Bugun...


Mehmet Çilsal

facebook-paylas
KIZILHİSARLI MUSTAFA PAŞA’NIN BİLİNMEYEN HAYATI ÜZERİNDEN BODRUM TARİHİ-16
Tarih: 19-05-2021 23:31:00 Güncelleme: 19-05-2021 23:31:00


 

 

“Harabe Halikarnas’ta Kızılhisarlı Mustafa Bey’in gelişinden sonra inşa edilen ilk yapı grupları hangileriydi ?” 

Karaova-Bodrum-Sıravalos bölgesine Miri Fırkate Reisi olarak tayin edilen Kızılhisarlı Mustafa Bey, 1720’lerde giriştiği iskan faaliyetleri sonucu ilk önce kışla binaları, bu binaların hemen yakınına bir cami, sonrasında kendi sülalesi başta olmak üzere Eğriboz’dan göçüp gelenler için mesken yapıları, yanısıra mülkü kendisine ait dükkan, fırın, kahvehane gibi çarşı binaları ve bir de gemi imalat tezgahı inşa etmiş böylece harabe Halikarnas’ta yepyeni bir hayat başlatarak yaklaşık 6-7 yüzyıllık ıssızlık ve sessizliği bozmuştu.

 

 

İlk yapılardan olan “Denizci Kışlası”, “İskele Camii”(sonradan Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii) ile bugünkü Belediye Binası arasında inşa edilmişti. Bu askeri yapılar çok muhtemeldir ki sadece Yarımada denizcileri değil, İstanköy başta tüm adalar denizcileri tarafından duyulmuş, merak edilip, gezilip görülmüştü. Korsanlık ve inşai işleri eş zamanda yürüten Mustafa Reis, bölgedeki diğer miri reislerle  kıyı ve deniz güvenliği konusunda daha ilk günlerde koordinasyon sağlamıştı. İstanköy’de bir menzil ve meyve bahçesi vakfettiğini belgeleyen 1726 tarihli Vakıf Defteri(1*), onun adalarla çok sıkı bağlar içinde olduğunu doğrulamaktadır.

 

 

Dolayısıyla Kale’nin, deniz mevsiminde Akdeniz’e çıkan Donanma’nın uğrak noktalarından biri olmasından da kaynaklı henüz inşa edilmiş Denizci Kışlası, diğer reisler için de gerektiğinde iaşe noktası işlevi görmeye başlamıştı. Bu arada, Harabe Halikarnas’ta yepyeni bir hayatın yeşerdiği tam bu günlerde(1727) miri korsanlar dünyasından dört bir yana hemen herkesi sevindirecek bir haber yayılmıştı. Haberin kaynağı Karabağlı Süleyman Kaptan idi. Akdeniz’deki Kırlangıç, Fırkate ya da Kalyonlar Reisliği vazifesi icra eden birbirinden haberdar miri reislerin sayısı 8-10 civarındaydı. Mustafa Reis’in Karabağlı Süleyman Reisi tanınamaması imkansızdı. 

 

 

Muhtemelen Turgut Reis soyundan gelme bu Kaptan ile yoldaşı Halil Kaptan, Karavele tipi gemileriyle korsan gezerken Eğriboz’un hemen güneyindeki Andıra (Andros) Adası limanına yöneldiklerinde tüccar gemilerini vurmakla nam salmış Andronaki isimli korsanı, gemisi demir üzereyken kıstırmış rüzgârın müsait olmaması nedeniyle gemi ilk başta ele geçirilemeyince bazıları karaya çıkmak zorunda kalmış toplu tüfekli sıkı bir çatışmanın ardından korsan kalyonunun kaptanı ve 22 adamı esir alınmış daha da önemlisi geminin içinde esaret altındaki 50 kürekçi Müslüman özgürlüğüne kavuşturulmuştu(2*). Bu güzel haber hiç kuşku yok ki Bodrum Denizci Kışlası’nda bayram havası estirmişti.   

 

 

“Çarşı”, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği dibindeki Hacı Ali-Hüseyin Mescidi’nden 1723’te dönüştürülen “İskele Camii” ile bugünkü yıkık Aya Nikola Kilisesi arasında inşa edilen yapılar toplamından müteşekkildi. 29 Aralık 1726 tarihli Kadı Es Seyyid Mehmet Şakir Tasdikli Vakıf Defteri’ndeki bilgilere göre “İskele Camii” dahil 30 dükkan, 1 ekmek fırını, 1 kahvehane, 1 ahır, 1 nalbandhaneden oluşan Çarşı yapılarının tamamı Mustafa Reis’in kendi mülküydü. Aynı vakıf defterinde bu işyerlerinin konumu ”İskele Camii yakınında bir tarafı kendi mülkü tarla, bir tarafı türbe, bir tarafı sahille çevrili bölgede yer alan...”şeklinde tarif edilmiştir.(3*)

 

Depecik, Kızılhisarlı Mustafa Bey’in aile-sülalesi ve onlarla birlikte gelen Müslümanların evlerinden oluşmuştu. Mustafa Bey dede, ana-baba, kardeş, eş, çocuk/lardan müteşekkil bir çekirdek ailenin yanısıra amca, teyze, kuzen vb. den oluşan bir sülale ile kahya, kapıkulu, köle, hizmetçi, cariye vb. den oluşan kalabalık bir nüfusa sahipti. Bu yüzdendir ki onlara  muhtemelen “Depecik” adını kendisinin koyduğu bölgede  rahat edecekleri şekilde geniş avlulu ve bahçeli konutlar yaptırmıştı. Denizci oldukları için konakların hemen önüne bir de iskele inşa etmişti. 1656’da Antik Halikarnas’a uğrayan ve harabe kalıntılar içinde üzüm, incir vb bolluğundan bahseden Jean de Thevenot  ile 1701’de gelen ve gördüğü alanı “harabeler yığını” olarak tarif eden Ellis Veryard’tan sonra 1795’de Bodrum’a gelen İngiliz Seyyah John Morrit, kasabayı şöyle betimlemişti: “Bu küçük kasaba, antik kentin büyük ve derin limanının doğu ucunda, sığ bir koyda duruyor. Evler düzensiz bir şekilde kıyıya saçılmış bahçe, mezarlık ve ekili tarlaların üzerine serpiştirilmiş vaziyettedir”. Daha sonra gelen batılı seyyahlar da Depecik meskenlerini kıyı boyunca uzanan geniş bahçeli yapılar olarak tarif etmişti. Francis Beaufort’un gözünde ise bu yapılar “modern evler”di. William Turner,  çoğunun temelinde antik kalıntı kullanılmış birbirine mesafeli bu yapıları çok iyi inşa edilmiş taşevler, bağevleri olarak not almış kayalıklardan geçen yollar ile mısır tarlalarından bahsetmişti.

 

 

Eğriboz’dan gelen ve hemen hepsi zanaatkar olan Eleniler ise Çarşı’dan itibaren Doğu istikametinde bugünkü Kumbahçe’nin(önceden Rumbahçe) bulunduğu bölgede iskan olmuştu.

 

 

Dr. Arzu Baykara, çok kıymetli araştırmasında buradaki evlerin kıyıya paralel uzadığını, tekdüze olduğunu,  kıyıya dik yolların etrafında avluları çevreleyen yoğun bir doku meydana getirdiğini belirtmiştir. 1837’de Bodrum’a gelen W.J. Hamilton, Hıristiyan mahallesi hakkında her evin dolu olduğunu, ağaçlar ve meyve bahçelerinin bu evleri bütünlediğini, evlerin yapımında tarihi kalıntıların kullanıldığı yazmıştır. Dr. Arzu Baykara, aynı tez çalışmasında bir arşiv belgesine dayanarak(BOA, DH.MKT,1520,74) 1887 (H 1305) yılında Ömeroğlu Ali Ağa’nın kasabadaki incir bahçesine evler yaptırıp bu Hıristiyan mahallesine eklemesi sonucu adının değiştirilmesi için merkezden emir geldiğini, toprakları çok kumlu olduğu için Rumbahçe’ye Kumbahçe adı konduğunu tespit etmiştir.(4*)

 

Görüldüğü gibi Hıristiyan nüfus Kale’nin doğu,  Müslüman nüfus batı kısmına yerleşmiş ikisinin arasında ise çarşı yeralmıştı.

 

Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Bey’in yürüttüğü iskan faaliyetleri kapsamındaki önemli yapı grubundan biri de hiç şüphe yok ki “gemi inşa tezgahı” idi. Bodrum tarihi açısından çok önemli bir arşiv belgesi olan 1726 tarihli Kadı Es Seyyid Mehmet Şakir Tasdikli Vakıf Defteri’ndeki(3*age) bilgilere göre Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Bey, Harabe Halikarnas’ın batısında Saldırşah/Çaldırçağ Horasani Türbesi yakınında iki tarafı denizle çevrili alanda bir de “gemi inşa tezgahı” kurmuştu. Vakfiyesinde bahsedilen "kalafat malzemeleri", "mahzen", "kazgan" ve “menzil” bunu doğrulamaktadır.  Bu belgeden yola çıkarak Bodrum Gemi İnşa Tezgahı’nın kurulup imalata geçmesi 1726 öncesine yani 18.Yüzyıl’in ilk çeyreğine tarihlenebilir.

 

 

Bir başka resmi belgeye göre Mustafa Reis’e  Harabe Halikarnas’ta kışla ve konut tipli inşai faaliyetler başlattığı günlerde  personel, kereste, yük vb taşıma ihtiyacı için donanma malı işkampoya gemiler zimmetlenmişti. Reis’in uhdesinde aile malı gemi, tekne, kayık vb yanısıra kaptanı olduğu fırkatesi ve zimmetli işkampoyalarla birlikte pek çok deniz aracı vardı. Tüm bu deniz araçlarının bilhassa kış mevsiminde zahmetli, bıktırıcı bakım gerektirmesi nedeniyledir ki “Gemi İnşa Tezgahı” bir zorunluluk sonucu olarak ortaya çıkmıştı ve bu sonuçta  Mustafa Reis’in maiyetindeki denizcilerin, ailesinin,  akrabalarının bilgi, beceri, özveri ve emeklerinin  payı  muhakkak ki çok büyüktü.  Bundan dolayı   “Gemi İnşa Tezgahı”nın hem miri devlet malı hem bir nevi özel işletme statüsü vardı. Yani kalabalık bir nüfusun geçim kaynağı idi. 1726 gibi erken bir tarihte karavele, kalyon türünde(arşiv belgelerinde yelkenli gemiler ayrım gözetmeksizin  kalyon olarak kayıtlıdır) büyük gemilerin imalatının başlanmış olması adeta ailenin Eğriboz’daki tezgahı Bodrum’a taşıdığının göstergesi gibidir.

 

 

Devam edecek...

 

mehmet çilsal-tarih araştırmacısı

 

KAYNAKLAR:

 

(1*)-"Hurufat Defterlerine Göre Serulus/Seravlus Kazası Vakıfları ve Vakıf Eserleri"-

Dr. Hasan DEMİRTAŞ

 

(2*)-18.Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege (Adalar) Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri-Prof.Dr.Yusuf Alperen Aydın

 

(3*)-Kızılhisarlı Mustafa Paşa ve Ailesi Üzerine Bilgiler-Dr.Ömer Bıyık

 

(4*)-19.Yüzyıl’da Bodrum Kazası’nın Sosyal ve İktisadi Hayatı-Dr. Arzu Baykara

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1352 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI