Bugun...


Av. Nazlı Aydoğan

facebook-paylas
CORONA ile ÇALIŞMA HAYATI ÜZERİNE NOTLAR
Tarih: 10-04-2020 12:28:00 Güncelleme: 10-04-2020 12:28:00


 

 

CORONA ile ÇALIŞMA HAYATI ÜZERİNE NOTLAR

 

Corona virüs kaynaklı olarak yaşanan salgn hastalık sürecinde, istihdam ve çalışma hayatı ile ilgili olarak şirket yöneticileri ve işletmelerden, birçok alanda cevaplanması gereken sorular dizini ulaştı. Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihinde daha önce salgın hastalıktan kaynaklı sosyal ve ekonomik sonuçları bu denli kapsamlı, çalışma hayatına bu denli nüfuz eden bir süreç yaşanmadığından, yasal mevzuatın uygulanmasına dair konular da, hukukçular arasında bir süre tartışıldı. Bu yazımızda, çalışma hayatını etkileyen, tespit ettiğimiz veya ulaşan sorulara yönelik, hukukçular olarak üzerinde mutabık kalınan, genel hukuki durum bilgilendirmelerini derlemek istedik.  

  

ÜCRETLİ / ÜCRETSİZ İZİN MESELESİ

 

Corona virüs kaynaklı olarak, yaşanan salgın hastalık sürecinde, çalışma hayatının etkilendiği alanlardan ilki tartışmazsız ki, çalışanların durumu. Bazı çalışma alan ve yerleri yasal zorunluluk olarak kapatılırken, bazı işyerleri de, sektörel olarak  halen açık kalmak durumunda.   Bu durumla ilgili olarak da, mevzuatımızda halihazırda bulunan kısa çalışma ödeneği düzenlemesi revize edilerek, uygulamaya konuldu. Uygulamasının hatalı yapılması halinde, ileride sorun çıkması ihtimal dahilinde olan konu, ücretli /ücretsiz izin konusudur. İş Kanunu’nun düzenlemesi çerçevesinde, böyle bir salgın hastalık durumunda zorlayıcı nedenler varsa, ki buradaki zorlayıcı nedenler, hem işveren hem de çalışan açısından söz konusudur, zorlayıcı nedenin ortaya çıkmasından sonra, ilk hafta sonunda normal şartlarda iş sözleşmesi her iki taraf için de askıdadır. İşveren, ilk hafta ödemesi gereken yarım ücret sonrasında, ücret ödeme borcu altında olmaz. Dolayısıyla, askıdaki iş sözleşmesi süresince, çalışana ücretli veya ücretsiz izin verilemez. Her iki taraf da, zorlayıcı sebep içerisinde olduğundan, iş sözleşmesi askıdayken, haklı nedenle iş akti her iki tarafça da feshedilemez. Zira askıdaki iş aktinde çalışma olmayacağından, haklı bir neden  doğması da mümkün değildir.  

 

Çalışan, evden çalışmasına devam ediyor ise veya en az 1/4 oranda çalışması fiilen devam ediyor ise, bu durumda iş sözleşmesinin askıda olduğundan söz edilemez. Son günlerdeki, kısa çalışma ödeneğine yapılan başvurularda, çalışanın ücretsiz izin dilekçesi düzenlediği de görülmektedir. Ancak 2009 yılı krizinde sektörel olarak uygulanmış bu usul, Yargıtay’ın gerçeklik denetiminde, geçersiz hale getirilmişti. Çünkü birden fazla çalışanın ücretsiz izne çıkma arzu ve talebini aynı anda dile getirmesi, manasız ve doğal iş hayatının akışına ters bulunmuştu. Bu günlerden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda da, Yargıtay’ın aynı görüşünü devam ettirmesi halinde, ücretsiz izin dilekçelerinin geçersiz sayılması muhtemeldir.

 

 

 

 

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ

 

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan şirket ve işletmelerde, yetkili organın karar alması gerekliliği gözden kaçmamalıdır. Zira Yargıtay, uyuşmazlık sözkonusu olduğunda, işletmesel kararın varlığını aramaktadır.

Kısa çalışma ödeneğinden yaralanabilmek için, önemli bir koşul vardır. İşverenin, çalışanlarından herhangi birisinin iş akdini, haklı nedenle tek taraflı fesih yani İş Kanunu mad. 25/2 dışındaki fesih nedenlerinden başka bir nedenle sonlandırması halinde, kısa çalışma ödeneğinden faydalanamaması sözkonusudur. Bu noktada, aslında yasal düzenlemenin amacı, işverenlerin iş akitlerini feshetmesinin önüne geçmek iken, burada bir başka çalışanın kısa çalışma ödeneğinden faydalanamaması ile diğer bir çalışanın cezalandırılacak olması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu da aslında, yasal düzenlemenin amacına ters bir durum yaratmaktadır.

 

 

CORONA VİRÜS – İŞ KAZASI İLİŞKİSİ

 

İşyeri kapatılmamış olan işletmelerde çalışan, çalışması esnasında salgın hastalığa yakalanır ise, bu iş kazası hükmünde değerlendirilir ki geçmiş dönemlerde kısmi olarak yaşanan salgın hastalıklar hakkında yüksek mahkemenin çeşitli kararları mevcut. Bu konuda, klasik meslek örnekleri kaptan, pilot ve şöfördür. Kamyon şöförü, yük taşıdığı günlerde virüse yakalandığını ispat ettiğinde, hastalığı iş kazası olarak nitelendirilir.  İşverenler bilirler ki, iş kazası, işverenin sorumluluğunun yüksek olduğu ve tazminatların yüklü olduğu bir hukuki sahadır. İşveren, bu  sahada oynamayı haklı olarak tercih etmemelidir.  Bu nedenle, işveren salgın hastalıktan işyeri ve çalışanlarını korumak için, teknik ve idari tüm önlemleri aldığını ispat edebilecek durumda olmalıdır. Teknolojik önlem eksiklikleri, yargı tarafından tedbirsizlik olarak değerlendirilmektedir.

 

Diğer yandan, işverenin, iş akti askıda olmayan ve  çalışmaya devam eden çalışanlar arasında da, eşit davranma yükümlülüğü devam ettirmesi gerekmektedir. Bir çalışan için önlem alınırken, diğer çalışan için önlem alınmaması, eşit davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder. Buna örnek olarak, bir çalışana eldiven maske, işin gereği öze kıyafet temin edilirken, başka bir çalışana hiçbir koruyucu malzeme verilmemesi işverenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder. Çalışma ve iş güvenliği tehlikede olan çalışanın, iş akdini haklı nedenle fesih  hakkı da mevcuttur.

 

ÇALIŞANLARIN İCRAİ KESİNTİLERİ

 

Bu konu da, işverenlerin çok sorguladığı bir durum olarak önümüze geldi. Biliyorsunuz, icra takipleri şimdilik 30. Nisan 2020 tarihinde dek duruduruldu. İcra takipleri açılamayacak ve önceden açılmış icra takipleri ise, işlemsiz olarak duracak şeklinde bir karar verilmişti. Burada, icra takiplerinin durdurulmasındaki amaç, icra memurları, Avukatlar veya vatandaşların fiilen bir araya gelmek mecburiyetinin önüne geçmektir. Dolayısıyla, icra dosyalarındaki ödeme ve tahsilat işlemlerinin, bankalar açık kaldığı sürece devam etmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır. İşverenlerin, çalışanları aleyhine açılmış ve kendilerine haciz ihbarnamesi gönderilmesi suretiyle  icra dosyalarına aylık çalışma ücretleri üzerinden yapmakta oldukları icrai ödemelerin ve/veya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi ödeneklerden yapmak mecburiyetinde oldukları icrai kesintilerin, icra dosyalarına ödenmesine, çalışana ödemeler devam ettiği müddetçe, aynı şekilde devam edilmesi gerekmektedir.  

 

 

 



Bu yazı 1247 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI