Bugun...


Mehmet Çilsal

facebook-paylas
BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ-42
Tarih: 02-01-2022 21:45:00 Güncelleme: 02-01-2022 21:45:00


Saint Pierre(Bodrum) Kalesi’nin hangi komutanı Rodos’ta 250 Türk’ün vahşice katledilmesinde rol oynamıştı ?

 

 

 

Önceki bölümlerden hatırlanacağı gibi  istisnai durumlar dışında Saint Pierre(Bodrum) Kalesi’nin Komutanlık görev süresi iki yıldı. Nisan 1455'de görevi sona eren  Şövalye Pierre Guiteau’nun yerine aynı sene Jaume de la Geltru atanmışsa da bu komutanın  görev süresi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Bu bakımdan Bodrum Kalesi’nin 1455-1459 dönemi şimdilik karanlık kabul edilse de söz konusu 4 yıllık bu dönem St. John Şövalyeleri  açısından unutulmaz vakıalarla dolu bir dönemdi.

 

 

Savaş-Veba-Fahişelik

 

1453 sonrası yıllar, Ege’deki tüm aktörler ve dengeleri etkilemişti. Osmanlı’nın artan yayılmacılığı, St. John Şövalyeleri de dahil Akdeniz-Ege’nin küçük Hırıstiyan devletçiklerini ve hatta ünlü deniz haydutlarını birbirine yaklaştırırken kıyı  baskınları, yağmalar, adalara yapılan çıkarmalar ve deniz muharebeleri ayyukta çıkmıştı. Tüm bu vakılar ise bölge halkları için katlanması kolay olmayan büyük acılar demekti.

 

 

12 Adalar dahil Rodos Dünyası’nın her yerinde veba illeti ortaya çıkmış,  önceki  salgınlarda olduğu gibi yerli halka kıran girmiş ve gemilerde istihdam edilecek denizci yine bulunamaz olmuştu. Yazılı kaynaklara göre dönemin önemli sorunlarından birisi de fahişelikti ve bazı rahipler veba illetini fahişelerin yaydığını düşünüyordu. GM Jacques de Milly, alınacak tedbirlerin görüşülmesi için Şövalyeler Meclisi’ni(Convent) toplantıya çağırmıştı. Yapılan tespite göre tarihin en eski mesleği olan fahişelik,  tüccarlar ve liman işçilerinin talebi yüzünden durdurulamıyordu. Mesleğin tamamen kaldırılamayacağı gerçeğinin farkında olan Convent, çareyi fahişelerin sayısını dörtte bire indirmekte bulmuş, buna ilaveten fuhuş evlerinde birden fazla fahişe bulundurulmasını ve bunların yer değiştirmelerini yasaklayıp aynı hanede kalma mecburiyeti getirmişti.(1*)  

 

 

Haçlı Donanması Levantta

 

Fatih Sultan Mehmed'in boğazlara hakimiyeti ve Osmanlı Donanması’nın Ege’de yükselen güce dönüşmesi anormal derecede endişe kaynağı olunca, St. John Şövalyeleri filosu ile Tuna boyları ve Doğu Akdeniz gemilerinin birleştirilmesinden bir Haçlı Donanması oluşturulmuş, başına da Kardinal Lodovico Trevisan getirilmişti. Rodos, Haçlı Ordusu’nun harekat üssü olarak kullanılmış, vakit kaybetmeden Sakız ve Midilli'ye gidilerek Osmanlı’ya haraç ödenmesi durdurulmuş,  Katalan ve Ceneviz  korsanlar da gemileriyle bu donanmaya iştirak etmişti.

 

 

Aylar boyunca Akdeniz-Ege’nin çeşitli noktalarında deniz muharabeleri yapılmışsa da Haçlı Donanması tüm çabalarına rağmen Türklere karşı üstünlük sağlayamamıştı. Donanma, Papalık çok arzu etse de Konstantinopolis'e herhangi bir saldırı girişiminde bulunacak kadar güçlü değildi. Yine de Ege'deki Hıristiyan adalarını savunmayı ve Midilli yakınlarında bir muharebe kazanmayı başarabilmişlerdi. Kardinal Lodovico’nun Kasım 1457'de seferin fiilen sona erdiğini ilan etmesiyle birlikte Haçlı Donanması Batı'ya geri dönmüştü. (2*)  

 

 

Haçlı Donanması’nın Batı’ya dönüşünün ardından 14 Mayıs 1457’de  Rodos merkezli  St. John Hospitaller Ordusu’nun  mareşalliğine Auvergneli Şövalye Jean Cotet atanmıştı(3*). Öte yandan St Peter(Bodrum) Kalesi Komutanlığı da yapmış olan Katalan Şövalye Jaume de la Geltrú ise  konjonktür gerektirdiği için Haçlı Donanması’nın geride bıraktığı Batı Akdeniz ve Ege Hırıstiyan devletleri ve bazı korsan kadırgalarından oluşan geçici Papalık filosunun komutanlığına getirilmiş, böylelikte seferin bitiminde Rodos'ta kalmıştı(2*age). Bu günlerde kalıcı bir askeri güç olan Rodos Şövalyeleri filosu’nun amirali ise Sergio Scripandi idi.

 

Nicolo Corognia-St Peter(Bodrum) Kalesi Komutanı1458, Haziran

 

Bodrum Kalesi’nin Nisan 1458-Ekim 1459 dönemindeki komutanı, aynı zamanda Rodos St. John Şövalyeleri İtalyan Dili Başrahip ve Şövalyesi olan Nicolo Corognia idi.  Komutan Corognia, yaklaşık 18 aylık görevi esnasında Kuzey Hendeği’ndeki Alman Kulesi’nin doğu tarafına perde duvarı inşa edip ilaveten tahkimatlar yapmıştı. Bu duvara adet üzere kendi adına yontturduğu başı taçlı kartal figüründen oluşan armasını da  GM Jacques de Milly ile Papalık armasıyla birlikte grup halinde monte ettirmişti.(3age*) 

 

 

Rodos’ta Türk katliamları:1458, Haziran

 

Malta arşivleri ve bazı hacı notları öyle gösteriyor ki St Peter(Bodrum) Kalesi eski komutanı Jaume de la Geltrú, Papalık Filo Komutanlığı görevi sırasında makul bir Hırıstiyan’ın kabul edemeyeceği insanlık dışı işler yapmıştı. 1458’in Haziran’ında içinde St.John Şövalyeleri’nin de yeraldığı Papalık Filosu, Rodos’a yaklaşık 250 tutsak Türk getirmiş ve bu insanlar ahalinin gözü önünde katledilmişti. Bu vakıayı o günlerde Küdüs’e seyahat ederken Rodos’a da uğrayan İngiliz soylu sınıfından William Way, John Tiptoft ve İtalyan asilzadelerinden  Roberto Sanseverino d'Aragona kendi günlüklerine not düşmüştü.(4*)

 

 

Bunlardan Roberto Sanseverino notları şöyledir: İngiliz hacılar Rodos’ta St. Katherine Evi’nde ağırlanır. Akşam yemeği sırasında Rodos Şövalyeleri Amirali Sergio Scripandi ziyaret eder ve onlara Venedik firmasıyla geldikleri için İtalyan Şövalyelerin inşa ettiği İtalyan Evi’ne isterlerse gelmeleri gerektiğini söyler. Hangi milletten olursa olsun hacıların bu evde kalabileceğini söyler. Yemek sonrası şehrin surları gezilir. Akşam döndüklerinde Amiralin ertesi gün için gönderdiği daveti kabul ederler...

 

 

11 Haziran 1458 sabahı  hastalanıp yatağa düşmüş GM Milly ziyaret edilir. Heryerde veba salgını vardır. Amiral onları yerel halkın renk renk kıyafetlere büründüğü Grek dans festivaline, oradan da donanma cephaneliğine götürür...Hacı seyyah grubu, 12 Haziran sabahı da devam eden grek festivali yerine 250 Türkün kesilme ve kazığa oturtulma törenine katılmayı tercih eder. Eğlencelerden biri de dallardan ve derilerden yapılmış bir tekneye bazı esirlerin konması, sonra bunların kaçmalarına izin verilmesi, ardından dolambaçlı yollardan kaçma kovalamaca yapılması ve infaz şeklindedir...(5*)

 

 

Aynı vakıa Sanseverino ağzından şöyledir: “Orada, bizim varışımızdan önce 250 Türk'ün deniz yoluyla Rodos'a getirildiğini duyduk. Şehre girdiklerinde, önde Türk tutsaklar,   arkada ise ellerinde beyaz haçlar taşıyan beyaz kıyafeler içinde Hıristiyan çocuklar geliyordu. Tutsakların bazıları elleri arkadan bağlı yürürken, burun deliklerine kanca geçirilmiş    Hırıstiyan asıllı mürtedler iplerle sürükleniyordu.  Yerde sürüklenen esirlerin 18’inin anüslerinden canlıykenı kazıklar sokulmuştu ve bu kazıklar kimisinin sırtından, kimisinin göğsünden çıkmış haldeydi. 10 tanesi demir çivilerle dolu bir kalasın üzerine çıplak vaziyette çakılıydı.  İki kişinin vaftiz edildikten sonra başları kesildi birinin derisi yüzüldü, diğeri bir kuleden atıldı ve bir diğeri cinsel organlarından asıldı. Geri kalanların bir kısmı yoldan geçenlerin tam olarak görebilmesi için şehrin her iki yanında ayaklarından, kimisi de boyunlarından asılıydı...” (6*)

 

 

Türk vahşetinden yaklaşık 20 gün sonra, 5 Temmuz 1458’de Küdüs’ten Venedik'e doğru yelken açan William Wey’in hacı kafilesi Rodos’a uğrar. Ada’da herkes hala katliamları konuşmakta ve sık sık Şövalyeler ile Türklerin çatışma haberleri gelmektedir. William Wey, duyduklarını her vahşetin misillemeye, her misillemenin başka bir vahşete yol açtığı, bunların Hıristiyanlığa yakışmadığını belirtip Sultan Mehmet’in Rodos’ta olanları duyunca renginin solduğu söylentilerini günlüğüne not düşer.(7*)

 

 

 

Devam edecek...

 

mehmet çilsal-tarih araştırmacısı

Bodrum

 

KAYNAKLAR

 

1*-  Archaeology and Architecture of the Military Orders-by Michael Heslop-Tsirpanlis

2*- NEGOTIATION AND WARFARE: THE HOSPITALLERS OF RHODES AROUND

AND AFTER THE FALL OF CONSTANTINOPLE 1426-1480, by Pierre Bonneaud

(Archive of The Order of Malta 367, f. 166v- AOM 369, f. 123r).

*Ayrıca bkz. THE PATRONAGE OF CARDINAL OLIVIERO CARAFA 1430-1511, Prof Diana Norman

3*-Une campagne de travaux méconnue au château Saint-Pierre au XVe siècle by Prof. Monsieur Jean-Bernard de Vaivre

4*- JOHN TIPTOFT(1427-1470)-Itineraries of William Wey By  R. J. MITCHELL

5*- “The Journal of Pilgrim Roberto da Sanseverino in 1458” by Tullio Vidoni, 1993

6*- Seeing the Self: Personal Motivation in Late-Medieval British Travel Accounts

By Kelly E. (Kelly Elizabeth) Hall

7*- RICHARD OF LINCOLN- A Medieval Doctor Travels to Jerusalem, Edited and Translated by Francis Dave

 



Bu yazı 2161 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI