Bugun...


Ayser Özbulut

facebook-paylas
YÜREĞİMİZ YANIYOR. KÖR SAĞIR VE LAL OLDUK...
Tarih: 29-02-2020 20:45:00 Güncelleme: 29-02-2020 21:41:00


YÜREĞİMİZ YANIYOR. KÖR, SAĞIR VE LAL OLDUK...

 

 

Siz, bir kadına “Kocan şehit oldu “ dediniz mi?

Bir anaya “ Evladın şehit oldu “ dediniz mi?

Bir babaya “Oğlun şehit oldu “ dediniz mi?

Ya küçük bir çocuğa “ Baban melek oldu, artık gelemeyecek, ama seni sonsuza kadar sevecek” dediniz mi?

Ben dedim…

Nasıl bir his olduğunu bilir misiniz?

Ben bilirim…

Önce telefon gelir, evde olup olmadığınız öğrenilir, size eşlik etmeleri için iki rütbeli asker, bir Tabip Asteğmen gönderilir. Araca biner ve şehit ailesinin yaşadığı eve gidersiniz. Bazen tanıdığınız bir aile olur, bazense hiç tanımadığınız. Yol boyunca aile hakkında bilgilendirilirsiniz. Olağanüstü durumlar olur bazen. Hastalık gibi. Müdahale anını kolaylaştırmak için bilgilendirilirsiniz.

 

Yaklaştıkça kalbiniz giderek sıkışır, nefes alamazsınız, boğazınız düğümlenir, yutkunamazsınız. Gözlerinizden sel gibi akar yaşlar, durduramazsınız. Kalbinize, aklınıza olan biten hiç bir şeyi sığdıramazsınız…

O son an, kapının ziline bastığınız an dizlerinizin bağı çözülür, kör olur, lal olur, sağır olursunuz.  O sessizlikte dünya dönmüyor, zaman akmıyor sanırsınız.

 

Nihayetinde o kapı açılır. Genelde kapıları bir kadın açar. Ya şehidin anasıdır, ya da şehidin eşidir. Ne işiniz var kapımda der gibi bakarlar yüzüne ilk anda.  Gelen ekibin kötü haber getirdiği çok açıktır, bu nedenle muhakkak bir yere tutunarak, tedirgin bir ses tonuyla

“ Hoş geldiniz”  derler.

Bazen annesinin bacağına sarılmış küçük bir çocuk durur karşınızda, öyle bir bakar ki gözlerinize, o an orada yok olmak, kaybolmak istersiniz.

Daha sen dile getirmeden anlaşılır her şey. Feryat başlar. O feryadın üstüne şehidin babası gelir kapıya. En güçlü görünen babadır belki de, ama çoktan kalbini delip geçmiştir o kurşun... Dilinden dökülüverir öylece kelimeler “ Vatan sağolsun “

 

İşte o zaman bir fırtına kopar. Öylesine o derece büyük ki yer yerinden oynar. Şiddetli bir yıldırım düşer o eve, cayır cayır yanar ortalık. Sanki camlar kırılır, duvarlar dökülür, o dam orada bulunan herkesin başına yıkılır...

 

 

Sonra bayraklar asılır, taziyeler kabul edilir. Resmi tören yapılır, bir süre ziyaretler devam eder ve zamanla azalarak biter.

Şehit, onuruyla göç eder dünyadan. O yanan evde kim varsa, ana, baba, eş, çocuk... Nasıl kalır? Nasıl yaşar? Ne kadar yaşar? Bilemezsiniz.

Peki, o gün orada olan habercilerde neler kalır, ne yaşarlar bilir misiniz ?

Ben bilirim…

 

Bazen bir telefon sesi, televizyonda gördüğün bir haber, okuduğun bir yazı, gördüğün bir fotoğraf seni darmadağın edebilir.

Bazen bir hançer saplanır tam kalbinin üzerine. Çeker çıkarırsın,  fakat yaşadığın sürece o yara sızlar, her şehit haberi aldığında aynı acıyı hissedersin, o günkü gibi tam kalbinin üzerine saplanmış kadar derin acıyı.

 

 

 

Bazen yalnız küçük bir çocuk gördüğünde, o gün annesinin bacağına sarılmış çocuğun gözlerindeki o bakışı görürsün, uzun kirpiklerinden süzülen yaşlar içerisinde öfkeyle bakan ıslak gözlerin seni delip geçtiği anı yaşarsın. Tekrar yok olmak, tekrar kaybolmak istersin.

 

Bazen ay yıldızlı bayrağı görürsün bir evin balkonunda asılıdır. Hava sakindir kıpırdamaz öylece durur. Bayrağı durgun görmek istemezsin. Rüzgar essin, dalgalansın istersin... Çünkü o tören gelir aklına, ay yıldızlı bayrağımızın şehit cenazelerine sarılmış hali, sakin ve suskun. Düşünürken bile dayanamazsın.

 

Bazen değil aslında. Hiç çıkmaz aklından, çünkü o duyguyla yaşamak istersin... Çok sık zihninde canlanır o sahne, kulağında çınlar şehit babasının sözü “Vatan sağ olsun “

 

Ve çok geceler o geceleri yaşarsın. Karadan da karanlık gecelerdeki sessizliği…

 

Tarif ettiğim durumlarda bulunan yüzlerce insan vardır elbet. Ama bilmeyen, yaşamayan milyonlarca insan da vardır. Bu günlerde hangi kapıda yaşanıyor bu sahneler acaba? Düşünün biraz, zihninizde yaşayın isterim. O acıyı minik de olsa hissedin isterim. Çünkü bu süreç böyle devam ettiği müddetçe, hangimizin kapıyı çalan, hangimizin kapıyı açan olacağı belli değil…

 

Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum...

 

Sevgi ve Dostlukla

AYSER ÖZBULUT



Bu yazı 2091 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI