Bugun...


Mehmet Çilsal

facebook-paylas
BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ-49 Osmanlı Ordusu’nun 1480’deki Rodos ve Château Saint-Pierre(Bodrum Kalesi) Kuşatması nasıl sonuçlanmıştı ?
Tarih: 29-07-2022 22:50:00 Güncelleme: 29-07-2022 22:50:00


 

 

1480’deki Château Saint-Pierre(Bodrum Kalesi) Komutanı, Katalan Şövalye Francesc de Boxols’du.

 

1480(Mayıs) Rodos Kuşatması

 

Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Devleti’nin büyük bir imparatorluğa dönüşmesinin önündeki engellerden biri olan St John Rodos Şövalyeleri’nin Akdeniz-Ege’den defedilmesi konusunda ikna edilmişti.  1479’un sonbaharında önünde biri Napoli Krallığına ait Otranto, diğeri St John Şövalyelerine ait Rodos’un fethi olmak üzere iki hedefi vardı. Adriyatik-Otranto seferinin başına Gedik Ahmet Paşa, Rodos seferinin başına Yunan asıllı Palaiologos Hanedanı mensubu Mesih Paşa tayin edilmişti.

 

 

Geçen bölümde değindiğimiz gibi İstanbul’da ikamet eden Rodoslu Casus Antonios Meligalos ile Padişah’ın Rodos Konsolosu Eğribozlu(Agrıbos) Dimitrios Sofianos’un Rodos surlarının çok eski ve zayıf olduğu yönünde bilgiler iletmesine rağmen Paşalar farklı kaynaklardan gelen farklı istihbaratlar doğrultusunda hareket edip bu bilgilere itibar etmemesi konusunda Sultanı uyarmış savaşı kaybettikleri takdirde bunun etkilerinin çok büyük olacağını, bu yüzden tarikat ile savaşa girmemelerinin daha doğru olacağını, Şehzade Cem’in onlarla temas kurup barış müzakereleri yapmaya başlamasını önermiş(1478) Padişah bu fikri benimsediği halde GM Pierre d’Aubusson söz konusu müzakere teklifini kabul etmemişti taa ki Şehzade Cem’den emin olana dek(1479)(*1). Böylece iki taraf da hazırlıklar için zaman kazanmıştı.

 

 

Vezir Mesih Paşa, yanında bulunan Rodos Konsolosu Eğribozlu(Agrıbos) Dimitrios Sofianos’la beraber 4 Aralık 1479’da yaklaşık 100 gemiden oluşan donanma ile Rodos’a doğru hareket etmiş,  karaya asker çıkarıldığında Rodos Kalesi taşrasındaki köylülerin hanelerini çoktan boşalttığı,  hatta ekili tarlalar, dikili ağaçlar düşmana besin kaynağı olmasın diye 4-5 ay önceden buğday hasadını toplayıp, meyve ağaçlarını kestiklerini, değirmenleri çalışamaz hale getirdiklerini görünce sürprizle karşılaşmış yapılan keşifler sonucu mevcut  donanma gücüyle adayı alamayacağını anlayınca Datça Yarımadası karşısındaki Tilos, Nisiros gibi küçük adaların alınması için gemiler göndermiş, oysa burada da GM Pierre d’Aubusson’un emriyle önceden tedbirler alındığı görülünce, halkının Rodos Kalesi’ne çoktan yerleştirildiği anlaşılınca  en nihayetinde  ilave güç takviyesi için Mayıs’a kadar Marmaris limanında beklemeye karar vermişti.(*2)

 

 

Savaşın daha başlangıcında Osmanlı topçusunun yöntemlerinden dersler almış olan GM Pierre D'Aubusson,  düşmanın Marmaris Koyu’nda takviye birlikler beklediğini bildiğinden   Château Saint-Pierre'i(Bodrum Kalesi) en iyi savunabilecek, orada çok büyük işler başarabilecek komutanın daha evvel Anadolu topraklarında hizmet etmiş olan tecrübeli Katalan Şövalye Boxols olduğuna karar verip onu derhal eski Garnizonu’na tayin etmişti. Aslında bu atama kararı, muharebelerin cereyanına göre ve aniden alınmış bir karardı.(*3) 

 

 

Osmanlı Donanması, sancak filolarının katılımıyla yaklaşık 160 gemiye çıkınca kuşatma Mayıs’ta başlamıştı. Mesih Paşa ilk kurşunu atmadan önce şehre bir haberci gönderip şövalyeleri teslim olmaya davet ettikten sonra yerel ahaliye genel af ve özel ayrıcalıklar vaat etmiş, ancak teklif küçümsenerek reddedilmiş, bunun üzerine  dört bir yandan bombardıman başlamıştı. Diğer tarafta ise Başkomutan, Başrahip, GM Pierre D'Aubusson, şehrin moralini yüksek tutmak için  Rodos’u cennetin koruması altına almıştı(*4). Bodrum Kalesi eski komutanlarından Charles Alleman’ın birlikleri ile Türkler arasında yaşanan çetin  çarpışmalar sonucu Temmuz’da Yahudi Mahallesi’nden surlara giriş başlamış ve sancak dikilmişken Mesih Paşa’nın yağmayı yasaklaması yüzünden askerler savaşı bırakmış, böylece sonuç tam bir felaket olmuştu. Öte yandan Osmanlı’nın aynı yıl İtalya’da Otranto’yu ele geçirdiği halde Rodos’ta hezimete uğramasını muharebeler esnasında birkaç kez yaralanan GM Pierre d’Aubusson’un başarısına bağlayan  Hıristiyan alem ise bayram etmişti(*5).

 

 

 

Kuşatmadan sonraki günlerde Küdüs’e giderken Rodos’a uğrayan İtalyan Yahudisi  Meshullam Ben Menahem, savaş yüzünden yerle bir olmuş evlerde hayat sürdüren halktan duydukları mucizeyi şöyle kaleme almıştı:  “On binden fazla Türk surları ele geçirdi ve Grand Master’ı(D'Aubusson) devirdi  ama Rab onları şaşırttı. Her Türk, kardeşine veya yanındakine vurup birbirinin cesaretini kırdı, çünkü Rab şehrin halkına yardım etti.”(*6)

 

 

1480 Château Saint-Pierre(Bodrum Kalesi) Kuşatması

 

Fatih Sultan Mehmet, Rodos’u alamayan Sadrazam Mesih Paşa’ya diğer adaları ve  Bodrum Kalesi’ni alması için ferman buyurmuş, deniz mevsimi bittiği ve kışa girilmek üzere olunduğu halde Paşa, aldığı emir doğrultusunda donanmayı Sıravolos(Bodrum) Yarımadası sularına götürmüştü(*7). Batılı kaynaklarda, Mesih Paşa’nın Rodos hezimeti sonrasında Kos kuşatmasıyla ilgili  olarak Türklerin boş yere Kos'a saldırdığı, birkaç keçi dışında hiçbirşey elde edemedikleri,daha sonra karşı kıyıdaki Saint-Pierre Kalesi’sine yöneldikleri yazılıdır.(*8)

 

 

16’ncı yüzyılın tarihçi, müderris ve şeyhülislamı olan Hoca Sadeddin Efendi’nin kaleminden Château Saint-Pierre(Bodrum Kalesi) kuşatmasını şöyle cereyan etmişti: “(…)Paşa’nın yanlış kararı ve Rodos’un alınmasının imkansızlığı payitahta bildirildikten sonra  paşaya İslam askerlerini bu tehlikeli bölgeden kaldırıp Aydın İline geçirmesi ve bu kıyıda Rodosluların elinde bulunan Bodrum Kalesi’ni aldıktan sonra orduya izin verip kendisinin İstanbul’a dönmesi ferman edildi. Mesih Paşa hemen bu buyruğu yerine getirmek üzere kaleyi kuşattı top ve tüfek her ne kadar döğdü ise de dilek kapısı açılmadı. Muzaffer ordunun Rodos adasında kalışı dört ayı geçmiş,  adı geçen Bodrum Kalesi önünde de umulmayacak kadar bir zaman beklemek zorunluluğu doğmuştu.”(*9)

 

 

Château Saint-Pierre (Bodrum Kalesi ) Kuşatması, GM Pierre d’Aubusson’un yardımcısı Guillaume Caoursin kaleminde daha da detaylı olup şöyleydi:

“Kos’tan sonra Château Saint-Pierre'e doğru yola çıktılar. Padişah’ın büyük oğlunun (Bayezid II) oğlu(?) olan Beçin Beyi, ordunun orada olduğunu öğrenince hızla Saint Pierre Kalesi’nin bulunduğu yere geldi ve Kale önünde kara kuşatması yapılmasını emretti. Sonra hızlı bir şekilde geri döndü. Bayrak, flama, sancakları dalgalanır halde orduya savaş tertibi aldırdılar, olağanüstü gayret gösterip bombardıman düzenine geçtiler. Tüm bunlar olurken diğer taraftakiler  tabii ki boş durmadı, uyumadı. Onlar da zaten bekledikleri bu duruma hazırdı. Öyle bir top atışı,  bombardıman başlattılar ki Türkler her seferinde geri çekilmek zorunda kaldı ve epey asker öldürüldü.”(*10)

 

 

Her iki tarafın da yukarıdaki anlatım ve tanıklıkları karada göğüs göğüse muharebeler yaşanmadığını, Francesc de Boxols komutası altındaki Château Saint-Pierre’in(Bodrum Kalesi) denizden de karadan da toplarla dövüldüğünü, Karaman Eyalet Valisi Çelebi Cem’e(Padişah’ın küçük oğlu) bağlı olan Menteşe Sancağı askerlerinin(Beçin Kalesi birliğinin de içinde bulunduğu)   Padişah’ın torunlarından birinin(muhtemelen Şehzade Bayezid’ın oğlu Sehinşah) emir komutası altında  karadan, Mesih Paşa komutası altındaki donanma gemilerinin denizden bombardıman yaptığını, kuşatmanın kış günlerine kadar devam ettiğini, buna rağmen Kale’nin teslim bayrağı çekmediğini, kapısını açıp aman dilemediğini ortaya koymaktadır.

 

Kuşatmanın sonuçları

 

Sancuvanlar, Rodos’ta olduğu gibi Château Saint-Pierre’de(Bodrum Kalesi) de ölümüne savunma yaparak başarılı olmuştu. Savaş sonrasında GM Pierre d'Aubusson, tüm garnizonlara derhal yeniden toparlanma, tamir tahkimat işlerine girişme ve normal hayatı yeniden tesis etme emri yollamış, 1481 Temmuz sonu-Ağustos başında da Kale’deki  faaliyetleri denetlemek için Château Saint-Pierre Garnizonu’nu ziyaret etmiş, Komutan Francesc de Boxols’a batı perde duvarını yükseltme ve kalınlaştırma talimatı vermişti.   Osmanlı kuşatmasından ders çıkaran d'Aubusson’un, önceki Kale Komutanı Galceran d'Oluja’na verdiği Kuzey Hendeği’ni denizle irtibatlandırıp saklı bir limana çevirme emrini Boxols’a da verip vermediğini bilmiyoruz ama tüm garnizonlara talimat yollayarak ya da tek tek dolaşarak kalelerin dış duvarları  önüne ilave savunma yapıları(rivellino) inşa etmesi, topçu bulvarları ve burçlar yapılmasını emrettiğini biliyoruz(*11). 

 

 

Tüm bu faaliyetler elbette ki çok sayıda malzeme, usta, işçi gerektiriyordu. İşçilerin kim olduğuna dair bir hacı-seyyahın notları oldukça çarpıcıdır. Almanya Güglingen Heidelberg'deki manastırından arkadaşı Rahip Johannes Wild ile birlikte  yola çıkıp Venedik'e kadar yürüyen ve oradan bir gemiye binip Küdüs’e seyahat eden Fransiskan Peder Paul Walther, günlüğüne St. John Şövalyeleri’nin idaresi altındaki Rodos, Adalar ve Bodrum Garnizonu inşaat faaliyetlerinde Türk kölelerin çalıştırıldığını yazdığı notlar şöyledir: “Rodos'ta ayaklarına ağır zincirler takılmış vaziyette havan taşıyan, duvar onaran, ustalarına taş götüren, aşağılık başka işler yaptırılan çok sayıda Türk mahkum var. Aş, ekmek, su verilmeksizin hepsi de hayvanlar gibi acı içinde çalışıyor”(*12) 

 

 

Başarısız 1480 kuşatmasının Osmanlılar bakımından hazin sonuçlarından biri Rodos Dünyası’ndaki köle Türklerin köle kalmaya devam etmesi, bir diğeri de Osmanlı’yı hezimete uğratmanın verdiği özgüvenle hareket eden şövalyelerin  Akdeniz-Ege sularında artık rahat rahat korsan gezmeye başlamasıydı. Bu yıllarda Osmanlı genişlemesini kendi mukadderatları açısından tehlikeli bulan Memlük Devleti, St. John Şövalyeleri ile iyi ilişkiler ve güçbirliği içindeydi. Eski GM’lardan Antoni de Fluvià'nın büyük yeğeni, aynı zamanda kadırgalar kaptanı olan Şövalye Ramon de Fluvià’nın, 1480'de Mısır ve Suriye kıyılarında Osmanlılara karşı akınlar düzenleyebiliyor olması yaşanmış hezimetin somut ve sonuç göstergesiydi. (*13)    

 

 

Devam edecek...

mehmet cilsal-tarih araştırmacısı

 

KAYNAKLAR:

 

1*-“Tarih öncesi dönemden On İki Adaların Υunanistan’a bağlanmasına kadar Rodos Tarihi”  by Hristodulos İ. Papahristodulu

2*-“Osmanlı Tarihi” by  İsmail Hakkı Uzunçarşılı

3*-“Une campagne de travaux méconnue au château Saint-Pierre au XVe siècle”

by Prof. Jean-Bernard de Vaivre

4*- “Par les mots et par l’image.Le triomphe des chevaliers de Rhodes en 1480” by Laurent Vissiere

5*- L' Ordre de Saint-Jean de Jerusalem, L’Empire Ottoman et la Miditerranee orientale entre les deux sieges de Rhodes (1480- 1522) by Nicolas VATlN

6*-  "Pierre d'Aubusson'un 1480'de Rodos Kuşatması'nı anma töreni" by J.Bernard de Vaivre

7*-Hammer Tarihi 1993, Cilt.2, 177 Kâtip Çelebi 1973, 24 Franz Babinger 2002, 342.

8*-“The history of the Turkish War with the Rhodians, Venetians, Egyptians, Persians, and other nations...” “The history of  D'aubusson, Grand Master of Rhodes” by Caoursin, Guillaume and Rhodgia Afendy. (Guillaume Caoursin 1501, Sinan Paşa1440-1486, Bouhours Dominique, 1628-1702)

9*-Hoca Sadeddin Efendi, Tacüttavarix Cilt III,1999, 176. 

10*-THE HISTORY OF Peter D'Aubusson, Grand Master of RHODES-by Caoursin, Guillaume,d.150, Sinan Paşa, 1440-1486.,Bouhours, Dominique,1628-1702.

11*-Essai de chronologie des campagnes de construction du château Saint-Pierre (Bodrum, Turquie) by Monsieur Jean-Bernard de Vaivre

12*- The Holy Land in Observant Franciscan Texts (c. 1480–1650) by Marianne Ritsema van Eck

13*-“Hospitaliers catalans en Méditerranée au cours du XVe sièclem” by Pierre Bonneaud

 

 



Bu yazı 277 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI