olarak da bilinen kortizolün plasenta yoluyla bebeğe de geçtiği kanıtlanmış bir bilgi. Dolayısıyla anne adayının yaşadığı stresli hayat, doğrudan doğruya karnındaki bebeğini de etkiliyor” diye konuştu.

 

 

SALGININ YARATTIĞI STRESTEN KURTULMAK İÇİN SAKİN ORTAM VE EGZERSİZ ŞART

 

Akıl açıklamasında  Covid pandemisinin gebeler üzerindeki etkisini araştıran bir bilimsel çalışmanın hala devam ettiğini belirterek “Ön sonuçları açıklanan bu çalışmada, pandeminin yarattığı stresin azaltılabileceği, daha çalışma bitmeden kanıtlandı. Burada belirtilen faktörler arasında, yoğun bir sosyal destek ve online olarak faydalanılabilecek destek çalışmaları var. Gevşeme ve meditasyon teknikleri, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve egzersizin büyük oranda yardımcı faktörler olduğu açıklandı. İşte hamileliğini küçük bir sahil kasabasında geçirmeye karar veren anne adaylarının avantajları burda başlıyor. Stresten uzak durmak için atılacak her adım, hamileliği ve doğacak bebeği olumlu yönde etkileyecek bir adım olacaktır.  Fiziksel sağlık ve zihinsel sağlığın yakın ilişki içinde olduğunu biliyoruz. Bu ikisini bir arada sağlamanın ve korumanın mümkün olduğu bir ortamda geçirilen hamilelik ve doğum hem anneyi hem de bebeği olumlu etkiliyor. Sadece stresten uzak bir ortam olarak bakmak da eksik bir tanımlama olur. Doga içinde ya da deniz kıyısında huzurlu bir kasabada, anne adayının hem bedensel hem zihinsel sağlığı için şartlar çok daha uygun oluyor.Gebeliğin kendisi, doğal olarak endişe ve huzursuzluk duygularıyla birlikte geliyor. Bu nedenle, bu olumsuz duygularla bas edebilmek ancak olumlu bir çevrede mümkün olabilir. Apartman kalabalıklarının ortasında, beton bloklar arasında, trafik karmaşasında geçen bir süreçtense, doğanın içinde mümkünse bahçeli bir evde, huzurlu bir yalnızlığa olanak veren sakin bir çevrede, ağaçlar çiçekler arasında, deniz kıyısında geçen bir hamilelik her açıdan daha olumlu bir duygusal ortam yaratır. Bu da ister istemez anne adayının rahatlamasını sağlar. Koşuşturmadan uzak bir kasaba hayatı, sağlıklı bir doğal doğuma atılmış ilk adım olacaktır” ifadelerini  kullandı.

 

KALABALIKLARDAN UZAKTA DURSUNLAR

 

Op.Dr. Aybala Akıl salgın döneminin başında  birçok anne adayının hamile kalmakta tereddüt ettiğini, halen birçok kadında bu tedirginlik ve gerginliğin devam ettiğini ancak salgın süresinin uzaması ile birlikte bu kararın ertelendiğini belirterek “Anneler salgın döneminin başında bebeğime birşey olurmu endişesi ile hamile kalma süreçlerini ertelediler.  Bazıları hala hamile kalmaktan çekiniyor. Ancak salgının ortalarından sonra yine hamile kalan anneler bu kez gerekli önlemleri ve salgın ile mücadele yöntemlerini öğrenmek için yoğun çaba sarf ettiler. Covid 19 hamile annenin çocuğuna geçmiyor ancak hamile olan anne adayına covid 19 ‘da uygulanan ilaç tedavisini uygulayamıyoruz, bu nedenle anne adayları bu dönemde çok dikkatli olmalı” dedi.

 

 

TATİL YÖRELERİNE KAÇAN HAMİLELER İÇİN KABUSU YAŞAYABİLİR

 

Akıl “Normalleşme süreci ile birlikte  Bodrum başta olmak üzere tatil kentlerine yüz binlerce insanın akın ettiğini belirterek “Hamileler bu dönemde çok dikkatli olmalılar. Korunmak için kaçtıkları sahil kentleri kabusu olabilir.  Maske ve mesafeyi kesinlikle uygulasınlar ve kesinlikle kalabalık sahillerde , plajlarda , AVM’lerde  bulunmayacakları gibi tanımadıkları insanlardan kaçınsınlar. Bu süreçte Covid 19 aşısı için anne adayları kesinlikle zorunlu tutulmuyor. İsteyen aşıyı olabilir isteyen olmayabilir” dedi.

 

SAĞLIK İÇİN EŞİMLE 5 AYDIR AYRI ODALARDA KALIYORUZ

 

Izmir’den Bodrum’a yerleşen ve sekiz aylık hamile olan Beden Eğitimi Öğretmeni Aytül Dönmez “Salgın döneminin başlangıcında eşim ile konuştuk ve  hamile kalmakta tereddüt ettik. Sonra salgının ne kadar süreceğini bilemediğimiz için hamile kaldım. Ancak eşim turizm sektöründe çalıştığı için hamile kaldığım günden itibaren çok dikkatli davrandık, yaklaşık 5 aydır odalarımızı ayırdık, ve mümkün olduğu kadar teması azalttık. Salgın döneminde edindiğim korunma bilgileri ile birlikte bu süreci bebeğim için en iyi şekilde atlatmaya çalışıyorum. Salgını takıntı haline getirmemek gerek. Sadece korunma kurallarına tam olarak uyulmalı, bende bunu yapıyorum, şu anda bebeğimin sağlığıda çok iyi” dedi.

 

 

 

 

 



Bu yazı 612 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI