Bugun...


Mehmet Çilsal

facebook-paylas
KIZILHİSARLI MUSTAFA PAŞA’NIN BİLİNMEYEN HAYATI ÜZERİNDEN BODRUM TARİHİ-2
Tarih: 10-07-2019 22:08:00 Güncelleme: 24-07-2019 12:50:00


KIZILHİSARLI MUSTAFA PAŞA’NIN BİLİNMEYEN HAYATI ÜZERİNDEN

BODRUM TARİHİ-2 

 

Birinci bölümünün girişinde altı çizilen temel tezi başka cümlelerle tekrar etmekte fayda görüyorum: Yüzlerce yıl devam eden depremler sonucu harabeye dönmüş Halikarnas kenti, gerek Yarımadası’nın Menteşe Beyliği hakimiyetinde olduğu 14 ile 15’nci asır boyunca, gerek St. John Rodos Şövalyeleri’nin kale inşa ettiği 1403-1522 arası dönemde, gerekse Osmanlı’nın hükümranlık sürmeye başladığı 1414 sonrası yıllarda hiç iskana uğramamıştı; ta ki Eğriboz Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Bey, görev emirli devlet-i ali kapudanı sıfatıyla ve miri fırkate filosuyla 18’nci yüzyılın ilk çeyreğinde Yarımada’ya ayak basana kadar.  

 

 

EĞRİBOZ KIZILHİSARLI KAPTAN MUSTAFA BEY KİMDİR ? 

 

Ege Ünv. Tarih Bölümü’nden Dr. Ömer Bıyık’ın yapmış olduğu titiz araştırma sayesinde bu konuda belgelere dayalı bilgi sahibiyiz. Bu araştırmaya göre Mustafa Paşa, 1688-I7l4 tarihleri arasında aile efradı ile birlikte Eğriboz Adası’nın güney ucundaki ‘Castel Rosso Karystos’ olarak da bilinen Kızılhisar Nahiyesi’nden Bodrum'a gelmiştir. Aile mensupları bu yüzden Kızılhisariler olarak adlandırılmaktadır.

 

 

Vakıf ve Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde(BOA) Kaptan Mustafa Bey’in adı;

 

1-Vakıflar Genel Müdülüğü Arşivi'nde bulunan ve Bodrum Kadısı Es-Seyyid Mehmed Şakir tarafindan tasdik edilmiş olan 5 Cemaziyelevvel 1139 (29 Aralık 1726) tarihli kendi vakfiyesinde “Mir-i fırkate kapudanı Kızılhisari Mustafa Bey ibn-i Ahmed” olarak kayıtlıdır.  (Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivindeki Muğla Defterine (V. 277, H. 1) kayıt numarası ile işlenen H. 1139 tarihli vakfiye 587 no.lu Mücedded Anadolu 3 Defterinin 278 sahifesine 345 sıra numarasıyla kayıtlıdır)

 

2-Oğlu Cafer Paşa'ya ait 1 Cemaziyelahir gurresi sene 1179 (15 Kasım 1765) tarihli başka bir vakfiyede ise “Mustafa Paşa ibn-i Ahmed Ağa” olarak yazılıdır.(Mustafa Paşa'nın oğlu Cafer Paşa'nın H. 1179/M. 1765 tarihli vakfiyesi, Vakıflar Genel Md. Arşivinde Esas 8/1, 2314, Defter 626/2, s. 551-612'de kayıtlıdır)

 

3-BOA, C. BH. 8536 (M 1149 / Mayıs 1736) belgesinde ise “Kapudane oğlu Mustafa kapudan ibn-i Ahmed” şeklinde geçmektedir. Bu belge babasının da kaptan olduğunu ispat etmektedir.    

 

 

Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Bey’in seceresi ise, Ege Ünv. Tarih Bölümü’nden Dr. Ömer Bıyık’ın çıkardığı şemada görüldüğü gibidir. Eldeki mevcut kayıtlardan öğrendiğimiz kadarıyla Ömer Ağa/Bey adında tek bir kardeşi vardır. Aşağıdaki aile ağacı şemasının ortalama bir Osmanlı Beyi aile-sülalesini yansıtmadığı kabul edilmelidir.(1*)

 

1710’lardaki Osmanlı aile yapısı bugünkünden çok farklıydı. Kızılhisariler sülalesinin geçmişi, nerden geldikleri, ihtida edip etmedikleri tam bilinmese de bir denizci olan Kaptan Mustafa Bey’in dede, ana-baba, eş, çocuk/lardan oluşan bir çekirdek ailesinin yanısıra; kardeş, amca, teyze, kuzen vb. den oluşan bir sülalesi; kahya, koruma, köle, hizmetçi, cariye vb. den oluşan bir maiyeti ve fırkatesindeki leventler, askerler de dahil dümenci, yelkenci, vb. den oluşan kalabalık bir tayfası vardı.

 

 

KAPTAN MUSTAFA BEY,  EĞRİBOZ UMERA-ULEMA-EŞRAF ZÜMRESİNDENDİ

 

Kızılhisarlı Mustafa Bey ve soyu, kesin olmamakla beraber 1330’lar veya 1470’lerden itibaren Eğriboz’da yaşamaktaydı. Osmanlı-Rus deniz muharebeleri belgelerine göre  kaptanlık/reislik ezelden beri aile mesleğiydi. Eğriboz-Mora havalisinde deniz derinliği ölçümü, iskandil taraması gibi ilmi hususları bu aileden daha iyi bilenin olmadığı nerdeyse kesindi. Kızılhisarlı Mustafa Bey, Eğriboz’un ileri gelen simalarındandı. Eşraftan biri olduğu için de Ada’daki  muhafız, kadı, serdar  vb. görev yapan daha sonra yüksek mevkilere çıkan ya da yüksek mevkilerden Eğriboz muhafızlığına gönderilen tüm şahsiyetleri tanıyor ya da biliyordu. 1687’nin başdefterdarı Seyit Mustafa Paşa,1692’nin kaptan-ı deryası İbrahim Paşa, derya ümerasından Eğribozlu Köse Ali Paşa ve onun oğlu 1709’deki Kaptan-ı Derya Eğribozlu Mehmet Paşa, 1706’daki Sadrazam Numan Paşa, Eğriboz muhafızlığından kaptan-ı deryalığa yükselen Canım Mehmet Hoca, 1731 de sadrazamlıktan azledilip Eğriboz muhafızlığına gönderilen Kabakulak İbrahim Paşa gibi şahsiyetler bunlardan bazılarıydı. Kızılhisarlı Mustafa Bey, zaten bu ilişkiler sayesindedir ki ilerleyen yıllarda devlet-i ali ricalinin dikkatini çekebilmişti.

 

 

 

KIZILHİSARİ SÜLALESİ EĞRİBOZ’A NEREDEN  ve NE ZAMAN GELMİŞTİ ?

 

Kaptan Mustafa Bey’in atalarının mühtedi olmadıkları varsayımından hareketle Eğriboz’a nereden geldiğine dair iki olasılık bulunmaktadır. Bunlardan biri, 14.yy’da Aydınoğulları-Karesioğulları zamanı; diğeri de 1470 Eğriboz’un fethedildiği Osmanlılar zamanı.

 

14.YY’DA AYDINOĞLU TÜRKLERİ ve EĞRİBOZ(Negroponte-Evia)

 

 

14’ncü yüzyılın başlarında Ege Denizi, Haçlılar Birliği St. John Şövalyeleri, Bizans, Venedik, Ceneviz, Katalan ve Türklerin egemenlik rekabet alanıydı. Aşağıda linki verilen ve Doç.Serdar Çavuşdere’nin çevirisini yaptığı Prof. Elizabeth A. Zachariadou’nun Papa John’a ait Mayıs 1318 tarihli bir mektuba dayanarak yaptığı araştırma, 14’ncü yüzyılın başlarında Ege’de Katalan-Türk işbirliğini ispat etmiştir. Bu mektup, Kral Alfonso’nun Eğriboz’a Küçük Asya’dan çok sayıda Türk naklettiğini; Katalan ve Türklere Eğriboz’u hedef gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Umur Bey, Bizanslı tarihçi Nikephoros Gregoras’ın deyimi ile “Denizlerin, Ege adalarının, Eğriboz’un, Peloponnesos’un, Girit’in, Rodos’un ve Bizans’a kadar tüm Tesalya sahillerinin hâkimi” olmuştu. (2*)

 

Eğriboz Adası, Venedik’in Ege’deki en stratejik konuma sahip mülklerinden biriydi ve 1318-1329 yılları arasında Atina’daki Katalanlar ile Aydınoğulları’nın oluşturduğu Türk-Latin ittifakı bölgedeki Venedik çıkarlarını tehdit ediyordu. Türk akınları 1329’a kadar durmak bilmemişti. Bu da Rodos Şövalyeleri, Bizans İmparatorluğu ve Venedik’i ister istemez yakınlaştırıp müttefik yapmıştı. Ancak tüm bu çabalar, Eğriboz’u  Umur Bey’in haraçgüzarı olmaktan kurtaramamıştı ki bunu vakavünist Enveri Tarihi de doğrulamaktadır. 1337’lerde Eğriboz’un, Mora’nın, Çanakkale’ye kadar Teselya kıyılarının ve adaların Latin ve Bizanslı halkı tedricen Türk emirlerinin haraçgüzârı olmuştu. Aydınoğlu Umur Bey, Ege Denizi’nin korkulu rüyası haline gelmişti.

 

 

 

Türklerin haraçgüzârı olan bu yerlerde mukim Latin veya Bizanslı yetkililer tarafından bizzat toplanan haraç, daha sonra Türklere teslim ediliyordu. Bu yeni haraca adalarda tourkoteli deniliyordu. Haraçgüzar bu yerlerde yaşayan ahalinin, Türklere karşı harekete geçmiş bir Hıristiyan donanması veya korsan gemisi yaklaştığını öğrendiklerinde Türkleri bilgilendirme gibi önemli  bir yükümlülüğü vardı. Öte yandan, Kandiya Dukası ile Menteşe Emiri İbrahim Bey arasında bir antlaşma olduğunu gösteren 1337 tarihli başka bir belge, Eğriboz’un sadece Aydınoğulları değil, Alfonso’nun bir diğer müttefiki olan Menteşeoğullarının da haraçgüzarı olduğunu kanıtlamıştır.(3*)  

 

 

Kısaca toparlamak gerekirse, haraçgüzarlık bir hegemonya biçimiydi ve bir nevi baş-can güvenliği vergisi anlamına geliyordu. Öte yandan bu haracın toplanmasında o yerde bir miktar Türk’ün de barınıyor olması gerekiyordu. Eğriboz Adası, Katalan-Türk işbirliği sonucu 1318 ve sonrası hem Türklerin haraçgüzarı hem de Katalanların dükalığı olmuştu. Papa destekli Atina Dükü de olan Kral Alfonso Fadrique, Eğriboz’u fethedince eski Venedik Tiranı, Kızılhisar Lordu Boniface Verona’nın kızı Marulla ile evlenmek istemiş ve Eğriboz’u onun çeyizinin bir parçası olarak kabul etmişti(4*).  Alfonso zamanında Ada’ya çok sayıda Türk-Müslüman yerleştirilmişti. Bu Türkler muhakkak ki kendi başına dağınık değil, askeri idari örgütlü bir yapıya sahipti. Ada, sonraki yıllarda tekrar Venediklilerin eline geçmişse de Türk akınları bitmemiş ve hatta bu kez Venedikliler haraç ödemeye devam etmişti. Nitekim bir başka kaynak bu durumu şöyle doğrulamaktadır: Aydınoğulları’nın 1338-39’de 110 gemi ile katıldıkları seferde ilkin Atina yağmalanmış, ardından Siphnos, Sikinos, Naksos, Paros adaları tahrip edildikten sonra Eğriboz adasına varılmış ve buranın Venedikli valisi tarafından karşılanmışlardı... Venedik Devleti,  Aydın Oğulları Beyliği ile ilişkileri düzeltmek için Girit Dukası Giovanni Sanudo’yu görevlendirmişti. Bu dükanın Ayasuluğ’a Umur Bey’in ölümüyle birlikte yerine geçen kardeşi Hızır Bey’in nezdine gönderdiği bir elçilik heyetiyle yapılan görüşmeler sonucunda 9 Mart 1337 tarihinde Aydınoğulları Beyliği ile Venedik Devleti arasında bir barış antlaşması imzalanmıştı. Bu antlaşmada Hızır Bey’den “Türkiye Beyi” diye bahsedilmişti.(5*)    

 

 

Velhasıl, küçük bir ihtimal de olsa Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Bey’in üst soylarının,  vur-kaç akınları döneminde Eğriboz’a yerleştirilen Türkler arasında bulunmuş olabileceği ileri sürülebilir. Ancak, böylesi Türk  yerleşmeleri kalıcı olamamıştı. Çünkü Atina-Eğriboz bölgesindeki Türk-Katalan hegemonyası kısa sürmüş; yeniden tesis edilen Venedik hegomonyası ise yaklaşık 120 yıl devam etmişti; ta ki Osmanlı’nın 1470 kuşatmasına kadar...

 

Bir sonraki bölüm, “Kızılhisari sülalesi Eğriboz’a nereden  ve ne zaman gelmişti ?” sorusu bağlamında 1470 Eğriboz kuşatmasıyla devam edecek...

 

mehmet çilsal

(hukukçu-tarih araştırmacısı)

 

KAYNAKÇA

 

(1*)-3.ULUSLARARASI  HER YÖNÜYLE BODRUM SEMPOZYUMU;   Kızılhisarlı Mustafa Paşa ve Ailesi Üzerine Bilgiler; Dr.Ömer Bıyık

https://www.academia.edu/19646334/3._ULUSLARARASI_HER_Y%C3%96N%C3%9CYLE_BODRUM_SEMPOZYUMU_B%C4%B0LD%C4%B0R%C4%B0LER_3_1

(2*)-TÜRKLERE KARŞI HAÇLI DONANMA İTTİFAKI TEŞEBBÜSÜ VE İZMİR HAÇLI SEFERİ: 1341 – 1351 Serdar ÇAVUŞDERE http://www.johschool.com/Makaleler/1287982781_1.%20Serdar%20%c3%87avu%c5%9fdere.pdf

 

(3*)- ATİNA KATALANLARI VE EGE BÖLGESİNDE TÜRK YAYILMASININ BASLAMASI THE CATALANS OF ATHENS AND THE BEGİNİNG OF THE TURKİSH EXPANSİON İN THE AEGEAN AREA ; PROF ELİZABETH A. ZACHARİADOU; ÇEVİRİ DOÇ. SERDAR ÇAVUŞDERE http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/941/11718.pdf

 

(4*)- https://en.wikipedia.org/wiki/Alfonso_Fadrique

 

(5*)-AYDIN OĞLU HIZIR BEY – Doç Dr.Hüseyin KAYHAN

https://www.academia.edu/980371/AYDIN_O%C4%9ELU_HIZIR_BEY

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1779 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar nöbetçi eczaneler
YUKARI